Cumhuriyetin tapusu her an göğüslerinde

Kahramanlıkları Atatürk tarafından İstiklal Madalyası ile taçlandırılan İstiklal Savaşı gazilerinin çocukları, "Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusu olan madalyaları onur ve gururla taşıyoruz" diyor

Onlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atılmasını sağlayan Kurtuluş Savaşı mücadelesinde, canlarını ortaya koyan İstiklal Madalyası sahiplerinin çocukları ve torunları. Kahramanlıkları Mustafa Kemal Atatürk tarafından, İstiklal Madalyası ile taçlandırılan İstiklal Savaşı gazilerinin bugün yaş ortalaması 70'in üzerinde olan çocukları, babalarının bu kutsal mirasına, "İstiklal Madalyası Vârisleri Derneği" ile sahip çıkıyor. Atatürk'ün de ölene kadar sağ göğsünde gururla taşıdığı "İstiklal Madalyası" sahiplerinin varisleri, bugünlerde bir takım haklarının ellerinden alınmasından rahatsız. Orduevlerine girişlerde sıkıntılar yaşamak ve geri plana itilmek onları biraz yaralasa da, babalarından miras kalan madalyaları büyük gurur ve onurla taşıyorlar. "Bu madalyalar Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedidir" diyen vârisler, "Bu madalyalar çocuklarımıza, torunlarımıza geçecek. Biz babalarımızın bizimle paylaştığı ve hepsi yaşanmış destansı anıları gelecek kuşaklara aktarmak istiyoruz" diyor.

GENÇLERİN BAKIŞI ÜZÜYOR

Babası Tahsin Ürgen, 1. Dünya Savaşı'nda Çanakkale, İstiklal Savaşı sırasında da Sakarya cephesinde çarpışan ve Albaylıktan emekliye ayrıldıktan sonra 88 yaşında vefat eden dernek başkanı 90 yaşındaki Turgut Ürgen, şunları anlatıyor: "Babam Yüzbaşı rütbesi ile İstiklal Savaşı sırasında cephede çok büyük kahramanlıklar göstermiş. Onlar, bir devleti yoktan vareden insanlardı. Bu devletin, hangi zorluklar içinde kurulduğunun yakın şahidi oldum. Atatürk'ü görme şansına da sahip oldum. Babam ölene kadar madalyasını yakasından çıkartmadı. Şimdi ondan bayrağı ben devraldım." 88 yaşındaki Cemalettin Taşkınoğlu, Kafkas cephesinde savaşan babası Osman Taşkınoğlu'nun 1919'da Ruslara esir düştüğünü ve 2 yıl sonra dönebildiğini anlatıyor. 87 yaşında vefat eden babasının esaret yıllarının, büyük zorluklar içinde geçtiğini kaydeden Taşkınoğlu, büyük bir kıvançla taşıdığı İstiklal Madalyası'nı taktığı zaman gençlerin anlamsız anlamsız bakmalarına üzüldüğünü belirtiyor.

AĞAÇ KABUĞU KEMİRDİLER

74 yaşındaki Erdem Ulugün de, 84 yaşında vefat eden İstiklal Savaşı gazisi babası Şevki Ulugün'ün, Ruslara esir düştüğünü ve 2 yıl esir hayatı yaşadığını ifade ederek, şunları kaydediyor: "Savaş yıllarında babamlar ağaç kabuklarının içlerini kemirerek gıdalarını temin etmeye çalışırlarmış. Bu vatanı düşman işgalinden kurtarmış bir babanın oğlu olmak, beni gururlandırıyor. Şeref duyuyorum." Mehmet Yücel ise, babası Abdullah Yücel'in 2 yıl önce vefat etmesiyle, tam 8.5 yıl boyunca cephede savaşan ve 1977'de 80 yaşındayken vefat eden dedesi Hamza Yücel'in, İstiklal Savaşı madalyasının yeni varisi olmuş. 49 yaşındaki Yücel, "Bu madalyanın manevi sorumluluğu çok büyük. Bu vatanın hangi şartlarda kurulduğunu çok iyi biliyoruz" diyor.

İLK OLARAK 6 BİN 920 KİŞİYE VERİLDİ
İstiklal Madalyası, 15 Mayıs 1919'dan, 9 Eylül 1922'ye kadar süren Kurtuluş Savaşı'nda, bizzat kıt'ası başında kahramanlık ve fedakârlık gösteren devlet büyükleri, amirler, subaylar, milli ordu kahramanları ve cephe gerisinde büyük mücadele verenlere 66 sayılı kanun gereğince verildi. Bu kapsamda, 66 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 20 Kasım 1920'den itibaren 1926'ya kadar toplam 6 bin 920 kişi İstiklal Madalyası aldı. Madalya, 47 yılda, 17 bin 557'si subay-astsubay ve 77 bin 704'ü erbaş ve er olmak üzere toplam 95 bin 261 kişiye verildi.

BİZE ULAŞIN