Ranzaların altına saklanınca ölüm tez geldi

Sıcaklığı korumak için alüminyum folyo serilmiş. O folyolar alevi dışarıya vermeyip içerde tutmuş. Bu yüzden birçok ceset ranzaların altındaydı

Dehşet çadırlarının olduğu yerde kar ve çamur karışmış, her yan vıcık vıcık ve kaygan. Üstelik dehşetli soğuk var. İçeri özel izinle girince gördüklerim tam anlamıyla dehşet verici. Olay Yeri inceleme ekibi çalışmalarını sabaha bırakmış çünkü karanlık ve uygunsuz koşullar var. Bu nedenle çok fazla sokulmam yasak. Yine de felaket tablosu gözümün önünde. Yanıp kavrulup kömürden iskelete dönmüş cesetleri en yakınları dahi tanıyamaz. Çadırlarda demir aksamın dışında yanmayan hiç bir şey kalmamış. İTFAİYE

GEÇ Mİ GELDİ?

Uzmanlara "Nasıl kaçamadılar?" diye soruyorum. Şöyle cevap veriyorlar: "Bazıları ilk anda kaçmış. Hava çok soğuk. Isıtıcılar bu nedenle çok fazla. Sıcaklığı korumak için tabakalar halinde alüminyum folyolar sermişler içeriye. O folyolar ölümlerine neden olmuş. Çünkü alevi dışarıya vermemiş içerde tutmuş. Birçok ceset ranzaların altında görüyorsunuz. Çünkü üstlerinden eriyen naylonlar lav gibi ortalığa akıyormuş. Onlardan kurtulabilmek için ranzaların altına saklanmışlar. Ama duman yere çöktüğü için onları boğmuş." Komşular ve kurtulan işçiler anlatıyor: "Savaş Abi. İtfaiye geç geldi. 20 dakikada ulaştı. Zaten 5 dakika sonra da suları bitti." Bir işçi daha da ilginç detaylar veriyor. Diyor ki; "Bazıları mutfak ve mescit olarak kullanılan çadırdan çıktı. Namaza kalanlar ise yandı. Bir arkadaş sağlam çıkmıştı ama içerdeki Kuran-ı Kerim'i kurtarmak için alevlerin arasına daldı, yandı. Sanırım adı Şeyhmuz'du."

BELEDİYEYİ UYARDIK
Çevredekiler arasında konuşulanlara da kulak kabartıyorum. Onlar da diyor ki: "Çadırlar arası mesafe dardı. Sirayet o yüzden oldu. Biz belediyeyi çok uyardık. Çamur sefalet soğuk dedik. Belediye gelip baktı. Sorumlular 2 konteynır koydular ama boş duruyordu. " O sırada yine komşulardan bir ana oğul geliyor. Saniye saniye görüntü çekmişler ikisi de. Kamera ve fotoğraf makinesi görüntülerini paylaşıyorlar benimle. Bu görüntüleri çeken Filiz Yıldız Hanım, Eresin Oteli'nin eski baş aşçısıymış. 2 ay sonra İngiltere'ye büyük bir tesise şef aşçı olarak gitme ihtimali varmış. "Zar zor kurtulanlara hemen giyecek yardımı yaptık donacaklardı yoksa" diyor. Sokakları kesip tek bir ara sokağı açık tutunca polis-itfaiye-medya canlı yayın araçlarıambulanslar aynı sokağa girince çalışmanın çok zorlaştığını da eklemeliyim.
BİZE ULAŞIN