Esin Küçüktepepınar: Oyuncaklı işler

Araba ve robot gibi oğlan çocuklarının iki zaafını tek oyuncakta birleştirmek müthiş bir fikir! El becerisiyle biri diğerine dönüşen (Transformers!) bu kullanışlı Japon icadını çizgi roman, TV dizisi ve nihayetinde dev bütçeli filmlerle destekleyerek 25 yıldır dünyaya satan Amerikalıların pazarlama stratejisine ise şapka çıkarılır. Hem arada düşen oyuncak satışlarını canlandıracaksın hem de uzaylı robotları birbirine düşüren yalapşap bir 'iyi ile kötünün savaşı'yla gişede deste deste para istifleyeceksin yani. Sinemadaki ikinci Transformers macerası olan Yenilenlerin İntikamı'nı krizdeki Amerikan otomotiv sanayine de destek atan iki buçuk saatlik 'dev bir oyuncak reklamı' olarak görüp geçebilirdik. Görsel ve işitsel bombardıman altında aynı oyuncağı sürekli evirip çevirse de. Meğer ki kör gözüm parmağına, Amerikan ordusunu yücelten militarizmi, yıkıcı Ortadoğu politikası, pespaye erotizmi, daha da pespaye imalarla dalgasını geçtiği homoerotizmi ve gayet sakil ırkçı şakalarıyla baygınlık vermeseydi. Paranoyanın sinsiliği ise oyuncakların 'dönüşme' becerisinde ya; iyilerin kimliğini gizlemeye yarıyor ama kötücül robotların mutfağımızdaki tost makinesi kılığında dahi aramıza sızmasına olanak sağlıyor. Ama bunu cinsel tacizle köpürtme fikri gayet kastre edici. (Kahraman delikanlı Shia Labouf'un üniversitedeki ilk gününde üstelik) Gerçi kız arkadaşı Megan Fox da sürekli büzdüğü bol parlatıcılı kalın dudakları, daracık atlet ve şortlara sıkıştırdığı vücuduyla ayrı bir tehdit unsuru. (Tevekkeli, hiç öpüşmüyorlar). Gezegenlerini yokeden hüsumeti bizim dünyaya taşıyan robotların 'dışarından' gelecek tehlikeye işaret ettiği ortada. Dolayısıyla kötücül robotlar Şangay'ı yerle bir ederek ABD ordusunun denizaşırı faaliyetlerine davetiye çıkarıyor.

Güneşi çalmak da yaramadı

Ne yapımcısı Spielberg'ün 'Indiana Jones'vari şeker şuruplukları, ne de yönetmen Michael Bay'in göz boyayan haşin tavrı bu akıllara ziyan niyeti gizlemiyor. Mısır mitolojisinden apartılma 'güneşi çalmak' bahanesi de orduyu ve iyi robotları çölün ortasına taşımış.

Yani gerçekte bir türlü çıkılamayan Ortadoğu'nun filmde altını üstüne getirmek elzem oluyor. Hollywood'dan beklense de bazı şeyler ayıp kaçıyor; yardıma koşan Suriye helikopterleri beceriksizce yere çakılıyor, masum yerel halk telef oluyor, piramitler gibi kadim kültür mirasları (King Kong referanslarıyla) paramparça ediliyor. Dünya denen bu oyun bahçesinde böyle 'müthiş' fikirler para kazandırıyor.
BİZE ULAŞIN