Rekabet var kalite yok!

Rekabet var kalite yok!

1- Uğur Karakullukçu: İlk devreye göre ligin zirvesinde tablo bir hayli değişti. Galatasaray'da Fatih Terim başa geçti, Başakşehir Barcelona'dan Arda Turan'ı kiraladı, Beşiktaş'ta ise Cenk Tosun Everton'a gitti. Siyah-beyazlılar şimdi yeni bir forvet bekliyor. Fenerbahçe'nin de son 6 hafta toparlanıp dahil olduğu bu yarış epey çekişmeli geçecek gibi.

İlk yarı sona ererken bir değerlendirme Yiğithan'ı oynatma tercihi doğru muydu? yapmıştık, 'puantif' olarak en çekişmeli lig… Hadi ikisi takıldı, en az 3 takımla mayısa gitme ihtimalimiz var. Bu yayıncı kuruluş için fevkalade güzel bir şey. Mesele şu; seyrettiğimiz futbol ne kadar keyif veriyor bize. Bu aradaki kupa maçları aşağı yukarı ligin ikinci yarısına hazırlık maçları gibiydi… Hem de ciddi hazırlık maçı... Sonunda kupa var. Ne olursa olsun, önem ver, verme. Hepsine bakayım dedim, 15 dakika sonra da gazete okumaya başladım. Futbolun heyecanı ve kalitesi yok. Çekişmesi var ama kalitesi yok. Şöyle örnek vereyim, Everest'e tırmanmak için yarışan 7 tane dağcı var, bir de İstanbul'un 7 tepesinden birine tırmanmaya çalışan 7 dağcı var. Hangisini takip edersin televizyon verse? Mesele hem zorluk derecesi, hem de seyir güzelliği. Daha bu sene ligin üçüncü haftasında A Spor'da ben puan cetvelini gösterdim, 'Tersten de olabilirdi' dedim. Futbol öyle alt düzeyde oynanıyor ki herkes herkesi yenebilir. Lider Başakşehir'e 17 haftadan maç seçip, "Hıncal abi, şu maçı Başakşehir garanti kazanır" diyebilir misin? Peki ikinci Galatasaray… Galatasaray'ın ikinci yarıdan bir garanti maçı var mı? Fenerbahçe'nin ya da Beşiktaş'ın? Ligde garanti bir tane maç yok. Bu Everest yarışında olsa çok güzel olurdu ama İstanbul'un 7 tepesinden birine asfalt yoldan tırmanma yarışı olduğundan cazibesi yok. İngiltere'de yarış bitmiş, Manchester City ikinciye 12 puan fark atmış ama Liverpool-Manchester City maçını izlerken büyük keyif alıyorsun. Zirvede çekişme yok ama kalite var. İngiltere'de bir tane kötü maç var mı? Mesele bu.

YİĞİTHAN OLAYI ŞÜPHEYE AÇIK

2- Uğur Karakullukçu: Fenerbahçeli Yiğithan Güveli'nin Hollanda'ya transfer olacağı gün sakatlanması çok konuşuldu. Sizce Kocaman'ın Yiğithan'ı oynatma tercihi doğru muydu?

Doğru olur mu hiç? Aykut Kocaman'a sorayım, "Yiğithan'ın yerinde sen olsan ne yapardın bu durumda?" diye… Bir hoca hiçbir hazırlığı olmayan bir adamı maça sokmanın ne anlama geldiğini bilmiyorsa, Fenerbahçe'de değil, Fenerbahçe'nin altyapısında da değil, Çatladıkapıspor'da dahi hocalık yapamaz. 'Al bu çocuğu öldür, yok et' dersen ancak bu yapılır. Kukesi'yle yaptıkları hazırlık maçında da sakatlanabilirdi bu çocuk. İnsanın aklına çok kötü şeyler geliyor. Türkiye'deki bir adamı, Türkiye'deki hocalarının değil de Hollanda'daki bir adamın keşfetmesine öfke de duymuş olabilirler. İnsanın aklına neler geliyor! Komplo teorisine çok açık bir durum var ortada. Gitseydi orada, başarılı olsa ve harikalar yaratsaydı o zaman buradaki hocalardan hesap sorulmayacak mıydı? "Ya siz orada uyuyor musunuz, adam Hollanda'dan işin farkında, bana gönderin" diyor diye.

İstanbul’u Binaların Arasında Değil, Bahçenizde Yaşayın
BİZE ULAŞIN