Şiddet mağduru kadına alarm butonu

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, medyada yer alan kadına yönelik şiddet haberlerinin bu tür olayları arttırdığını belirterek ''Yeni 'alarm butonu' şeklindeki sistemle, kadınlar şiddete uğramadan korumaya alınacaklar'' dedi.

Güllü, erkeklerin kadınlara karşı şiddet uygulamaları için herhangi bir nedene ihtiyaç duymadıklarını öne sürerek, bunu yapmak için basit bir durumun bile yeterli olabileceğini söyledi. Genelde ekonomik sıkıntıların kadına yönelik şiddeti tetiklediği savının konuşulduğunu belirten Güllü, ''Ancak, Ankara'nın Çankaya ilçesinde kadına şiddet olaylarının yoğun yaşandığı 350 aile üzerinde yaptığımız araştırma sonucunda, bu durumun doğru olmadığını gördük'' dedi.

Bu ailelerden bazılarına hem maddi hem manevi olarak destek verdiklerine anlatan Güllü, ''İki ailedeki işsiz eşlere iş bulduk. Ekonomik anlamda düzgün oldular. Kendi cep telefon numaralarım ellerinde sürekli kaldı. Arabam gezmelerine tahsis edildi. Altındağ'da oturuyorlardı. Atakule'yi ya da Ankara'nın diğer semtlerini görmemişlerdi. Bir rahatlık verelim ve bakalım ne olacak dedik. Yaklaşık 3 ay gibi bir süre geçti. Çok rahatlardı. Hiçbir sıkıntıları yoktu. 3 ay sonra hatta basına o haliyle yansıdığı için söylüyorum. Bir akşam Show TV'de Deniz Akkaya'nın 'şiddet gördüm' demesi üzerine, 2 adam, ayrı evlerde, aynı zaman dilimlerinde, gece yarısı kahveden döndükten sonra 'Deniz Akkaya güzel, zengin, şöhretli, paralı. O dayak yiyorsa sen de yersin' dediği anda bütün ipler kopuyor'' diye konuştu.

Bu 2 örneğin bütün ülke için bir genellemeyi yansıtamayacağını belirten Güllü, ancak, olayın vahametinin burada çok daha net anlaşıldığını söyledi. Türkiye'deki kadına şiddet olaylarının sebeplerinin çeşitlilik gösterdiğini anlatan Güllü, '''Ekonomik sıkıntıdan dolayı, patronuna kızdı, toplumsal şiddet arttı, hırsını alamadı ve takımı yenildi gibi sebeplerin arttığı bir dünyada, hiç alakasız bir zamanda 'kendi başına, kendi egosunu tatmin etmek' maddesini de eklemek zorunda kaldık. Bu benim kendi gözlemlerimdi. Dolayısıyla maddeler aslında çok geliyor. 'Komşu kızına niye baktın, komşuya niye gittin, perdeyi niye açtın' gelen vakalardan bazıları. Tabii kıskançlık, baki olan bir nokta'' şeklinde konuştu.

''SENİ AYŞE PAŞALI GİBİ YAPARIM''

Medyaya yansıyan haberlerin, şiddeti gündeme getirmesi ve durumu önlenmesiyle ilgili çok güzel sonuçlar verdiğini belirten Canan Güllü, ancak bu tür haberlerin kadına yönelik şiddet olaylarını da arttırdığını söyledi.

Faillerin yeterli ceza almamaları nedeniyle bu kişilerin başkaları için örnek oluşturduğunu ifade eden Güllü, ''Derindeki bazı sorunlar nedeniyle, 'Ahmet yaptı ceza almadı. Ben de yaparım' diyebilen tavırlar ortaya çıkmaya başladı. Seni 'Ayşe Paşalı gibi yaparım' söylemi, daha sonra birçok kadın cinayetinde söylem olarak gelmese bile, bugün o hafta cereyan eden olayları yansıttı. Dolayısıyla bu, tamamen bize göre toplumsal cinsiyet algısındaki gerilikten, eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Algıların değişmemesi, ananelerin, geleneklerin ve göreneklerin farklı değerlendirilmesi kadına bakış acısının farklılaşması olağan bir duruma geldi. Artan oranda da devam ediyor'' diye konuştu.

KADINLAR, ŞİDDET GÖRMEDEN KORUNACAK

Kadına karşı şiddet olayların yaşanmasını engellemek için yeni bir uygulamanın hazırlıklarını yaptıklarını belirten Canan Güllü, ''Bu yeni 'alarm butonu' şeklindeki sistemle, kadınlar şiddete uğramadan önce korumaya alınacaklar'' dedi.

Sistemin, kasım ya da aralık ayında, pilot bölge seçilen Ankara'nın bir bölgesinde deneneceğini söyleyen Güllü, sistemin geleceği için detaylarının gizlendiğini ifade etti. Güllü, bu butonun belki bir küpe ya da bileklik veya saat gibi bir takının içerisine yerleştirileceğini belirterek, şiddet gören kadınların eşleri, bunun farkına varmaması için sistemin detaylarını açıklamayacaklarını söyledi.

Şiddeti gerçekleşmeden önlemeye çalıştıklarını vurgulayan Canan Güllü, ''Eşinin kendisine şiddet uygulayacağını hisseden kadın, bu alarm butonuna basacak. Anında eve polis ekipleri gelecek ve kadını korumaya alacaklar. Sistemin en önemli yanı bu. Çünkü, olay meydana geldikten sonraki müdahalelerin pek önemi kalmıyor. Olayın olduktan sonraki durumları için Türkiye'de Şiddet Önleme Merkezleri'ni hayata geçiremedik. Bakanın bu konuda çalışmaları var. Bizler de görüş veriyoruz, bu konuda yapılması gerekenler için. Ancak henüz böyle bir merkez açılmadı. Dolayısıyla açılmadığı içinde dayak yedikten sonra gelecek kadına, dayağı yemeden önce psikolojik danışmanlık gibi bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi yapılmalıdır. Sadece, dayak gelirken kendinizi koruyun gibi dalga geçilir tarzda olmamalıdır.'' diye konuştu.

Sistemin maliyetli bir proje olduğunu dile getiren Güllü, mali açıdan hazırlık yaptıklarını ve ilgili kurumlardan destek beklediklerini söyledi. Avrupa'da kadını koruyan çok iyi yasaların olduğunu hatırlatan Canan Güllü, ''Şu an İngiltere'de bir kadına el kaldırıldığında, hiçbir bankadan kredi alamazsınız. Çok basit bir şey değil mi? Olay karakola yansıdı ve sizin adınız listelere geçti. Hiçbir bankadan kredi alamadığınız gibi sendikalara üye olamazsınız. Özel sektörde de öyle. Başarı grafiğiniz düşebilir ve işten de atılabilirsiniz'' şeklinde konuştu.

BİZE ULAŞIN