Yazımı Karıştırılan Sözcükler - Yazımı En Çok Karıştırılan Kelimeler ve TDK'ye Göre Doğru Yazılışları
Bazı kelimelerin yazımında yanılgıya düşebiliyoruz. Acaba bu şekilde mi yazılıyordu yoksa bu şekilde mi doğruydu? Diye ikilemde kalabiliyoruz. Özellikle bu konularda en çok araştırma yapanlar kuşkusuz öğrenciler oluyor. Bunlardan birkaçına örnek vermek gerekirse; yalnız, birçok, her gün, kirpi gibi kelimeler. Yazımı karıştırılan sözcükler karşımıza çıktığında ilk iş Türk Dil Kurumu yani TDK sayfasından doğru yazılışını öğrenebilirsiniz. TDK kuralları ile yazılışı karıştırılan kelimeler ve doğru yazılışları konusuna daha ayrıntılı bir şekilde değineceğiz. İşte yazımı karıştırılan kelimeler…
Günlük hayatta çok sık kullandığımız ama bir o kadar da hatalı kullandığımız kelimeler vardır. Dilimizdeki sözcükleri Türk Dil Kurumu'nun kurallarına göre doğru bir şekilde kullanmak önemlidir. Fakat günlük koşturmacada yazım kılavuzunu kullanmak zor olduğu için insanlar en çok karıştırılan kelimeleri öğrenmek ve günlük hayatında uygulamak istiyorlar. Yazımı karıştırılan sözcükler listesini sizler için hazırladık. Yazımı karıştırılan kelimeler listesine bakarak kelime hatalarınız varsa doğru yazımını öğrenebilirsiniz. İşte yazımı karıştırılan sözcükler ve doğru yazılışları…
YAZIMI KARIŞTIRILAN KELİMELER
Kelimelerin yanlış yazılmasına neden olan bazı etkenler vardır. Acelecilik, dikkatsizlik ve bilgisizlik olarak bu etkenleri başlıca sıralayabiliriz. Bazen de insanlar anlamını bilmediği ve çok az kullandığı kelimelerde yanılgıya düşebilmektedir. Günlük hayatta da bu yüzden çok sık yanlış kelimeler kullanılır. Bunun için yazım yanlışı ve sözlü anlatımda yanlış yapmamak adına en çok yazımı karıştırılan sözcükler listesine göz atabilirsiniz.
YAZIMI KARIŞTIRILAN SÖZCÜKLER
Önce sözcüğün yanlış yazımı sonra doğru yazımı verilmiştir.
ablem / amblem,
acaip / acayip,
acenta / acente,
acitasyon / ajitasyon (kışkırtma, duygu sömürüsü yapma),
adele / adale,
afaroz / aforoz (Hristiyanlıkta cemaatten kovma cezası, darılıp biriyle konuşmama, uzaklaştırma),
afilli/ afili (gösterişli, çalımlı),
ahçı/ aşçı,
ahpap/ ahbap,
akapunktur/ akupunktur (iğne batırılarak yapılan tedavi),
alarım/ alarm,
aliminyum – alimünyum/ alüminyum,
allerji / alerji,
alobora / alabora (geminin yan yatması),
amartisör/ amortisör,
anfi / amfi (basamaklı olarak yükselen büyük derslik),
anotomi / anatomi,
antiparantez / antrparantez,
antreman/ antrenman,
aparatif – aperatif / aperitif (ön içki),
aporlor – hoporlör – opörler / hoparlör,
aptes/ abdest,
arabeks / arabesk,
arefe / arife,
arozöz/ arazöz (yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan araç),
artiz – artis / artist,
askari/ asgari (en az, en düşük),
assubay / astsubay,
asvalt / asfalt,
aşentiyon – aşantiyon / eşantiyon,
aşofman – eşortman- / eşofman,
ataç / ataş (tutturgaç),
atelye/ atölye,
ateşe / ataşe (elçilik uzmanı),
avut/ aut (dış),
Azerbeycan / Azerbaycan
barsak/ bağırsak,
bilader / birader,
bilimum / bilumum,
birfiil/ bilfiil,
birhaber / bihaber,
boğa yılanı / boa yılanı,
boy pos / boy bos,
boğça – poaça – poça / poğaça,
büsküüt- püsküüt – pisküüt – pisküvi – püsküvüt… / bisküvi
canbaz/ cambaz,
candarma- cenderme/ jandarma,
celatin / jelatin,
ceryan / cereyan,
ceton / jeton,
cimnastik / jimnastik,
ciyer / ciğer,
çekinser / çekimser,
çiflik / çiftlik,
çinakop / çinekop,
civa / cıva,
çukulata- çukolata / çikolata
dekarasyon / dekorasyon,
dekaratör / dekoratör,
dersane / dershane,
dinazor / dinozor,
direk / direkt,
döğmek / dövmek,
döküman / doküman (belge),
dökümanter / dokümanter (belgesel)
egzantrik-ekzantrik- egsantrik/ eksantrik (dış merkezli, ayrıksı),
egzos- egsoz- eksoz-egzost- eksozt / egzoz,
ensitü / enstitü,
entellektüel / entelektüel,
entrasan / enteresan,
erezyon / erozyon (aşınma),
