Gürcü mucizesi Açıkhava'da

88 ülkede 50 milyon insana ulaşan Gürcü Halk Dansları Topluluğu Sukhishvili, yarın ve 22 Haziran akşamı Harbiye Açıkhava sahnesinde

The Washington Post'un 'tartışmasız, dünyanın en iyi profesyonel topluluğu' diye tanımladığı, Corriere della Sera'nın 'daha önce hiçbir sanatçı veya topluluk, La Scala'da böyle bir başarı ve coşku elde edememişti' yorumunu yaptığı Gürcistan Devlet ve Dans Topluluğu Sukhishvili, tam 23 yıl aradan sonra İstanbullularla tekrar buluşuyor. Bugüne kadar 88 ülkede gerçekleştirdikleri gösterilerle 50 milyon insana ulaşan Sukhishvili topluluğu, yarın ve 22 Haziran akşamı saat 21.00'da, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda gösterilerini sunacak. 60 dansçı ve 10 müzisyenden oluşan kadrosuyla, yaklaşık iki saatlik görkemli bir gösteri sunacak olan Sukhishvili, etkinlikte 20'nin üzerinde değişik dans sahneleyecek. Bugünkü adıyla Gürcistan Ulusal Halk Dansları Topluluğu olan Sukhisvili efsanesi, Iliko Sukhishvili ve Nino Ramishvili tarafından 1945'te kurulmuş. Kendi içinde iki nesle birden tanıklık eden ve kadrosu 20'li yaşlardaki genç dansçılardan oluşan topluluk, bugüne kadar aralarında Royal Albert Hall (Londra), The Coliseum (Roma), Metropolitan Opera ve The Madison Square Garden'ın da (New York) yer aldığı, dünyanın en ünlü mekânlarında sahneye çıkmış olmasıyla dikkat çekiyor.

GÜRCÜLERİN AMİRAL GEMİSİ

Etkinliğin İstanbul'a taşınmasında emek veren Genel Sanat Yönetmeni Arda Aydoğan'a göre, "SSCB döneminde kurulan ve Gürcistan'ın 'Amiral Gemisi' sayabileceğimiz topluluğun La Scala, Metropolitan ve Broadway'de sahneye çıkması çok belirleyici." Aydoğan, yedi ayrı kategorideki biletleri Biletix'ten satın alınabilen Sukhisvili'nin dansa getirdiği modern yaklaşıma baktığında ise şu yorumu yapıyor: "Evet, özü her zaman korumak gerekiyor ama, sanat da devamlı yenilik gerektirir; onda devinim vardır. Yeni arayışlar vardır. Sözgelimi Almanya'nın Bavyera Halk Dansları Topluluğu'nu dünyanın birçok kentinde görmezsiniz. Ama bu folklorü Mozart'ın bir eserinde de görebilirsiniz. Bir milletin varolabilmesi, zaten kendi kültürüne sahip çıkabilmesiyle doğru orantılıdır." Aydoğan, Sukhisvili gösterileri konusunda, yoğun istek olursa, üçüncü bir gösteriyi daha düşündüklerini sevinçle vurguluyor ve ekliyor: "Gönül ister ki, bu tür gösterilerin yer alabileceği mekânlar daha fazla olsun; bildiğiniz gibi İstanbul, aslında yüzyıllardır bir kültür başkenti. Ve bu başkenti sanatsal bir başkent haline getirmek de gerekiyor. Bunun çaresi de altyapıdan geçiyor. İstanbul'da, Londra'daki gibi bir sanat turizmini geliştirmek ve sadece gişe endişesi taşıyan projeler dışında, başka türden sanat dallarına da şans vermek gerekiyor."

BİZE ULAŞIN