HAŞMET BABAOĞLU

Kimin ‘adamları’ bunlar?

Unuttuklarımız oluyor...
Hatırlatıyorum.
Bir de yaşarken gözümüzden kaçırılan fakat şeytanın gizlendiği ayrıntılar var.
Onları da sık sık buraya taşımak zorunda kalıyorum.
Çünkü artık öyle bir dünyada yaşıyoruz ki...
Unutuşun sarhoşluğuna kapılırsak, yanarız.

***

Önce şunu söyleyeyim...
Bizim bölgemizde herhangi bir ülkeyi (ve elbette Türkiye'yi de) "kimyasal kullanmak" gibi iftiralara maruz bırakmak öyle basit bir siyasi sersemlikle açıklanamaz.
Bir operasyonun başlangıç ayağıdır.
Arkası çok karanlık, çok pis, çok tehlikeli hesapların dışa vurumudur.

***

Rafid Ahmed Alvan el- Cenabi'yi tanıyor musunuz?
Nereden tanıyacaksınız ki...
Aklınızda bir çağrışım yapmaz.
Irak'ın işgalini bir film gibi izledik ama yüzleri gizlenen aktörlere dönüp hiç bakmadık.
Baktırmazlar.
On yıl sonra kadar medyalarına küçük bir haber düşerler: "Amerikan yönetimine ülkesinin kimyasal ve biyolojik silahlar ürettiği bilgisini veren Iraklı kimya mühendisi, yalanını kabul etti."
El-Cenabi o kişidir işte!
Koskoca ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın hiç utanmadan BM'ye Irak'ın "tehlikeli silahları olduğu hakkında sağlam kaynağımız" diye sunduğu operasyon figürü...
Bu adam 2011'de, İngiliz gazetesi Guardian'a, "Bana bir yalan söyleyerek Irak rejimini devirme şansı verilmişti. Irak'a bir parça da olsa demokrasinin gelmesine neden olmaktan gurur duyuyorum" demişti.
Hainlik böyle kurgulanıyor işte!
Irak'ın hâli ise ortada...

***

Tabii El-Cenabi gibi gizli satılmışlar kadar açık siyasi kimliklerin iftira ve yalanları da önemli...
Irak'ın işgali dedim ya...
O gevşek ve gevrek sırıtışlı İngiltere Başbakanı Tony Blair'i unutabilir miyiz?
İşgalden önce kendi parlamentosuna sunduğu "Irak 45 dakika içinde kitle imha silahını harekete geçirebilir" raporuna sonradan müthiş bir kayıtsızlıkla "yanılgıydı" deyip geçen adam...
Yani anlayacağınız...
Ülkesinin askerine, polisine ve temel kurumlarına iftira atanları görünce, bir durun...
İster içinizden, ister yüksek sesle "Kimin adamları bunlar?" diye sorun...
Cevabı şıp diye bulacaksınız.

***


NOT DEFTERİ
İnsanın içinde olduğu hâl, ona yabancı hâldir. Deli deliliğini, genç gençliğini, ihtiyar fıkradığını bilmez (ŞULE GÜRBÜZ / Coşkuyla Ölmek)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.