
Biden’la kriz çıkmayınca çıldırdılar
Avrupa ve ABD'yi savunanların çoğu bağımsızlık için savaşan iktidara "dinozor"ve "geri kafalı diktatör" diyor...
Reis'i de Türkiye'yi dünyadan soyutlamakla suçluyor.
Kısacası sömürge valisi gibi "onu yapma, bunu yapma, atlama, zıplama, oturma, kalkma" diyorlar.
Çok istediler Biden-Erdoğan görüşmesinde bir kriz çıkmasını...
Olmayınca çıldırdılar...
Kimi ekran kuşları da Reis'in ABD'ye neden savaş (!) ilan etmediğini sorup durdu. Çıldıranların başında Kemal Kılıçdaroğlu vardı.
O da abuk sabuk laflarla görüşmeyi karalamaya kalktı. Adam böyle diye diye CHP'yi, Atatürk'ün partisi olmaktan çıkarıp Kandil'in partisi yaptı. Tezkereye 'hayır' demekle Apo'nun adamı olarak tarihe geçti.
Aklıselim olan herkes 'hayır'ın ne manaya geldiğini ve CHP'nin ne yapmak istediğini biliyor. KK'ya göre PKK'ya yapılan operasyonlara 'evet' demek Cumhuriyete ihanetmiş!
15 Temmuz'da devleti yıkmak isteyen KHK'lı 'Fetullahçılara' sahip çıkmak, asker ve polis katilleriyle el ele yürümek ise ihanet değilmiş!
Pes vallahi...
İşin aslı şudur! Biden, Mehmetçiğin PKK ve PYD'ye vurmasını ABD'nin güvenliğine tehdit saymış. Kılıçdaroğlu da Mehmetçiğin PKK'ya vurmasını önlemek için 'Suriye Tezkeresi'ne hayır demiştir, nokta!
***
ABD derin devletinin adamı Henry Kissinger, "Kıyamet savaşı olacak, Ortadoğu'daki dengeler tamamen değişecek. 7 ülke işgal edilip Büyük İsrail Devleti kurulacak. Bu 7 ülkeden biri kesinlikle Türkiye olacak. Türkiye, parçalanmayı kabul etmezse işgal edilecek" demişti.
ABD Türkiye'yi işgali kafaya koydu. 15 Temmuz darbesi bunun içindi Reis engel oldu.. Reis 'işgali önlemek' için çalışıyor. Kılıçdaroğlu ve işbirlikçileri ise işgale zemin hazırlıyor. Tezkere 'hayır' çıksaydı Mehmetçik mecburen bölgeden çekilecekti... Yerini ise 100 bin kişilik ağır silahlı PKK/PYD terör ordusu dolduracaktı. Yurda sızmalar olacak karakollar basılacak, şehirlerimizin güvenliği ise tehlikeye düşecekti.
CHP'nin tezkereye 'hayır'ı bunu sağlamak içindi.
Şimdi kıvırıp durmasınlar.
***
'Namus' sözcüğünü Türk Dil Kurumu iki şekilde açıklar... Birincisi ahlak ve toplumsal değerlere bağlılık, ikincisine de 'dürüstlük' ve doğruluk...
'Ahlak' ve 'namus' evrenseldir, ülke, din, dil fark etmez.
Ahlak ve namuslu olmak vicdanlı olmaktır, hak ve hukuku gözetmektir!
Namuslu güvenilir ve sözünün eri biridir.
"Delikanlılık" demek de budur, "Adam gibi adam" olmak da.
Bay Kemal milletin oyunu almak için 'namusu' üzerine çok yeminler etti. Ama hiç birini tutmadı.
Şimdi 'demokrasi' adı altında yeni ihanetlere hazırlanıyor..
***
Bu adamın yüzünde Rabbi Yessir ne gezer?
Yanılmayasın Meral abla!
Bir daha bak istersen! Hatta kulağına bak, ense tıraşına bak! Hem bu adamın nesi Fatih Sultan Mehmet'e benziyor... Adam riyakar biri. Gözleri "velfecri" okuyor.
Dereyi geçene kadar da ayıya dayı diyen garip bir tip işte..
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.