Buruk’u linç ederken 10 kere düşünün!
Türk futbolunda teknik direktör olmak zor. Ama Galatasaray'ın başında teknik direktör olmak, görünen o ki çok daha zor! Okan Buruk, belki de dört büyük takım içerisinde en fazla yıpratılan, en sık istifaya davet edilen teknik adamlardan biri. Neredeyse üç ayda bir aynı senaryo sahneleniyor: Bir mağlubiyet, bir puan kaybı, tartışmalı bir oyuncu tercihi... Ardından sosyal medyada istifa sesleri, televizyon ekranlarında ağır eleştiriler ve zaman zaman sporun sınırlarını aşan, bel altı ifadeler! Peki, bütün bunların ortasında değişmeyen bir gerçek var mı? Var! Galatasaray yine zirvede!
GALATASARAY'DA TABLO FARKLI
Şimdi biraz geriye gidelim ve büyük resme bakalım. Son dört yılda Türk futbolunun diğer büyük kulüplerinde yaşananlara göz atalım. Fenerbahçe'de teknik direktör değişiklikleri, bitmeyen şampiyonluk özlemi ve sürekli yeniden başlayan projeler... Beşiktaş'ta her sezon yeni bir yapılanma, yeni umutlar ve yeni bir başlangıç... Trabzonspor'da ise istikrar arayışı ve beklentilerin gerisinde kalan dönemler... Galatasaray cephesinde ise farklı bir tablo var: Şampiyonluklar, zirve mücadelesi ve teknik direktör istikrarı! Bu istikrarın merkezinde de Okan Buruk bulunuyor. Elbette Buruk hatasız değil. Yanlış oyuncu tercihleri yapabilir, maç içerisinde hatalı kararlar verebilir, eleştirilmeyi hak eden performanslar ortaya koyabilir. Bunların hepsi futbolun doğal bir parçası. Ancak eleştirmek başka, itibarsızlaştırmaya çalışmak başka! Bir teknik adamı değerlendirmek için yalnızca son maçın skoruna bakamazsınız. Sezonun tamamına, kazandırdığı kupalara, takımın gelişimine, oluşturduğu oyun kültürüne ve kulübe sağladığı istikrara bakmak zorundasınız. Bugün Dursun Özbek ve yönetimi Galatasaray'ın başındaysa, bu tablonun oluşmasında Buruk'un sportif başarılarının çok önemli bir payı olduğu inkâr edilemez. Futbolda başarı yalnızca kupayla ölçülmez. Şampiyonluklar, Avrupa gelirleri, yayın ve sponsorluk anlaşmalarına yansıyan marka değeri, forma satışları ve taraftarın oluşturduğu ekonomik güç... Bütün bunların arkasında sahada kazanılan başarıların önemli bir etkisi vardır.
ADALET VE HAFIZA!
Galatasaray'ın son yıllarda yakaladığı sportif ivmenin ekonomik karşılığı da kulübün kasasına yansımaktadır. Dolayısıyla Buruk'un katkısını değerlendirirken yalnızca saha kenarındaki teknik direktörü değil, kulübün bütününe sağladığı değeri de görmek gerekiyor. Asıl tuhaf olan ne biliyor musunuz? Galatasaray kazandığında futbolcular alkışlanıyor, yönetim övülüyor, taraftarın gücü konuşuluyor. Ancak işler kötü gittiğinde faturanın önemli bir bölümü doğrudan teknik direktöre kesiliyor. Oysa başarı da başarısızlık da ortak sorumluluktur. Futbol biraz da adalet ve hafıza işidir. Ve bazen insanları yerden yere vurmadan önce üç değil, on defa düşünmek gerekir