TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Çocuk 2 bin yıl önce de çocuk

Zeugma Antik Kenti’ndeki “Muzalar Evi” çalışmalarında çocuklar tarafından yapılmış bin 700 yıllık graffitiler bulundu. Yaramaz çocukların evin duvarlarına çizdiği resimler için “Tarihteki ilk çocuk resimleri” deniliyor

Çocuk 2 bin yıl önce de çocuk
Başlarken...
Burası Anadolu... Taşından toprağından medeniyet fışkıran, Mezopotamya'dan Truva'ya uzanan nice antik kentin inşa edildiği bereketli ve kutsal toprak. Uygarlık tarihinde derin izleri olan ve nice destan yazan medeniyetlerin beşiği. Kuruduğu sanılan fidanın her defasında yeniden yeşerdiği, hayat bulduğu yer. İnsanın, milattan önce başlayıp, milattan sonra devam eden var olma ve var etme savaşında yarattığı nice toplumun nice devletin yuvası.
Burası Anadolu. Dört bir yanı zengin kültürel mirasla bezeli ve her devrin cazibe merkezi. SABAH, işte bu taşından toprağından medeniyet fışkıran Anadolu'daki arkeolojik ve mitolojik faaliyetleri mercek altına aldı. Ve son dönemde arkeologların heyecanla çalıştığı Gaziantep Zeugma, Kars Ani ve İstanbul Aydos Kalesi kazılarını yerinde inceledi. Toza toprağa, kavuran güneşe, sırılsıklam eden yağmura rağmen tarihin izini süren arkeologlar, öğrenciler ve işçilerle birlikte kazılara katıldı. Toprağa vurulan her kazmada ortaya çıkartılan her tarihi kalıntıda yaşanan heyecana tanık oldu.


Tam 147 yıl önceydi. Çanakkale yakınında Hisarlıtepe'deki kazıda Homeros'un "İlyada" destanında adı geçen antik Truva şehri ortaya çıkarıldı. Bu, ilk kez antik kazı yapılan Anadolu için bir milattı. Güç verdi, inanç tazeledi. O günden beri arkeologlar, Türkiye'nin dört bir yanında medeniyetlerden izler arıyor ve buluyor. SABAH da medeniyetlerin peşine düşen bu isimsiz kahramanlara ışık tutuyor. İlk durak, Zeugma antik kenti. "Çingene Kız" mozaiğiyle tüm dünyanın yakından tanıdığı 2 bin 300 yıllık antik kent, Gaziantep Nizip'e bağlı Belkıs köyünde yer alıyor. Buradaki kazılar tam 30 yıl önce başladı. O tarihten bugüne aralıksız devam ediyor. Zeugma kurtarma kazılarını, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutalmış Görkay başkanlığındaki bir ekip yapıyor. "Muzalar (Esin Perileri) Evi"nde 2007'den beri sürdürülen kazı çalışmalarında bu yıl kazı ekiplerini heyecanlandıran yeni bir keşif yaşandı. Muzalar Evi'ni süsleyen freskler arasında evde yaşayan çocuklar tarafından duvarlara yapılmış çeşitli yazıtlar ve figürleri içeren bin 700 yıllık graffitiler ortaya çıkartıldı.



KORKULARI, DİLEKLERİ...
Yaramaz çocukların evin duvarlarına çizdikleri resimler, tarihteki ilk çocuk resimleri olarak değerlendiriliyor. Graffitiler hakkında bilgi veren kazı başkanı Görkay, "Graffitiler M.S. 3'üncü yüzyılın ortalarında ev sakinleri tarafından duvarlara yapılmış çeşitli yazıtları ve figürleri içeriyor. Bunlar arasında ev sakinlerinin korkularını ve dileklerini içeren yazıtlar ve resimsel graffitiler yanında ve evde yaşayan çocukların yaptıkları resimsel graffitiler de bulunmaktadır. Bunlardan birinde o zamanlar Zeugma için tehdit oluşturan Sasanilere ait bir Sasani süvari betimi de yer alıyor" dedi. Zeugma kazısı, Türkiye'de devam eden en önemli kazılardan biri. Fırat Nehri manzaralı teraslarda, tabanı rengarenk mozaik, duvarları fresk, oda içleri mobilya ve heykelciklerle süslü villalar, hamamlar, forum ve arşiv odaları gün yüzüne çıkartılmış. Çalışma her yıl 3 ay sürüyor. Kazıda 8'i işçi 25 kişi görevli. Kazı alanında biten çalışmalar, "mutfak" denilen laboratuvar ve kazı evinde devam ediyor. Kazıdaki buluntular temizlenip, laboratuvarda inceleniyor. Tarihlendirilmesi yapılan ve birleştirilmesi mümkün olan parçalar birleştirildikten sonra fotoğraflanarak, envanter olarak kaydedilip, müzeye teslim ediliyor.



KAZININ ALAYLISI
Kazı alanını dolaşırken, kısa süre önce bulunan ve özenle korunan Okeanos Tetis mozaiğini gördüm. Kazının 21 yıllık alaylı içsisi İbrahim Ayar tarafından ve gün yüzüne çıkarılmıştı. Tam zamanlı personel şefi Ayar, şunları söyledi: "Bu işe başlarken amacım para kazanmaktı. Zamanla benim için bir işten fazlası olmaya başladı. Kurtarma kazılarında büyük bir rolüm vardı. Amerikalı, Fransız, Alman, İtalyan, İspanyol, Cezayirli kazı ekipleri ile çalışma fırsatım oldu. Restorasyon ve konservasyon işlerini İtalyanlardan öğrendim. Zeugma'nın burada doğduğum topraklar üzerinde olması benim için gurur verici."



GAZETECİLİĞİ BIRAKTI ARKEOLOG OLDU
Hayat tesadüflerle dolu. Zeugma kazısında çalışanlardan biri, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden sınıf arkadaşım Duygu Yiğit'ti. Onu yıllar sonra elinde spatulayla kazı alanında çalışırken gördüm. Gazeteciliği bırakmış, halen Ankara Üniversitesi'nde "Arkeoloji" okuyor. Son sınıf öğrencisi. "Bu iş çocukluk hayalimdi. Burada kendimi özgür hissediyorum. Pazartesi sendromu diye bir şey yok. Her sabah 5'te uyanıyoruz ama buranın yorgunluğu bile güzel. Kolektif bir yaşamımız var. Beraber sevinip beraber üzülüyoruz. Ortaya çıkan eseri 'sadece taş' olarak görmüyoruz. Bu benim için bir taşın ötesinde binlerce yıllık bir hayatı anlatıyor" diyor.

YARIN: İstanbul'un çatısı Aydos Kalesi kazısında arkeologları heyecanlandıran gelişme... Kaledeki "Bin yıllık pati izleri" ne anlama geliyor?
BİZE ULAŞIN