eskirim / eskrim,
espiri / espri,
eşgal-eşkal / eşkâl (dıştan görünüş, biçim),
evsane / efsane,
ezzane / eczane
faliyet /faaliyet,
fantazi / fantezi (değişik heves, değişik beğeni),
fasülye/ fasulye,
fermar/ fermuar,
fesetmek/ feshetmek (bozmak, dağıtmak),
fiat/ fiyat,
filim/ film,
fites/ vites,
florasan/ floresan
gangaster/ gangster,
gangren/ kangren,
gardolap/ gardırop,
gaste- gazte/ gazete,
gravat/ kravat
halel (bozma, bozukluk) ⇒ helâl (dinin kurallarına aykırı olmayan, dinî bakımdan yasaklanmamış olan, haram karşıtı)
hakkaten/ hakikaten,
halisinasyon- halisünasyon / halüsinasyon (sanrı),
haremlik selamlık/ harem selamlık,
harfiyat/ hafriyat (kazı),
herkez- herkeş/ herkes,
heycan/ heyecan,
Hıristiyan / Hristiyan…
ıskonto/ iskonto,
Istanbul- İstambul / İstanbul,
ıstırap/ ızdırap,
istakoz / ıstakoz,
ilizyon- ilüzyon/ illüzyon (yanılsama),
inkilap / inkılap,
insiyatif / inisiyatif (öncelik, üstünlük),
istepne / stepne (yedek lastik),
istihap hatti / istiap haddi (içine alma sınırı, sığdırma sınırı)
izalasyon / izolasyon
karsör- karisör/ karoser,
kakafoni/ kakofoni (ses uyumsuzluğu),
kalemşör / kalemşor (kalem savaşçısı),
kanpanya / kampanya,
kaporo / kaparo,
karegrafi- kareografi/ koreografi (figür ve anlatımların bütünü),
karekter/ karakter,
karnıbahar / karnabahar,
kavonoz / kavanoz,
katalok / katalog,
kaysı / kayısı,
kırahatane / kıraathane,
kilot/ külot,
kipri / kirpi,
kiprik/ kirpik,
kitlemek / kilitlemek,
klavuz/ kılavuz,
klüp / kulüp,
kokreç- kokareç / kokoreç,
kolanya / kolonya,
kollej / kolej,
kolleksiyon / koleksiyon,
kollektif / kolektif,
komidin / komodin (küçük dolap),
kominist/ komünist,
komünükasyon / komünikasyon (iletişim),
konsansüs / konsensüs (uzlaşma),
kontür- kontur / kontör,
kopye / kopya,
kurdela- kordale- kurdale / kurdele,
küpür / kupür (giyside kesim),
küvöz / kuvöz (yaşanak)
layik / laik,
labaratuar- labaratuvar- laboratuar / laboratuvar,
lağbo- lavobo / lavabo,
laylon/ naylon
mahçup / mahcup,
mahfolmak / mahvolmak,
mahsuz- masus / mahsus,
makina / makine,
maktül / maktul (öldürülmüş),
manüpülasyon / manipülasyon (yönlendirme, seçme),
matamatik / matematik,
mataryal / materyal,
maydonoz / maydanoz,
mefta / mevta (ölü, ölmüş kimse),
megoloman- megolaman/ megaloman (kendini çok büyük gören kimse),
melemen/ menemen,
melhem / merhem,
menapoz/ menopoz,
menejer- menecer / menajer,
mentalite / mantalite (anlayış),
menüsküs / menisküs,
meyva / meyve,
miğde / mide,
mokasen / makosen (kısa ökçeli, bağsız ayakkabı),
motorsiklet/ motosiklet,
mozayik/ mozaik,
mönü/ menü (yemek listesi),
muacir / muhacir,
muaffak / muvaffak,
muhattap / muhatap,
mundar / murdar (kirli, pis),
mustarip / muzdarip,
muşanba / muşamba,
muzur / muzır (zararlı),
münübüs/ minibüs,
müracat / müracaat,
mürüvet- mürivet / mürüvvet (cömertlik, yiğitlik),
müsayit/ müsait,
müsbet/ müspet,
müsvette / müsvedde,
mütaakip / müteakip,
mütahit/ müteahhit
nalet / lanet,
naturel/ natürel (doğal),
nergiz / nergis,
nisbet/ nispet,
nötür/ nötr (etkisiz)…
oce/ oje,
okşizen / oksijen,
oparasyon / operasyon,
opsayd / ofsayt,
orjinal / orijinal,
şok olmak / şoke olmak,
öğe / öge,
ötenazi/ ötanazi (ölme hakkı)
palyanço- palyoça / palyaço,
panaroma/ panorama (genel görünüm),
pantalon/ pantolon,
parağraf/ paragraf,
pardesü / pardösü,
parelel / paralel,
parende / perende (havada dönerek atılan takla),
parlementer / parlamenter,
parlemento / parlamento,
payton / fayton,
penbe/ pembe,
peştemal / peştamal,
pisiklet / bisiklet,
proğram- prooram / program,
proleterya/ proletarya (emekçi sınıfı),
promasyon / promosyon (özendirme),
provakatör / provokatör (kışkırtmacı),
psikiyatrist/ psikiyatr…
radyosyon/ radyasyon,
rakkam / rakam,
raslantı / rastlantı,
rasgele / rastgele,
restoran/ restoran,
revanş/ rövanş,
rezarvasyon / rezervasyon,
riks/ risk.
