Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis, kulüp dergisine verdiği röportajda bordo- mavili kulübe gelişinden futbol felsefesine, ailesinden Trabzon'daki hayatına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Karadeniz ekibinden teklif aldığında gurur duyduğunu söyleyen Alman hocanın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Trabzonspor'dan ilk telefon geldiğinde 'bu harika!' dedim. Çünkü bu teklif beni çok gururlandırdı, Türkiye'de, Samsun'da yaptığım işin aslında o kadar da kötü olmadığını gösterdi. Sonra 'Cumartesi günü önemli bir maçımız var (G.Saray)' dediler. Ben de hemen 'Evet, o maçta orada olmayı çok istiyorum' dedim.
ÇIKARDIĞIM OYUNCU KÖTÜ TAVIR SERGİLEYEMEZ!
Trabzonspor'da çok yüksek kalitede oyuncularımız var. Ancak yetenek ve kalite tek başına yeterli değil, güçlü bir zihniyete de sahip olmalısınız. Her zaman iyi bir mantalite göstermelisiniz. İkisine de sahip olduğunuzda birçok şey başarmanız mümkün.
Maç sırasında oyuncu değişikliklerinde futbolcunun kötü tavır sergilemesini sevmem. Çünkü o futbolcuya güvendik ve maça çıkardık. Oyuncu değiştirildiğinde de elini uzatması ve alkışlaması gerekiyor. Oyuncu bana karşı ne söylemek istiyorsa yüzüme söyleyebilir. Bunda sorun yok ama dışarıya kötü bir görüntü vermek söz konusu olduğunda karar almak zorundayım.
BEKLENTİLER YÜKSEK AMA BASKIYI SEVERİM
Salah, Fabinho, Onana ve Savic gibi çok tecrübeli isimlerin yanı sıra kaliteli Türk ve yabancı oyunculara da sahip olduğunuzda camiada beklentiler tabii ki yükseliyor ama ben baskıyı seviyorum.
Bir takımda en çok disipline, aynı zamanda bir çerçeveye ve kurallara ihtiyacınız var. Benim tarzım disiplin ve özgürlük. Örneğin savunmada oynarken iyi bir disipline ve iyi bir zihniyete ihtiyacınız var. Hücumda ise iyi pozisyonlar ve fırsatlar oluşturabilmek için daha fazla özgürlüğünüz olmalı. Oyuncularla iyi bir ilişkim olduğunu düşünüyorum. Arkalarından asla konuşmam.
CEBİNDE EŞİNİN VERDİĞİ UĞUR VAR
Maç günü ritüellerini anlatan Reis, kulübün kıyafetlerini, özellikle kapüşonlu sweatshirtleri giymeyi sevdiğini belirterek, "Artık bu kulübün bir parçasıyım ve bu kulüp için elimden geleni vermek istiyorum' mesajını vermek hoşuma gidiyor. Bunun dışında eşimin verdiği küçük bir şey var ve maçlarda cebimde taşıyorum. Umarım bana biraz şans ve başarı getirir" dedi. Trabzon'u çok beğendiğini de vurgulayan tecrübeli çalıştırıcı, "Türk insanlarını da seviyorum. Türkiye benim için ikinci vatanım" dedi.