Dünyanın en tılsımlı şehri Marakeş
Geleneksel ile modernin eşsiz bir kompozisyonunu sunan Marakeş’e doğru mistik bir keşfe çıkıyoruz. Dünyanın da en tılsımlı şehirlerinden olan Marakeş’te, eski ile yeni, zenginlik ile sefalet, sadelikle gösteriş şaşırtan bir uyum içinde...
Fas'ın bize göre en ilginç şehri olan Marakeş, aynı zamanda dünyanın da en tılsımlı şehirlerinden. Eski ile yeninin, zenginlik ile sefaletin, sadelikle gösterişin şaşırtan bir uyum içinde dolaştığı bu şehirde gözünüzün aldığı her yer kızıla bürünmüş. Evler, dükkânlar, resmi binalar, her şey ama her şey kırmızıya yakın bir renkte. Kızıl toprağın renginden kaynaklanıyor. İşte bu yüzden de bu şehre 'Kızıl Şehir' diyor yerliler. Ama bize göre bu şehir tam bir kızıl güzeli...
BİR ARAP MASALI
Bu kızıl şehirde ilk durağımız şehrin en ünlü meydanı Djemaa El Fna. Djemaa El Fna 'Kıyamet Meydanı' ya da 'Fanilerin Buluştuğu Meydan' anlamına geliyor ve bu meydan gerçekten de isminin hakkını veriyor çünkü burada sizi kıyamet gibi bir kalabalık karşılıyor. Bu kalabalığa karıştığınızda ise bambaşka bir dünyanın kapıları aralanıyor. Ateş üfleyenler, yılan oynatıcıları, akrobatlar, kına dövme yapanlar, hokkabazlar, masal anlatıcılar, falcılar, büyücüler, şarkıcılar, dansçılar... Hepsi burada adeta zamanı durdurarak büyük bir tiyatro oyunu sunuyorlar. Oyun sanki bir Arap masalı ve buradaki usta oyuncular da sizi oyunun bir parçası yapıveriyor.
SESSİZ BİR VAHA
Bu tılsımlı ortamdan kopup eski kent Medina'ya doğru yol aldığınızda kentin cümbüşünden uzak, sessiz, sakin bir vaha karşılıyor. Her adımda tarihin kokusunu duyduğunuz bu bölgede tarihin sessiz tanığı Kutubiye Cami hoşgeldin dercesine selamlıyor ziyaretçilerini. Eskiden el yazması kitapların satıldığı alana inşa edilen cami, 'kitaplık', 'kitap satılan yer' anlamına gelen Kutubiye ismini de buradan almış. Bu tarihi camiden birkaç fotoğraf karesi aldıktan sonra rotamızı El Badi Sarayı'na kırıyoruz.
DUVARIN ARKASI GİZLİ CENNET
Çok eski değil, 17. yüzyıl eseri olan El Badi Sarayı'nın bugün sadece birkaç duvarı ve dev bir havuzu kalmış. Zamanında bu sarayın ne denli ihtişamlı olduğunu düşünerek Marakeş'in bir başka sarayına Bahai'ye geçiyoruz. Fas'ta aile mahremiyetinin çok önemli olduğunu vurgulayan bir yer bu saray. Devrin Veziri Bou Ahmed kendisine ilk erkek çocuğunu veren eşi için 19. yüzyılın sonralarında yaptırmış bu güzel sarayı. Yüksek duvarların çevrelediği sarayın arkası gizli bir cennet sanki.
ÇÖLLERE DÜŞMELİSİNİZ!
Marakeş'te mutlaka görülmesi gereken duraklardan biri de Sadi Türbeleri. 16. yüzyılda hüküm süren Sadi Kralları ve akrabaları için yapılan bu mezarlar, Sultan Mulay İsmail tarafından surlarla çevrilmiş. Dar bir yoldan ulaşılan mezarların üzeri geometrik desenli taşlarla kaplanmış. Marakeş'in tarihi mekanları arasında giren ve turistler tarafından yoğun ilgi gören bu türbeden sonra Fas gezinize daha mistik bir hava katmak ve Fas'ı tam anlamıyla yaşamak isterseniz Marakeş'in hemen yanı başında bulunan Sahra Çölü iyi bir seçenek olacaktır. Bir düşünsenize! Önünüze serilen uçsuz bucaksız çöl, üzerinizde Faslıların yöresel kıyafeti Cellabe, başınızı güneşten korumak için büyük bir şapka, deve üzerinde geçirilen dakikalar ve hatta bir çöl çadırında yenilen Fas'a özgü yemekler... Hayatınız boyunca böylesine güzel ve farklı bir deneyim sizce başka nerede edinilebilir?
FAS'A DAİR KISA NOTLAR...
EN SON HABERLER
- 1 Büyük balığın peşinde
- 2 Sinop'ta sanatın, tarihin ve lezzetin peşinde
- 3 Yeşilden sarıya kızıldan mora en güzel duraklar
- 4 Arnavutluk Rivierası’nda turkuaz bir kaçamak
- 5 İmparatorun gölgesinde
- 6 Bir dilek, bir şehir Roma
- 7 Türkiye’nin peynir hazineleri
- 8 Şelaleler, göl ve 60 milyon yıllık mağara
- 9 Türkiye’ye turizm ödülü
- 10 Denizin izinde lezzet rotası