Tedesco gönül bağını kurdu
SABAH Spor yazarları, art arda iki derbinin oynandığı haftayı ve ligdeki şampiyonluk yarışını değerlendirdi
BARIŞ ALPER DÜŞTÜĞÜ ÇUKURDAN ÇIKAMIYOR
ÖZBOSTAN: Galatasaray'da bir formsuzluk görüyor musunuz yoksa Şampiyonlar Ligi'ndeki maçı mı düşündüler Trabzon karşılaşmasında?
TİMURLENK: Ligin lideri, ligin ikincisi ile berabere kalınca 'Form grafiği düşük' denmez. Bir takımın form grafiği de bir maçın sonucuyla ölçülmez. G.Saray'da İlkay, Singo ve Trabzon maçında Davinson önemli eksiklerdi. Takımın enerjisinde bir problem yok. Tek sorun, Barış Alper'in kendi kendine düştüğü çukurdan bir türlü geri çıkamaması. Buruk'un takımı, Amsterdam'daki maç için hazır. G.Saray'da Barış kadar yeşeren bir diğer sorun ise, son dönemde bazı muhabirler üzerinden İcardi'ye karşı başlatılan itibarsızlaştırma kampanyası. Özel uçak şu kadar, kira bu kadar… Bel altı işler başladı. İcardi bunu unutmaz ama şunun altını çizeyim, ona yapılanı kaptanı olduğu takımın başta diğer yabancı futbolcuları olmak üzere tüm fertleri unutmaz.
TÜZEMEN: G.Saray'ın istikrarlı bir kadrosu var ancak geniş bir kulübesi yok. Sanchez'in yerini Lemina doldurdu ama orta alan Lemina'nın eksikliğini yaşadı. Sallai'nin ideal bir sağ bek olmadığını gördük, Singo oynasaydı G.Saray hücumda çok daha farklı görünürdü. Yine de kötü oynadı diye düşünülen G.Saray'ın sayılmayan iki ofsayt golü var, final vuruşlarında beceriksizliği var. G.Saray lig ve Avrupa yarışını başarıyla yönettiği gibi milli maç döneminde çok sayıda oyuncusunu gönderiyor. Baktığımızda ideal kadro sadece ligi ve Avrupa'yı götürmüyor, milli maçlarda da sahne alıyor.
BİLGİÇ: G.Saray'ı zirvede tutan iki şey var. Birincisi önde baskısı, ikincisi ise oyuncu performansı. Rakibi hataya zorlayıp kalitesiyle işi bitiren bir takım. Fatih Tekke de bunun farkındaydı. İki silahı da susturdu. Bu sene öne çıktıkları iki maç var; Liverpool ve Bodo… İkisinde de topu rakibe vermişlerdi ve enerjik oynamışlardı. Ama aynısını yapan rakibe karşı aradıkları hatayı bulamayınca sıkıntı başladı. Ciddi ritim kaybı var ve yine ön taraftaki coşkuyu yaratacak Barış Alper performansına muhtaçlar. Yoksa Osimhen de yok.
ÇAKAR: Ben oyuncular maç seçiyor kavramına kesinlikle inanmıyorum. Maç başladığında adrenalin ve efor bir sonraki karşılaşmayı unutturur. Fakat bazı düşüşler var. Örneğin Barış ve Yunus… Bunlar kötü oynadığında takımın ofansif organizasyonu zayıflıyor. Osimhen de sahada istediği topları alamıyor.
HEVESİ YOKSA SERGEN HOCA TRİBÜNDEN İZLESİN
ÖZBOSTAN: Beşiktaş'ta Sergen Yalçın da aranan kan olamadı. Bundan sonra ne olacak? Beşiktaş gülebilecek mi?
TİMURLENK: Şampiyon yaptıktan sonra ertesi sezon Sergen Yalçın için 'Çok çabuk vazgeçti' demiştim. Görünen o ki futbol yorumculuğu, onun konfor alanı. Bunu bozup kulübeye geldiğinde o eski soğukkanlı, öz güveni her zaman tavan yapmış futbol aklını sahaya koyan Sergen Yalçın yok artık. Derbide Orkun ne kadar hatalıysa o takımı yalnız bırakan Sergen Yalçın da bir o kadar hatalı. Kasımpaşa'da futbolun patronu olmak, yedek kulübesinde maç izleyip oyuna müdahil olmak yanlıştı ama kabul edilebilirdi. Fakat burası Beşiktaş. Serkan Reçber'in Beşiktaş yedek kulübesinde ne işi var. Tribünde olması gereken adam kulübede, kulübede olması gereken Sergen Yalçın 60 dakika tribünde.
TÜZEMEN: Beşiktaş, G.Saray'a karşı 11'e 10 oynadı. Önde olmalarına rağmen skoru koruyamadılar. F.Bahçe maçında da Orkun atıldığında 2-0 öndeydiler, savunma kültürü gelişmediği için oyunu tutamadılar, 2 gol yediler ve bol pozisyon verdiler. Sergen hocaya önerim, gönlü yoksa bahane üretmesin, Beşiktaş'ı tribünden izlesin.
BİLGİÇ: Sergen hoca ile takımın önemli oyuncuları arasında problem olduğunu düşünüyorum. Takımı taşıyan Rafa ortada yok, Cerny ilk çıkan oyuncu oluyor, Abraham kulübeye geçti ve takımın kaptanı skor lehlerineyken kendini attırıyor. Normalde Orkun, Ndidi, Rafa orta sahasının maçlara hükmetmesi lazım ama Sergen hoca, bu kurguda performans oluşturamıyor. Yönetimin yaşadığı ibra krizinin takıma yansımaması da mümkün değil.
ÇAKAR: Beşiktaş için lig bitti. Büyük kaos kapıda. Derbi maçında Sergen Yalçın'ın hatası affedilemez. Tecrübesiz bir antrenör olsa tamam diyeceğim. O anda Beşiktaş 2-0 mağlup olsa tamam, sinirlerine hakim olamadı diyeceğim. Hakemin kararı yanlış olsa isyan etti diyeceğim. Ama bunların hiçbiri yok. 2-0 öndesin, kırmızı kart mutlak doğru. Göstere göstere su şişesine tekme atarak kendini attırıyorsun. Beşiktaş, 2-0 öndeyken 10 kişiyle F.Bahçe'yi yenemez mi? Ama sen kenarda olmazsan oyuncularına hakim olamazsın. Olası paniği kontrol edemezsin. Orkun çok hatalı ama belki de Sergen Yalçın ondan da hatalı.
ZİRVEDE ARTIK ÜÇLÜ YARIŞ VAR!
EN SON HABERLER
- 1 UEFA Uluslar Ligi'nde gecenin sonuçları
- 2 Arda Güler: “Asla ‘Sadece Arda bir şeyler yapsın’ diye bir düşünce yok”
- 3 UEFA'dan, Galatasaray'a kutlama paylaşımı
- 4 Fenerbahçe'de Mason Greenwood’un doğum günü kutlandı
- 5 Lionel Messi, İspanya ekibi CD Eldense'yi satın aldı
- 6 Kevin Doherty: "Trabzon’un futbol şehri olduğunu gördük"
- 7 A Milli Futbol Takımı, Maurice Dufrasne Stadı'nda yürüyüş yaptı
- 8 Thomas Reis: "Genç oyuncularımız için önemli bir fırsattı"
- 9 Portekiz, Danimarka’yı farklı geçti! İşte atılan tüm goller...
- 10 Hollanda, Yunanistan karşısında 2-0’dan döndü! İşte maçın özeti