Oyun oynarken sele kapılmış

Artvin'de yaşanan selde kısacık hayatı sona eren ana sınıfı öğrencisi 6 yaşındaki Selin Demiral'in olay sırasında yıkılan bir bent yakınında yer alan dedesine ait evin önünde oyun oynadığı öğrenildi.

Şavşat ilçesinden ge��en Tigret Deresi'ndeki bentlerin, yağışın etkisiyle yıkılması yüzünden yaşanan ve aralarında 6 yaşındaki ana sınıfı öğrencisi Selin Demiral ile dedesi Özgen Demiral ve babaannesi Dildar Demiral'in de bulunduğu 5 kişinin öldüğü selin ardından yürekleri burkan bir dram ortaya çıktı...

Dramın kahramanı olan küçük Selin'in sel sularına kapılmadan önce saçlarında belki de kısacık yaşamındaki en kıymetli mal varlığı olan kurdeleli beyaz tokası, elinde de ise henüz yazmayı öğrenemediği defteri ile kalemi vardı.

Yanında, annesi çalıştığı için kendisine bakan ve diğer kadınlar ile ekmek yapmaya çalışan babaannesi Dildar Demiral ile kendisini canından çok seven dedesi Özgen Demiral bulunan küçük Selin, biraz sonra 6 yıllık ömrüne son verecek olan selin veya komşularının anlatımıyla ''afat''ın ne demek olduğunu bilmeden, defterine bir şeyler yazmaya çalışıyordu.

Dedesinin sevgi dolu bakışları arasında oyun oynayan, akşam saatlerinde kendisini almaya gelecek annesini bekleyen küçük Selin, Tigret Deresi yanındaki oyunu sırasında, evlerine çok yakın mesafede yer alan bendin yıkılmasını fark edemedi.

Küçük Selin, komşularının kaçışarak, ''bent yıkıldı, afat geliyor'' sözlerinin ne anlama geldiğini anlayamadan dedesi ve babaannesi ile komşuları Mavinur Durmuş ile beraber büyük bir gürültüyle gelen sel sularına kapıldı.

Yaşı gibi minicik bedeni, dev su dalgaları içinde adeta biraz önce elinde olan defterinin kağıdı kadar hafif olduğu için dalgalara dayanamayan minik Selin, tıpkı dedesi Özgen, babaannesi Dildar suda sürüklenip gözden kayboldu...

Küçük Selin ve diğer kayıpların bulunması için ilçeye Ankara'dan Jandarma Komando Asayiş Komutanlığına bağlı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timleri ve çeşitli illerden gelen sivil savunma ekiplerinin yaptığı çalışmada, dede Özgen Demiral, babaanne Dildar Demiral, Lütfiye Acar ve Mavinur Durmuş'un cansız bedenlerine ulaşırken aradan geçen 2 güne rağmen Selin'in küçük bedenine bir türlü ulaşılamamıştı.

BULUNANA KADAR YAŞAMINDAN UMUT KESİLMEDİ

''Sanki yer yarıldı da içine girdi'' denilen minik Selin'in, bedeninin ağırlığının az olmasını dikkate alarak suların Selin'i uzağa götürmüş olabileceğini düşünen JAK timleri, ilk 2 günde 13 kilometrelik dere yatağında yaptıkları arama-kurtarma çalışmalarını olayın 3. gününde 17 kilometrelik sahaya yaydı.

Halen bulunamaması dolayısıyla sağ olabileceği umut edilerek aranmasına devam edilen küçük Selin, üçüncü günün öğle saatlerinde JAK timlerince, kaybolduğu dere yatağında bulundu. Küçük Selin'in kendisini 5 kilometre sürükleyen dere kenarındaki ağaç dalları arasında çamura saplanmış olarak bulunduğunu duyan ailesinin evine ve Şavşat'a adeta ateş düştü.

Cenazesi selde kendisiyle hayatını kaybedenlerle aynı anda tören düzenlenerek gömülmesi için kısa sürede yıkanarak tabuta konulan küçük Selin, dün Şavşat'ta düzenlenen törenin ardından dedesi Özgen Demiral ve babaannesi Dildar Demiral ile aynı aracın kasasına konulup götürüldüğü Hanlı köyünde son yolculuğuna uğurlandı.

KAFASINDA TOKASI, ELİNDE İSE DEFTER VE KALEMİ VARDI

Minik Selin Demiral'i ölmeden önce son gören ve selde yıkılan bir bent yakınındaki evlerinde birlikte kaldığı babaannesi Lütfiye Acar'ı kaybeden ve sel sularından son anda kurtulan Gönül Acar, şunları anlattı:

''Evimizin yakınında bulunan ve selde yıkılan bent bir süre önce çatlamıştı. Yetkililer bu Mart'ta gelip o çatlağı kapattılar. 'Bir şey olmaz' dediler. Ben böyle bir sel olabileceğini tahmin etmiştim. Selin olduğu gün de ilçe merkezinden eve döndüm. Dönerken evlerinin önünden geçtiğim Selin Demiral ile babaannesi ve dedesini gördüm, annesi gündüz çalıştığı için akşam saatlerine kadar Selin'e babaannesi Dildar Demiral ve dedesi Özgen Demiral bakıyordu. Evleri taşan derenin yakınındaydı. Minik Selin'i gördüğümde kafasında kurdeleli beyaz tokası vardı, elindeki defter ve kalem ile de bir şeyler yazıp, oynuyordu. Bu sırada selde ölen dedesi de sigara içip Selin'e bakıyor, babaannesi de ekmek yapıyordu''

''SANKİ KIYAMET KOPMUŞTU''

Bir süre sonra yağışın etkisini artırdığını, Demiral ailesi ile kendi evlerinin bulunduğu alanın ortasından geçen Tigret Deresi'ndeki evlerine yakın bir bendin büyük bir gürültüyle yıkıldığını anlatan Acar, şöyle devam etti:

''Bu sırada biri 'koşun koşun, bent patladı, afat geliyor' dedi. Baktığımda sanki dağlar kopmuş geliyordu, sanki kıyamet kopmuştu. Ben ve yeğenimin de bulunduğu 6 kişi oradan kaçarak kurtulduk. Bent patlamadan önce dere yatağından taşan suların önünü kesmek için çalışan babam Orhan Acar'ı bentten gelen sular evimizin üzerinden aşırıp başka bir evin arkasına attı. Babamı komşularımız kurtardı ancak yıkılan evimizin altında kalan babaannem Lütfiye Acar'ı kaybettik.''

Olayı anlatırken göz yaşlarını tutamayan Gönül Acar, insanların bağrışmalarına rağmen küçük Selin ve babaannesi Dildar, dedesi Özgen ile Mavinur Durmuş'un ise kaçamayarak sulara kapıldığını anlattı.

Acar, sel yüzünden maddi ve manevi olarak çöktüklerini ifade ederek, sözlerini ''Daha önce de evimiz yanmıştı. Devlet bize para yardımı yapmıştı. Yıkılan evimizin bulunduğu alandan başka gidecek yerimiz yok. Devletin selde zarar gören insanlara yardım etmesini istiyoruz'' diyerek tamamladı.

Şavşat'ta 15 Temmuz Çarşamba günü gerçekleşen selde, 6 yaşındaki Selin Demiral'in yanı sıra dedesi Özgen Demiral, babaannesi Dildar Demiral, Lütfiye Acar (87) ve Mavinur Durmuş (43) hayatını kaybetmişti.
BİZE ULAŞIN