Edebiyatçılar Ergenekon'u tartışıyor

Varlık dergisi Ergenekon davası ve darbe girişimlerini edebiyat dünyasına sordu. Sivil ve askeri darbeye karşı olan edebiyatçılar Ergenekon davasında farklı görüşte

Edebiyat dünyasının Ergenekon ve darbe girişimleriyle ilgili düşüncelerini Varlık dergisi son sayısında kapak konusu yaptı. Destek veren de var, temkinli yaklaşanlar da. Yazarlar genelde darbe girişimine karşı ama darbe girişimlerinin hem sivil hem de askeri olabileceği uyarısı da yapıyorlar.
Tahsin Yücel: Türkiye'nin kurtuluşunu darbelerden beklemek aklı başında hiçbir yurttaşın benimseyeceği bir tutum değil. Kimi aydınların 28 Şubat'tan sonra askerlerin demokrasiye el koyma yönelimlerine destek verdiği düşüncesine gelince, pek inanamıyorum buna. Olsa olsa dar bir çevre olabilir. Ama yönetimlerin de demokrasiye bağlı olmaları gerekir.
Erendüz Atasü: Darbenin ne askeri ne de sivili sorunlarımızı çözebilir. Basına yansıdığı kadarıyla Ergenekon iddianamesi olaya eleştirel bakabilen kimseyi tatmin etmiyor. Yasa dışı delil toplama usullerine, basına yansıdığı kadarıyla "Darbe atmosferinin hazırlanmasına fikren katkıda bulunmak" türünden yasada kayıtlı olmayan suçlar icat etmeye, tahminlere, yakıştırmalara itibar eden süreç aklı başında herkesi tedirgin ediyor.
Roni Margulies: Hayatlarını kışlada geçirmiş beş tane adamın memleketi kışla gibi yönetmesiyle kıyaslandığında, bugünkü kısıtlı demokrasimiz ve haklarımız cennet gibi kalır!
Ahmet Ümit: Darbecileri haklı kılacak tek şey ellerindeki silahlarıdır, üstelik halkın vergileriyle aldıkları silahları. Ergenekon olayı, çok eski bir hesaplaşmanın günümüzdeki halidir. Adına ister Kontr- Gerilla, ister Gladio, ister Ergenekon densin bütün bu oluşumlar Soğuk Savaş döneminde bizzat ABD tarafından ülke içindeki asker sivil faşist kadroların işbirliğiyle yaratıldı. Sorun AKP'nin kendi muhalifleriyle hesaplaşması değil, bu ülkenin kendi tarihiyle yüzleşmesidir.
Şennur Sezer: Ergenekon, derin güçlerin kendi arasında bir hesaplaşmasıyla ve bu güçlerin patronlarının kendi aralarındaki hesaplaşmasının bir bölümünün ortalığa saçılması. Bu dava asıl tük muhaliflere gözdağı verebilecek yanlarıyla önemli. İnsanlar demokratik kuralları unutmaya yatkın olmasalar bu dava daha kolay ilerler. Seçim sisteminin ülkenin bütününün tercihlerini yansıtmadığı açık. Ama ne yargı ne de darbe demokratik seçimin yerini tutar.
Leylâ Erbil: Ergenekon denilen şey nedir bilmiyorum. Örgütse neden hemen açıklamıyorlar. Yargı bağımsız değil, hukuk, yasalar çiğneniyor, güvenilirliğini yitirmiş diye bas bas bağırıyor, aldıran yok. İnsan hayatını hiçe sayan bir mekanizma durmadan işletiliyor. Suçlusu da, masumu da içeri tıkılıyor.
Nihat Behram: Askeri darbenin gerçek mağduru emekçi halk ve onun kurtuluşu için sisteme ve o sistemin hamisi emperyalizme karşı mücadele eden devrimcilerdir. Aydına yakışan, zulme ve sivil darbe ve darbecilere karşı mazlum halka, sivil itaatsizlik bilinci taşımaktır.
Özdemir İnce: Askeri darbe olabilir de olmayabilir de... Bence olmaması oranı yüzde 99, olması oranı ise yüzde 1. Ama yüzde 1 de bir şey.
Ataol Behramoğlu: Dava tam tamına postmodern bir gerici harekettir. Günümüz koşullarında, Türkiye gibi nüfusu 70 milyonu aşmış, içeride binbir sorunu, dış dünyayla binbir ilişkisi olan toplumda askeri darbenin yapabileceği bir şey yoktur. Türkiye'nin sorunu toplumun demokratik örgütlenmesinin gerçekleşmesidir.

BİZE ULAŞIN