HAŞMET BABAOĞLU
Öteki tarih
Kendine güveni müthişti...
Sefere 700 bin askerle çıkmıştı; tahayyül etmesi bile zor.
Napolyon'dan ve Rusya seferinden bahsediyorum...
1812'de işler fena değildi.
Fakat sonra Ruslar direnmeye ve farklı savaş taktikleriyle Napolyon'un ordusunu yıpratmaya başladılar.
***
Hayır! Napolyon'dan (şöyle veya böyle hiç bitmez bu tipler) ve askeri maceralarından bahsetmeyeceğim...
Tarih dersleri, okullar, kitaplar, ekran tartışmaları savaşların hikâyesiyle dolu...
Sanıyoruz ki...
Savaş varsa yer gök de savaştan ibaret hâle dönüşür.
Hayır!
İnsanın İNSAN yanı alttan alta direniyor öyle zamanlarda...
Tarih kitaplarının yazmadığı "zaferler" de var, bunu bilin!
Dün öyleydi, bugün de, yarın da öyle olacak.
***
Mesela...Goethe'nin bir arkadaşına yazdığı şu mektubu bilir misiniz?
"Kim tahmin edebilirdi ki, bizim Protestan lisemizin dershanesinde Müslümanlar ibadet edecekler ve Kuran sureleri okunacak? Fakat oldu ve biz de Başkırtlar'ın ibadetine katıldık. Bana ok ve yay armağan ettiler. Hayırlısı ile yurtlarına bir dönsünler; bu armağanları, hayatım boyunca yerinden oynatmamak üzere, şöminenin üzerine, duvara asacağım."
Olay şuydu...
Rus ordusuyla birlikte Başkırt savaşçılar da Goethe'nin yaşadığı Weimar'a gelmişler, orada uzun süre kalmışlardı.
24 Aralık 1813'te şehirdeki Protestanlar kilisede Noel ayini yaparken, Başkırtlar da kiliseye bağlı okulda cuma namazı kılmışlardı, Goethe'nin arkadaşına bahsettiği olay buydu.
Başkırtlar yalnız büyük şairde değil, şehrin yerlilerinin tamamında derin izler bırakmıştı.
***
Çok önceden beri Kuran'ı tanıyan ve gönülden bağlanan Goethe için artık yeni bir yol açılmıştır.
Kendi Doğu-Batı Divanı'nı yazmaya başlar...
1816 yılında kendi divanından bahsederken "Bu eserin yazarı Müslüman olduğu ihtimalini reddetmez" der.
Avrupa'nın resmi anlatılarında bundan pek bahsedilmez.
***
Yerim diğer detayları yazmaya yetmiyor...
Ama siz derdimi anladınız, eminim.
"Öteki tarih" gelecekte nasıl şekil alacak?
Şüpheniz olmasın, yine böyle olacak...
***
NOT DEFTERİ
Ne diye yakınıyorsun düşmanlarından / Seni sen olduğun için / Her daim sessizce kınayan / Dostlar gibi mi olsalardı? (J. W. GOETHE / Doğu-Batı Divanı)
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.