HAŞMET BABAOĞLU

Savaş mavaş

Avrupa uçurumun kıyısındayken pek ihtişamlı yürür...
Oysa her şey ayağının sürçüp sürçmemesine bağlıdır.
Nereden aklıma geldiyse şimdi...

***

Mesela 1896'da Macarlar, Orta Avrupa'ya gelişlerinin 100. yıldönümünü Milenyum Anıtı'nı inşa ederek kutlamışlardı.
Ortakları Avusturyalılar ise Viyana'yı bir şenlik yerine çevirmişti.
Kısa bir süre sonra Avusturya- Macaristan İmparatorluğu'nun tarihe karışacağını söyleseniz, güler geçerlerdi.
Hele İtalyanların inşası 1911'e kadar süren dev "düğün pastası" Vittorio Emanuele Anıtı'na ve Londra, Berlin'deki kentsel gelişmelere bakanlar, 20. yüzyılın barış içinde ve eğlenceli bir yüzyıl olacağını düşünüyordu.
Çok karamsarlar hariç kapitalist kalkınmanın direksiyonunu bazen sadece savaşın "düzeltebileceğine" ihtimal veren yoktu.
1914 işte böyle sessiz ve sinsi adımlarla geldi.

***

Asıl konumuz bugünse...
Çok şey yüzyıl öncesine benziyor ama bir şey olacağı yok!
Ben de ciddi bir savaşa prim vermiyorum...
Lakin Rusya-Ukrayna gerilimini izlerken sürekli Birinci Dünya Savaşı arifesini anlatan makaleler okumaktan da kendimi alamıyorum.
Mesela biz Birinci Dünya Savaşı denince 7'den 70'e hemen Çanakkale direnişini hatırlarız ama o savaş belasının başımıza Karadeniz ihtilafı nedeniyle sarıldığını bilmeyiz.
İşin o yanı hep sisli kalmıştır.

***

20. yüzyıl başlarının en ünlü yazarlarından ve ekonomist Norman Angell'in 1913'te kaleme aldığı "Alman Öğrencilere Açık Mektup"u zihnimde dolanıp duruyor bir süredir.
Angell orada "Dünya globalleşme çağındadır ve bir daha asla büyük bir savaş çıkmayacaktır" demişti.
Bunun trajik ölçüde gülünç bir iddia olduğunu çok çabuk anladı.
Sadece bir yıl sonra...

***

Birinci Dünya Savaşı neden ve nasıl çıktı?
Bu konuda türlü çeşitli tezler üretilmiştir; hatta birbiriyle çekişen akademik ekoller vardır.
Ama "siyasi beceriksizliği" ön plana alan tezlerin bir ifadesini aklıma not etmişimdir: "Rusya, olup bitenlerin savaş demek olduğunu bilmeden seferberlik ilan etmişti."
Güldünüz mü? Fakat gerçek.
Ya şuna ne dersiniz?
"Almanya, İngiltere'nin ne pahasına olursa olsun kıta Avrupa'sındaki bir savaşa uzak duracağı gibi yanlış bir düşünceye kapılmıştı." (Historians and July 1914 / May and Williamson)

***


NOT DEFTERİ
En iyisi yüz savaşta yüz zafer kazanmak değildir. En iyisi savaşmadan boyun eğdirmektir. (SUN Zİ / Savaş Sanatı)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.