'Şanslı'nın öyküsü hüzünlü başladı mutlu sonla bitti

Yeşilçam'dan fırlamış acıklı bir terk ediliş filmi gibi... Bu kez başrolde bir insan değil tay var. Sakat doğması... Annesinden koparılışı... Zamanla güzel bir kısrağa dönüşmesi... Ve sıcak bir yuva... İşte "Şanslı"nın hikâyesi

Babası safkan bir Arap atıydı. Onlarca yarış kazanmıştı. Annesi ise Büyükada'da bir arabacı atı. Geçen nisan ayında bu aşk meyvesini verdi. Çektiği arabanın yükü ile karnında taşıdığı yükün ağırlığına dayanamayan kısrak, Ada halkının gözleri önünde doğum sancıları ile arazide yere düşüverdi. Çok geçmeden doğum gerçekleşti. Tay annesinin karnından doğar doğmaz gözlerini açmıştı ama bir aksilik vardı. Ayağa kalkamıyordu. Annesi öpse, koklasa da yavrusunu ayağa kaldıramıyordu. Doğası gereği her doğan tay bir saat içinde ayağa kalkar ve annesini emmeye çalışırdı. Ada halkı meraklı gözlerle kısrak ve yavrusunu izliyordu. Ama tay saatler geçmesine rağmen ayağa kalkamamıştı. Acımasız arabacı tayın öleceğine inanarak, tam da bu anda anne kısrağı yerden kaldırıp, yavrusunun yanından uzaklaştırdı. Yavrusunu bırakmak istemese de anne kısrak, arabacının itmeleriyle yavrusunu terk etmek zorunda bırakıldı.

BÜYÜKADA'DA AMELİYAT EDİLDİ

Tay yapayalnızdı arazide. Ada halkı ise şaşkın. Ne dedilerse de kötü kalpli arabacıyı durduramadılar. Doğumu izleyenler arasında bulunan Plato Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Aslı Ülker Sayın, Yoga Öğretmeni Nilgün Çevik, Beslenme Uzmanı Ümit Gürel, Ressam Michael Tchernega bu acımasızlığa dayanamadı. Tayı kucaklayıp, Nilgün Çevik'in evine götürdüler. Hemen bir veteriner aramaya koyuldular. İmdatlarına İstanbul Veliefendi Hipodromu'nda veteriner olarak çalışan Ayşe Yetiş ile diğer veteriner arkadaşı Anıl Dal yetişti. Onlara tayı iki saat aralıklarla biberona süt koyup beslemelerini ve ateşini ölçmelerini söylediler. Ateşi normaldi. Ama tay ayağa kalkamıyordu. Veteriner Ayşe Yetiş, ilk vapura atlayıp, Büyükada'ya geldi. Tayı muayene ettiğinde ayak tendonlarında kopma olduğunu fark etti. Muhtemelen arabacı anne kısrağı çok çalıştırmıştı. Bu da anne karnında yavrunun sakat olmasına neden olmuştu. Tayın ayaklarını sargıyla sarıp, ilaç tedavisine başladı. Ayşe Yetiş'e göre tayın yaşama şansı çok azdı. Aylar geçti, tay ayağa kalkamasa da yaşama tutunmaya çalıştı. Veteriner Ayşe Yetiş ve Anıl Dal, haziranda tayı ameliyat etmeye karar verdi. Ameliyat yine Büyükada'da gerçekleştirildi ve çok başarılı geçti. Yaşamaz denilen tay hayati tehlikeyi atlatmıştı. Üstelik ameliyattan kısa bir süre sonra yürümeye başlamıştı. Tüm yaşananlardan sonra insan ailesi, adını "Şanslı" koydu. Doğduğunda kestane rengi olan tüyleri aylar ilerledikçe babasının asilliğinden gelen ırkıyla kır bir kısrağa dönüşüyordu. O artık 6 aylık olmuştu. Herkesin "Ne güzel bir tay" dediği "Şanslı" adına sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta bir sayfa oluşturuldu. Artık "Şanslı"nın hikâyesini Türkiye dışında Amerika dahi biliyordu. Öyle ki Amerika'da bir çocuk dergisi "Şanslı"nın hikâyesini haber yapmak istiyordu. Fakat bir sorun vardı. Aylardır bir apartmanın teras katında bakılan Şanslı, artık yürüyebiliyordu ve yaşamını arazide sürdürmesi gerekiyordu. Çok geçmeden Büyükada'da bir otel sahibi "Şanslı"ya otelin bahçesinde bakabileceğini söyledi. Hemen burada samanlarla küçük bir padok oluşturuldu. Ama buradaki alan da "Şanslı" için yeterli değildi. Sıcak yuva arayışı sürüyordu.

İNSAN AİLESİ BURUKTU...
"Şanslı"nın insanlara yakın olmasından yola çıkılarak, Düzce'de restoran ve at biniş hizmeti veren Binef At Çiftliği'nden gelen teklife sıcak bakıldı. Burası çocukların oyun oynadığı, ailelerin yemek yemeye geldiği bir yerdi. Böylece "Şanslı" insanlardan hiç kopmayacaktı. Binef At Çiftliği'nin yöneticisi Murat Seyok ile irtibata geçildi. Ve geçtiğimiz günlerde Büyükada sakinleri, "Şanslı"yı yeni yuvasına götürmek için tören havasına büründü. Faytonlar eşliğinde Büyükada'dan çıkarılan "Şanslı", önce tekneye bindirildi, sonra da bir kamyonla Düzce'ye götürüldü. "Şanslı"nın insan ailesi buruktu. 6 aydır üzerine titredikleri yavrularından ayrılıyorlardı. "Şanslı" ise artık yeni yuvasında. Çevresindeki atlara alışmaya çalışıyor.

İNSANI ANN ESİ BELLEDİ
"Şanslı" yaşam yolunda çevresinde hep insanları gördü. Onu biberonla besleyen gruptan Nilgün Çevik'in annesi olduğunu sanıyordu. Veteriner Ayşe Yetiş'egöre annelerinden ayrı büyüyen taylar insana daha yakın oluyordu. Çevik'in Ada adlı köpeğini de dost olarak görüyordu. Onunla oyunlar oynuyordu.

BİZE ULAŞIN