TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Gittin taş atarak denizlerime

Şiir eleştirmenlerinin, yaşayan en büyük 100 şairden biri dedikleri Sedat Umran son yıllarında Darülaceze'nin 'hörmetli böyüğü'. Odasının yanı sıra bir de çalışma mekânı sunmuşlar ona

İstanbul Beyefendisi deriz hani. Sedat Umran bu kavrama konu mankeni olsa cuk oturur. Duruşu, hali, tavrı, muhabbeti, birikimi ta evveli zamanlarda tükenip gitmiş bir düş adamı sanki. Darülaceze'de bir şair o. Hem öyle keyfe keder dizelerin, heveskâr karalamaların değil, işin ehli kadrolarca "yaşayan 100 büyük şair"den biri dedikleri bir ulu çınar. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü 1948'de bitirmiş ve kendini şiire edebiyata, çeviriye vermiş. Kendisine ayrılmış yaşam odasının yanı sıra bir de çalışma mekânı sunmuşlar ona.

EŞYANIN METAFİZİĞİ

Darülaceze müdürü '30 bin mısra bilir ezbere Sedat Bey' dedi.
- Mübalağa gibi gelir ama değil. Hem de Almanca ve Türkçe ezbere bilir okurum o mısraları.
Sadece kendi şiirlerinizi değil yani?
- Bana Yahya Kemal'den, Ahmet Arif'ten, Nâzım'dan, Attila İlhan'dan, Necip Fazıl'dan sorun. Ya da Goethe'den şiir isteyin mesela.
Estağfurullah üstadım. Sizi sınamak ne haddime? Aksine gelmeden ders çalıştım üzerinize. Neler neler biliyorum hakkınızda şaşarsınız.
- Şaşırtın bakalım o zaman Savaş Bey evladım.
Sizi anlatan dostlarınız, "Eşyanın metafiziğini araştırır dizeleriyle" diyorlar. "Sedat her an şiir hisseden, düşünen ve yaşayan biriydi; şimdi de öyle. Akşamları Beyazıt'tan Taksim'e kadar yürür, kahvehanelerde konaklaya konaklaya şiir konuşur; sabaha karşı yorgun argın apartmanımıza döner, ertesi gün çakı gibi yataklarımızdan fırlardık."

BAL ARISI

- Bakın hele...
Bitmedi hocam. "Sedat; bilincinde yoğurup biçimlendirme aşamasında olduğu şiirlerini bana okur, yankısını almak isterdi. Gecenin karanlığında şiir şiir ışıldayan deniz feneriydi, şimdi de öyle. Sedat; sözden söze konarak petek petek bal üreten dil arısıdır" diyorlar.
- Ezber konusunda siz de hayli yamansınız maşallah.
Takdirin sizden gelmesi ne mutlu üstadım. Bunca şiirden, sanattan, kitaptan, ödülden, yaşanmışlıktan sonra buradasınız. Peki mutlu musunuz?
- Mutlu olacak kadar kötü bir şair miyim?
Hayırdır hocam?
- Şairlikle mutluluk geceyle gündüz gibidir. Bir arada olmazlar. Biri varsa biri yoktur. Şair adam sıkıntılı olacak. Mutsuz, tatsız tuzsuz olacak ki üretsin.
Ozaman size mutsuzluklar dilesem ayıp mı olur iyi temenni mi?
- Bir kitabımın adıyla yanıt vereyim mi bu sorunuza?
Lütfedin.
- (gülerek) Gittin taş atarak denizlerime...

BİZE ULAŞIN