Zekâtla alınan botları iki kız kardeş nöbetleşe giyiyor

İnternette son günlerin en çok izlenen videosunda, yırtık botlarını göstererek sınıf arkadaşlarına "hayat dersi" veren Gizem, botlarını ablasıyla paylaşıyormuş

Sanal âlemin son günlerdeki en ünlü videosunda, "Yırtık ayakkabılarla okula geliyorum" diyerek tüm Türkiye'yi üzen ilkokul üçüncü sınıf öğrencisi Gizem Bera Yüksel'i İstanbul'da bulduk. Gizem'in, arkadaşlarına gösterdiği botlarının iki yıl önce ailesine verilen zekâtla alındığı ve kız kardeşiyle nöbetleşe giydiğini öğrendik. Bursa Orhangazi Atatürk İlköğretim Okulu üçüncü sınıf öğrencisi ve sınıf başkanı Havva Mutlu ile sınıf başkan yardımcısı 9 yaşındaki Gizem, internette yayınlanan görüntülerde, ders çalışmayan arkadaşlarına çizmesini göstererek, "Bakın yırtık. Okula ayağım ıslak geldim. Bakın, Derya'nın botu ne kadar güzel. Ona anne ve babası almış. Benim annem babam alamıyor. Babam çalışıyor, inşaatın beşinci katından düştü. Ölecekti. Biz çalışalım okuyalım diye ekmek parası çıkarmaya çalışıyorlar. Bu sizin yaptığınız insanlığa sığar mı? Şu anda içimde, kalbimde ateş var" diye kızıyordu. Bir anda tüm Türkiye'nin tanıdığı Gizem'in "ünlü botlar"ının hikâyesini, annesi Ayla Yüksel ile birlikte bir televizyon programına katılmak için geldiği İstanbul'da öğrendik. Gizem, Yüksel ailesinin 6 çocuğundan biri. Ailenin en küçüğü olan 5 yaşındaki Ufuk dışındakilerin hepsi okuyor. Hepsi birbirinden başarılı... Kocası sık sık işsiz kaldığı için merdiven silerek aileyi geçindirmeye çalışan Ayla Hanım, yoksulluğun soğuk yüzünü şu sözlerle anlatıyor: "15 yaşındaki kızım, geçen sene Başbakan'a mektup yazdı. Valilikten belediyeden aradılar. Çay ısmarlayıp gönderdiler. Bu sene kömür yardımı da alamadık. Kışın sadece 10 gün evi ısıtabildik. Çocuklar çok üşüyünce borçla kömür aldım ama ödeyemedim." "Eskiden daha iyiydik" diyor Ayla Hanım, bir yandan çocuklarının büyümesini isterken diğer yandan büyüdükçe masraflarının artmasının getirdiği yükten bunalmış halde. Çaresizliğin ağırlığından kurtulmak için belki de anlamsız bir soru soruyoruz. İşte aldığımız yanıtlar: "Merdivenden para almışsam, günde bir lira ya da 500 kuruş harçlık veriyorum kızıma. Onu da harcamıyor. Bu kış bir dönem okula gönderemedim Gizem'i. Buna rağmen dersleri çok iyi." Ve nihayet söz "o botlar"a geliyor: "O botu Gizem'in ablası İrem'e almıştım 2 yıl önce. Komşuların verdiği zekâtlarla aldım. Çok soğuk ve yağmurlu havalarda ikisi birlikte giyiyorlar ayakkabıyı."

'Vali amca lütfen beni affet'

GİZEM sohbet boyunca can kulağıyla dinliyor bizi. Bu kez ona dönüp soruyoruz, en büyük hayalini... "Sadece okumak istiyorum" diyor. Katıldığı bir televizyon programında, Gizem ve Havva'nın görüntülerini çeken sınıf öğretmeni Cemal Aykaç'a Valilikten ihtar gelmesine öfkelenip "K... t... o valinin" diyen Gizem, pişmanlığını dile getiriyor. 9 yaşın çaresizliğiyle ettiği isyan için özür diliyor: "Vali amca için söylediğim şeyleri istemeden söyledim. Ağzımdan kaçtı. Lütfen öğretmenimi görevden almasınlar."

BİZE ULAŞIN