Rock'ın güçlü halkası

20 Temmuz'da İstanbul'da sahne alacak Deep Purple'ın solisti Ian Gillan, "Müziğimizde zengin bir tarihi damar var. Bu yüzden genç sanatçıları taklit etmemize gerek yok" diyor

Klasik rock müziğin gelmiş geçmiş en önemli topluluklarından biri olan ve bugüne kadar 100 milyondan fazla albüm satan Deep Purple bir kez daha Türkiye'de. 40'ıncı yılları adına çıktıkları dünya turnesi kapsamında pazartesi akşamı Turkcell Kuruçeşme Arena'da vereceği konser öncesi topluluğun solisti Ian Gillan, SABAH'A konuştu. 1968 yılında kurulan Deep Purple bir yıl sonra katıldığını belirten Gillan, topluluun bir yıl içinde hit parçalar çıkardığını vurgulayarak, " Gruptan Roger Glover'la 1969'da bir araya geldim. Grubun iyi bir fanıydım ve büyük müzisyenlerin bir parçası olmak benim için gurur vericiydi" diyor. Deep Purple'la ilk kayda efsane parçalara sahip In Rock albümüyle giren Gillan, aradan geçen 40 yılın müthiş bir yolculuk olduğunu belirtiyor ve 40 yılın sırrını şu sözlerle anlatıyor: "Çok şey yaşadık ve gördük. Kendi kültürüm ve diğer kültürler hakkında da geniş bir perspektif edinme imkanı buldum. 40 yıl içinde grup doğal olarak belli bir evrim geçirdi. Ama ruh halimiz hâlâ aynı. Biz müziklerimizi canlı performanslarda taze materyale sahip olmak için yazdık ve bu durum gruba katıldığım günden bu yana değişmedi. Yıllar içinde tabii ki bir takım kişisel değişiklikler yaşadık ama uzun süredir aynı kadroyla devam ediyoruz." Stüdyoda bir araya geldiklerinde kısa sürede fikirler oluşturabildiklerini belirten Gillan, eski plak günlerini de yad etmeden geçmiyor: "Plak günlerinde bir albümün optimum süresi 38 dakikaydı. Birçok müzisyen bunu yetersiz görüyor ama bana göre bir albüm için gayet yeterli bir süre."

MÜZİK ZEVKİMİZ FARKLI

Deep Purple elemanlarının müzik zevklerindeki farklılığın sound'larının ortaya çıkışında önemli bir unsur olduğunu kaydediyor Gillan ve ekliyor: "Ben daha çok rock ve blues türleriyle ilgiliyim. Gruptaki diğer arkadaşlar ise caz, folk ve orkestra müziği ya da big band swing gibi türlerle ilgililer. Bu zevkler bir araya gelince ortaya Deep Purple sound'u çıkıyor." Deep Purple'ın kendi müzikal kimliği oturduktan sonra çok fazla takipçisi olduğunu ve söz konusu toplulukların kendi yorumlarını katarak yeni formlar ortaya çıkardıklarını hatırlatan Gillan, "Açıkçası bu türdeki zincirin bir parçası olduğumuz için çok şanslıyız. Bizim müziğimizde zengin bir tarihi damar var. Bu nedenle genç sanatçıların stillerini taklit etmemize gerek yok. Yeni bir çok müzisyeni takdir ediyorum. Ama açıkçası bilgisayar programlarıyla yapılan müziklerden pek hazzetmiyorum" diyor. Gillan, Deep Purple'ın yeni bir albüm için çalışmalara, önümüzdeki yıl şubat ayı gibi başlayacağının müjdesini de veriyor.

İSTANBUL'DA ESKİ VE YENİ PARÇALAR BİR ARADA
Sahnede hiçbir zaman teatrel yapımlar ya da şaşal�� gösteriler yapmadıklarının atını çizen Gillan ekliyor: "Bizim işimiz sadece müzikle diyebilirim. İstanbul'daki konserde de öle olacak. Programda tabii ki bizi sevenlerin çok iyi bildiklerine ek olarak birkaç yeni parça da olacak. Ama bizi konserler de her zaman canlı tutan en önemli unsur emprovizasyon. Düzenlemelere çok fazla kafa patlatmıyoruz. Şarkılar kendiliğinden bir yerlere çok kolay gidebiliyor."
BİZE ULAŞIN