YAVUZ DONAT

18 Temmuz 2004, Pazar

"Devletten birileri"

Birkaç yıl önceydi... Hakkari'ye gitmiştik... Ve çok kişiden aynı şikayeti dinlemiştik... Şikayet "Van-Hakkari yolundaki" aramalarla ilgiliydi... Bazı günler 10, bazı günler 20 noktada arama oluyormuş.
Herkes bundan yakınıyordu. "Yolculuk, işkence halini alıyor" diye.
Araştırdık.
Söylenenler doğruydu.

***
O seyahatte Hakkari'den Van'a geçmiştik.
Van'da da halkla konuşmuştuk. Çarşda, pazarda pek çok Vanlı "Hakkari'ye gitmek bir eziyet" demişti:
- Adım baş durduruyorlar... Arıyorlar.

***
Dinlediklerimizi dönemin Hakkari Valisi'ne de anlatmıştık, Van Valisi'ne de.
İkisinin de yanıtı birbirinin aynıydı:
- Biliyoruz... Vatandaş haklı... Ama biz bu aramaları yapmaya mecburuz.
"Terörist mi arıyorsunuz... Silah mı?" diye sorunca da...
Şu yanıtı almıştık:
- Uyuşturucuyu unuttunuz.

***
İki Vali de anlatmıştı ki:
_ Uyuşturucu bazen cenaze arabasında bile taşnıyor.
_ Bazen ambulansta.
_ Bazen gelin otomobilinde.
_ Bazen sivil, bazen resmi plakalı bir araçta.
Onun için sivil araç, resmi araç, düğün konvoyu, doğuma yetiştirilecek kadın demiyor, herkesi arıyorlardı.
Tabii "bütün bunlara rağmen" uyuşturucu trafiği tam olarak önlenemiyordu.

***
Hakkari Valisi'nin de, Van Valisi'nin de sözleri, daha dün söylenmiş gibi kulaklarımızda:
- Nedenini söyleyelim ama yazmamak kaydıyla... İşin içinde maalesef devletin elemanları da var... Zaten devletin içinde bir işbirlikçi bulamasalar bu pis işleri yürütebilirler mi?.. Asla.

***
O seyahatte Derya Sazak ile birlikteydik. Yazılmamak üzere anlatılanları ikimiz de yazmadık.
Şimdi yazmaya karar verince de, Milliyet'ten Derya Sazak'a sorduk:
- Hatırlıyor musun, Vali beyler ne demişti?
Sazak başladı gülmeye:
- Nasıl hatırlamam?.. Devletin içinde bir işbirlikçi olmadan, devletten birini ayarlamadan asla...

***
Benzer bir "yazılmamak kaydıyla" olayını daha önce de bir albaydan dinlemiştik.
12 Eylül 1980 sonrasıydı. Mamak'ta bir askeri cezaevi vardı. Sağcısı, solcusu, teröristi, siyasetçisi, öğrencisi, öğretmeni oradaydı.
Bir gün o meşhur cezaevine gittik. Gezdik. Öylesine sıkı güvenlik önlemleri alınmıştı ki, oradan "kuş bile uçamazdı."
Nöbetçi uyusa, köpekler tetikteydi. Ama buna rağmen "firar" oluyordu. Nasıl?

***
Yanıtı "yine yazılmamak kaydıyla" komutan vermişti:
- Cezaevi yetkililerinden birinin yardımı olmadan asla...

***
Yıllar geçti aradan.
Uyuşturucu trafiği deseniz "devam." "Sahte pasaport... Adam kaçırma" deseniz devam.
"Devletten birileri ile dirsek teması" devam.

***
İşte bu "devletten birileri" konusunu çözmeden hukuk devleti ile mafya devlet arasında kalın bir çizgi çekebilmek çok güç.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.