Şampiyonlardan sınava girecek öğrencilere tüyolar

Ortaöğretim kurumları için 6 Haziran'daki sınav yaklaşırken son 4 yılın Türkiye birincileri "Kaygınızı azaltın, kendinize güvenin" diyor

İlköğretim son sınıf öğrencilerine bu yıl ilk defa uygulanacak SBS'ye 1 milyon 20 öğrenci katılıyor. OKS (Ortaöğretim Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı) yerine getirilen SBS'ye (Seviye Belirleme Sınavı) girecek bütün öğrencilerin hayali Anadolu lisesi kazanmak. Öğrenciler binlerce soru çözerek çalışıyor, büyük kısmı dershaneye de devam ediyor. Ancak bu öğrencilerden sadece 263 bini sınavdan başarılı olarak çıkacak. Biz de 6 Haziran 2009 günü yapılacak SBS'de adayların başarı şansını artırmak için geçmiş yılların OKS Türkiye birincilerinden öğütler aldık. 2005 şampiyonu olunca Bahçeşehir Koleji'ne giden Atakan Özel, "En büyük avantajım kaygımın yüksek olmamasıydı. Kaygı arttıkça sınavda yanlış da artıyor. Sınavda rahat olmak ve sadece sorularla ilgilenmek, başarıyı da artırıyor. Bunun yanında mutlaka eksiklerin ne olduğunu tespit etmek ve bu eksikleri gidermek için çalışmak da çok önemli" dedi. 2006 birincisi ve İstanbul Erkek Lisesi öğrencisi Yiğit Yargıç, "Kendinize güvenin" diyor: "6. sınıftan beri dershaneye gittim. 3 yıllık hazırlık sürecim oldu. Dersanemin uzmanlığı bana fazla düşünme ihtiyacı bırakmadı. Düzenli ve disiplinli bir çalışmanın sonucu birincilik ödülüm oldu. Aslında birincilikten de öte istediğim okula gitmenin kapısını açtım. Öğretmenlerimin ve ailemin güvenini boşa çıkarmadığım için çok mutluyum."

HAYATI İHMAL ETMEYİN

2007 yılında Galatasaray Lisesi'ne kayıt yaptıran Engin Kara da öğrencilere ders çalışırken sosyal hayatı ihmal etmemelerini, hem eski hem yeni konulara yönelmelerini önerdi. Kara, "Sınava hazırlanırken katı kurallarım, yasaklarım yoktu ama disiplinliydim. Herkes gibi bıktığım, kaytardığım olmuştur ama telafisini mutlaka yapmışımdır" diye konuştu. Geçen yıl İstanbul Erkek Lisesi'ni kazanan Fatih Özkan da disiplinli olmayı önerirken "Bol soru çözsünler, sosyal hayatı da ihmal etmesinler. Verimli çalışmanın bir şartı da bu. Üzerimize düşen ödevleri ve çalışmaları aksatmadan günü gününe yaptıktan sonra ekstra bir strese gerek kalmayacak" dedi.
BİZE ULAŞIN