Roma rakamları / Romen rakamları,
ropörtaj / röportaj
sada / seda: (ses),
safa / sefa (gönül rahatlığı),
sağnak/ sağanak,
sandoviç- sandöviç- sandüviç/ sandviç,
sarmısak / sarımsak,
satlık / satılık,
sellektör / selektör,
seramoni / seremoni (tören),
serbes/ serbest,
seyehat/ seyahat,
sezeryan/ sezaryen,
silahşör/ silahşor,
sohpet/ sohbet,
soy kırımı/ soykırım,
statyum / stadyum,
su basmanı / subasman (oturmalık),
subap- supab-sibop/ supap,
sueter / süveter,
südyen- sudyen / sütyen,
sükûtuhayal/ sukutuhayal (hayal kırıklığı),
süpriz- süprüz /sürpriz,
sütüdyo / stüdyo
şanzuman/ şanzıman,
şarter/ şalter,
şarz / şarj,
şayibe/ şaibe,
şemşiye/ şemsiye,
şevkat/ şefkat,
şifai/ şifahi,
şohben / şofben,
şöför / şoför
tabiyat/ tabiat,
tahüt/ taahhüt,
taamüden-tamüden/ taammüden (kasten, tasarlayarak),
tafsiye/ tavsiye,
tahtarevalli/ tahterevalli,
taktim / takdim,
taktir/ takdir
tastik / tasdik,
tanpon/ tampon,
tasfir/ tasvir,
tasviye/ tasfiye (arıtma),
taşaron/ taşeron (ikinci derecede müteahhit),
teferuat/ teferruat,
tekneloji / teknoloji,
tekrardan/ tekrar,
temize gitmek / temyize gitmek,
tenbel/ tembel,
tenbih/ tembih,
tenefüs/ teneffüs,
teravi- terevi/ teravih,
tesbih/ tespih,
tesbit / tespit,
teşfik/ teşvik,
tetanoz/ tetanos,
tiskinmek/ tiksinmek,
tiyo/ tüyo (gizli bilgi),
tolorans/ tolerans,
tos/ tost,
traş/ tıraş,
tribuşon- tirbüşon/ tirbuşon (burgu),
türübün / tribün
ukte / ukde (yükümlülük, sorumluluk),
ultrasyon/ ultrason (yansılanım),
ultümaton- ültimatom/ ültimatom (bir devletin başka bir devlete verdiği nota),
usûl / usul,
utopya / ütopya,
ünüforma / üniforma,
ünvan/ unvan,
üvertür/ uvertür (konser öncesi çalınan parça)
valeybol- veleybol/ voleybol,
vehamet/ vahamet (güçlük, tehlikeli durum),
vejeteryan/ vejetaryen (etyemez),
vürüs/ virüs (parazit)
yalnış/ yanlış
yayınlamak/ yayımlamak,
yımırta/ yumurta,
yövmiye / yevmiye,
zenaat/ zanaat,
zerafet / zarafet (zariflik),
zınba / zımba…
EN SON HABERLER
- 1 Gençlerin kavgası kanlı bitti: 2 yaralı
- 2 MKE TOLGA ilk ihracatını Katar’a yapıyor
- 3 Antalya'da orman yangını! Ekiplerin müdahalesi sürüyor
- 4 Antalya'da kan donduran olay: Balıkçıların ağına ceset takıldı!
- 5 Bakan Tunç'tan "Atlas Çağlayan" açıklaması: Fail ya da failler hak ettikleri cezayı alacaklar
- 6 Bingöl'de feci kaza! 3 araç birbirine girdi: 10 kişi yaralandı
- 7 Askeri güçte kritik tablo! Dünyanın en güçlü orduları 2026 listesi açıklanıyor: Türkiye 2025’te kaçıncı sıradaydı?
- 8 İstanbul'da kar yağdı ulaşım çileye dönüştü! İETT otobüsleri yolda kaldı, vatandaş itti
- 9 Yüksek kar vaadiyle milyonlarca lira toplamıştı! O kuyumcu tutuklandı
- 10 Samsun’da trafik kazası: 6 yaralı