Büyük depremin habercisi mi?

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Zafer Akçığ, Marmaris'te meydana gelen 200'den fazla depremin ''büyük depremin habercisi'' şeklinde nitelendirilemeyeceğini söyledi.

Prof. Dr. Akçığ, Marmaris'in Bozburun beldesi açıklarında 24 Kasım'dan bu yana çok sayıda deprem meydana geldiğini, bölgede bir hareketlilik olduğunu anımsattı. Marmaris'teki depremlerin normal faylanma mekanizması yapısı gösterdiğini aktaran Prof. Dr. Akçığ, ''ana şokların hepsinin hemen hemen aynı yerde, aynı odaktaymış gibi gözlendiğini, artçıların da bu odak etrafında dairesel özellik gösterdiğini'' ifade etti. Prof. Dr. Zafer Akçığ, bölgedeki 3,5 şiddetinden küçük olan depremlere artçı denilemeyeceğini dile getirerek, şöyle konuştu:

''Kimi arkadaşlar ''deprem fırtınası'', kimileri ''deprem yoğunluğu'' diyor. Şöyle bakmak lazım. Acaba geçen yıl bu dönemde benzer bir olay gözledik mi? Gözlememiştik. Yani bölgede hareketin olduğu kesin. Bazı arkadaşlar diyor ki ''doğum sancıları''... Buradaki gibi alt dalma zonlarında büyük deprem olması uzak olasılık değil. Ama ''olacak'' diye de bir şey söylenemez.''

''BİNALARLA UĞRAŞALIM''

Marmaris'teki depremlerin yıkıcı boyutta olmadığını ancak binaların yapısal durumunun yıkım noktasında etkili olması nedeniyle dikkatli olunması gerektiğine dikkati çeken Akçığ, ''Bu depremler ''büyük depremin habercisi'' demek milleti, halkı provoke etmek olur. Benzerini Seferihisar'da 2007'de yaşadık. İki gün içinde 150-200 tane deprem olmuştu ama arkasından bir şey gelmedi. Öte yandan Seferihisar deprem üretir mi, elbette üretir'' diye konuştu.

Prof. Dr. Akçığ, Türkiye'de hemen hemen her 10 yılda bir yıkıcı deprem meydana geldiğini, bundan sonra da depremin olacağını, bu nedenle ''tedbir''in önem arzettiğini vurguladı. Vatandaşların binalarını depreme dayanıklılık açısından kontrol ettirmesi gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Akçığ, ''Vatandaş depremlerden haklı olarak korkuyor ama depremlerle bu kadar çok uğraşacağımıza binalarla uğraşalım'' dedi.

9 KASIM'DAN BU YANA 439 DEPREM KAYDEDİLDİ

Marmaris'in Bozburun açıklarında 9 Kasım'dan bu yana büyüklükleri 1.4 ile 4.8 arasında değişen 439 deprem kaydedildi.

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şakir Şahin, bölgede yapılan tomografik çalışmalarda Bozburun açıklarında özellikle 8-10 kilometre derinliklerde gerilme artışı belirlendiğini söyledi.

Bölgede 9 Kasım'da başlayan deprem aktivitesinde 3'ü 4'ün üzerinde olmak üzere büyüklükleri 1.4 ile 4.8 arasında değişen toplam 439 deprem meydana geldiğini vurgulayan Şahin, ''Bölgenin sismotektonik yapısına bağlı olarak sıklıkla yaşanan sismik fırtınalar göz önüne alındığında aktivitenin bir süre daha devam edeceğinin tahmin ediyoruz'' dedi.

Bölgede deprem aktivitesinin 24 Kasım'dan itibaren yoğunlaştığı, bu yoğunluğun halen devam ettiğini dile getiren Şahin, ''2005 yılında Ege'de başlayan aktivitelerin ardından şu anda kabukta biriken enerji boşaltılıyor. Bu da Gökova Körfezi, Marmaris, Ölüdeniz açıkları, Rodos Adası'nın kuzeydoğusunu etkiliyor. Bu durum gelecekte Türkiye'nin batı–güneybatısında yeni sismik fırtınaların olacağını ve fay boylarına göre daha büyük bir depremin olma olasılığını ifade etmektedir'' diye konuştu.

Şahin, Marmaris'te en büyük depremin 1961 yılında 6.5 büyüklüğünde, bölgedeki en büyük depremin ise 1957 yılında Fethiye'deki 7.1 büyüklüğündeki deprem olduğunu söyledi. Bozburun açıklarında devam eden sismik fırtınada oluşan depremlerin merkez üslerinin K-G doğrultulu bir dizilim gösterdiğine işaret eden Şahin, şöyle konuştu:

''Bu da depremlerin Yunanistan'ın Simi Adası ile Bozburun arasındaki kırık zonunda meydana geldiğini gösteriyor. Fay çözümlerine bakıldığında depremlerin eğim atımlı normal faylanma sonucu oluştuğu, bunun da bize bölgenin aktif bir graben sistemi olduğunu işaret etmektedir. Deprem aktivitesinin 24 Kasım'dan itibaren yoğunlaştığı ve bu yoğunluğun devam ettiği görülmektedir. Bu süre zarfında 4.3, 4.4 ve 4.8 büyüklüklerinde 3 ayrı deprem yaşandı. Deprem odak derinliklerinin çoğunlukla sığ olduğu görülmektedir. Sismik fırtınanın karakterini yansıtan bu durum, yine aynı aktivite içinde aynı büyüklüklerde depremlerin olabileceğini göstermektedir.''

Bölgede yapılan tomografik çalışmalarda Bozburun açıklarında özellikle 8-10 kilometre derinliklerde gerilme artışı olduğunu vurgulayan Şahin, şöyle devam etti:

''Özellikle bu bölgede hız değerlerinde bir artış olduğu dikkati çekmektedir. Ancak 25 kilometrelerde hız değerlerinde ve gerilmelerde bir düşüş olduğu, bunun Ege yitim kuşağına bağlı düşük hızlı zonlardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Benzer şekilde bölgede buna benzer yapılar olduğu tespit edilmiştir. Bundan dolayı bölgede bu türden sismik fırtınaların meydana gelmesi göz ardı edilmemelidir. Gerek tarihsel, gerekse aletsel dönemde dalma batma zonu boyunca büyük depremler meydana gelmiştir. 1. deprem bölgesinde yer alan bölgede 6, 6.5 büyüklüklüğündeki bir deprem hasara yol açabilir. Buna yönelik önlem alınmalı, toplum bilinçlendirilmelidir. Bu sayede deprem zararlarını azaltmak mümkün olacaktır.''

BİZE ULAŞIN