Giriş Tarihi: 26.10.2026 12:54

Yeşilay bağımlılıkların çevreye etkisini raporlaştırdı: “Bağımlılık bireysel ve küçümsenecek bir mesele değildir”

Her türlü bağımlılık konusunda önemli çalışmalar yapan Yeşilay, Türkiye Bağımlılık ve Çevre Araştırma Raporu hazırladı. Raporla ilgili konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç.Dr. Mehmet Dinç, bağımlılığın bireysel ve küçümsenecek bir mesele olmadığına dikkat çekerek, bağımlılığın ormanı balığı tüm ekolojiyi ilgilendiren bir mesele olduğunu söyledi. Rapor çalışması kapsamında Adana, Hatay, Trabzon, Antalya, Samsun, İzmir ve İstanbul’daki arıtma tesislerinden uyuşturucu ve uyarıcı maddelere dair örnekler aldıklarını ifade eden Adana Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evşen Güzel, biyolojik arıtma yapan tesislerde uyuşturucu madde kalıntılarının sudan arındırılabildiğini ancak biyolojik arıtma yapmayan tesislerde bu oranın çok düşük olduğunu açıkladı.

Alkol, sigara, uyuşturucu, kumar ve teknoloji bağımlılıklarıyla mücadelede önemli çalışmalar yapan Türkiye Yeşilay Cemiyeti, bağımlılıkların çevre üzerindeki görülmeyen etkilerini ele alan bilimsel veriler ışığında hazırladığı "Türkiye Bağımlılık ve Çevre Araştırma Raporu"nu kamuoyuyla paylaştı. Raporun paylaşıldığı basın toplantısına Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ayşe Seval Palteki, Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Evşen Güzel, ile davetliler katıldı. Toplantıda raporu hazırlayan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ayşe Seval Palteki, Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Evşen Güzel, bağımlılıkla ilgili düşüncelerini açıkladı.

"BAĞIMLILIK MESELESİ BİREYSEL BİR MESELE DEĞİLDİR"

Bağımlılık meselesinin bireysel ve küçümsenecek bir mesele olmadığını anlatan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak 106 yıldır bağımlılıklarla alakalı büyük bir mücadele veriyoruz. Ülkemizde hiçbir insan bağımlı olmasın. Dünyada hiçbir insan bağımlılıkla alakalı çok boyutlu zararları görmesin diye eğitim, beceri kazandırma, faaliyetler organize etme, bilimsel araştırmalar oluşturma, bilimsel bir zeminde faaliyetlerimizi güçlü bir şekilde yürütme noktasında gece gündüz çalışmalarını sürdürüyoruz. Şunu net bir şekilde biliyoruz. Bağımlılık hiçbir şekilde faydası olmayan bir şeydir. Bağımlılık hiçbir şekilde zararları azımsanmayacak, küçümsenmeyecek bir şeydir. Bugünkü raporumuzda gördüğümüz şekilde bağımlılık sadece bireysel bir mesele değildir. Bir kişinin kendi kendine zarar vermesi değildir. Bir kişinin hayatına kastetmesi değildir. Bir kişinin sağlığıyla oynaması değildir. Bir kişinin ötesinde toplumun da ciddi olarak çok boyutlu bir şekilde bağımlıktan zarar gördüğü gerçeğiyle karşı karşıyayız" dedi.

"BAĞIMLILIK YÜZEN BALIĞI ORMANLARI DA İLGİLENDİRİYOR"

Bağımlılık meselesinin ekolojiyi ilgilendirdiğine dikkat çeken Dinç, "Bu bireysel sağlığın ötesinde toplumsal güvenle alakalı, huzurla alakalı, ağır sayışla alakalı, şiddetle alakalı, suçla alakalı çok boyutlu olarak topluma büyük etkileri olan bir durumdur. Bağımlık sadece bir kişi ilgilendirmiyor. Bağımlık sadece toplumu ilgilendirmiyor. Bağımlık aynı zamanda uçan kuşu ilgilendiriyor. Yüzen balığı ilgilendiriyor. Ormandaki ağacı ilgilendiriyor. Kırdaki çiçeği ilgilendiriyor. Bağımlık sadece insana zarar vermiyor. Topluma zarar vermiyor. Aynı zamanda tabiata da zarar veriyor. Aynı zamanda çevreye de zarar veriyor. Aynı zamanda dünyaya da zarar veriyor. Dolayısıyla bağımlı bir kişi bağımlılığıyla beraber veya bağımlılık endüstrisi yaptıkları o çok zararlı işle beraber sadece kendilerine zarar vermemiş oluyorlar. Topluma da çevreye de zarar vermiş oluyorlar. Bağımlılık meselesi sadece bireyin ya da toplum meselesi değil. Sosyolojinin meselesi değil. Aynı zamanda ekolojinin de meselesidir" açıklamasında bulundu.

"BAĞIMLILIĞIN ÇEVREYE ZARARI İZLENMELİ"

Türkiye'nin bağımlılık konusunun çevreye verdiği zararların üzerinde durulması gerektiğinin altını çizen Dinç, "Türkiye olarak bağımlılığın çevreye verdiği zararı çok ciddi olarak ele almak zorundayız, mecburiyetimiz var. Bağımlılık endüstrisinin karbon ayak izinden su tüketimine, atık üretimine ilişkin düzenli olarak raporlamalar yapması gerektiğini düşünüyoruz. Bağımlılıkla mücadelenin içerisinde mutlaka çevrenin korunması ve iklim değişikliği perspektifinin eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bağımlılık yapıcı ürün ve hizmetlerine kaynaklanan çevresel zararların giderilme maliyetlerinde endüstrinin muhakkak sorumluluk alması gerektiğini düşünüyoruz. Atık su, çevre ve sağlık verilerine dayalı bir izleme ve erken uyarı sistemin oluşturulmasına ve ileri görüş arıtma tesislerinin yaygınlaştırılması gerektiğine inanıyoruz. Bağımlılıkların önlenmesi, çevre ve sürdürülebilir kalkınma politikalarına entegre edilmesine eğitimlerde çevre sağlığı ve iklim değişikliğine de vurgu yapılarak bağımlılık riskinin etkilerinin kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bağımlılık kaynaklı çevresel zararların mevzuatta tam bir şekilde net bir şekilde açık bir şekilde tanımlanmasına ve bununla alakalı endüstrinin ve bunları ihlal edenleri etkili yaptırımlara tabir tutulması istiyoruz. Bağımlılık yapıcı ürün ve hizmetlerinin talebi azaltan politikalarla çevresel zararlar kaynağında önlenmesi gerekir diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

"BİYOLOJİK ARITMADA UYUŞTURUCU MADDELER SUDAN ARINDIRILABİLİYOR"

Raporun hazırlanması sürecinde Adana, Hatay, Trabzon, Antalya, Samsun, İzmir ve İstanbul'daki arıtma tesislerinden uyuşturucu ve uyarıcı maddelere dair örnekler aldıklarını ifade eden Adana Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evşen Güzel, "Bağımlı oturucu maddelerin bu tesislerde arıtıldıktan sonra ne oranda alıcı ortamlara karıştığıyla ilgili bir çalışma gerçekleştirmiş oldu. Sonuçları değerlendirmemiz gerekirse biyolojik arıtma uygulanan tesislerde incelenen maddelerin yüzde 80 ile yüzde 100'ünün giderildiği tesit etmiş bulunmaktayız. Fakat ön arıtma olan tesislerde bu oran oldukça az. Hatta neredeyse yok denilebilecek seviyelerde diyebiliriz" dedi.

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.