YAVUZ DONAT
Siyasette güven meselesi
Köksal Toptan... Adalet Partisi... Doğru Yol Partisi... Adalet ve Kalkınma Partisi... Milletvekilliği... Bakanlık... Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı. Siyasette geçen bir ömür... Ağaran saçlar.
Ve... Pazar gecesinden bu yana ardı arkası kesilmeyen iki soru:
1. Asrın depremine, ekonomik sorunlara, hayat pahalılığına rağmen... Erdoğan ilk turda nasıl oldu da 2.5 milyon oy fark attı?
2. İçerinin ve dışarının bunca desteğine, masadaki ortaklarının gayretlerine rağmen... Kılıçdaroğlu ilk turda neden hüsrana uğradı?
Köksal Toptan'ın yanıtı:
- Güven meselesi... Seçmen Kılıçdaroğlu'na güvenmedi.
***
Aynı soru... Benzer yanıt
Mehmet Demir... Aydın'ın Koçarlı ilçesine bağlı Çakırbeyli Köyü'nden.
Çakırbeyli... Adnan Menderes'in köyü.
Aydın, büyükşehir olunca... Çakırbeyli artık mahalle.
Mehmet Demir, 25 yıl, Çakırbeyli muhtarlığı yaptı.
"Artık yeter" dedi... Muhtarlığı bıraktı.
Aydın'a gelenler... Adnan Menderes Demokrasi Müzesi'ni gezdikten sonra Çakırbeyli'ye uğrayıp Demokrasi Çınarı altında çay içerken, Mehmet Demir'e soruyorlar.
Sorular... Köksal Toptan'a da sorulanlar.
Mehmet Demir'in yanıtı:
- Kılıçdaroğlu, hoşa gidecek vaatlerde bulunuyor ama... Güven vermiyor... Söylediklerine millet inanmıyor.
***
Her şeyin başı
Şevket Keskin... Malatya... Esnaf Odası Başkanı... 22 yıldır görevde.
Günlerdir herkesin birbirine sorduğu sorular, Şevket Keskin'e de soruluyor.
Şevket Keskin diyor ki:
- Her şeyin başı güven... Millet, altılı masaya güven duymadı... Ekonomik sorunlar var... Yeni gelecek olan ne yapacak? Güvenemiyorsun... İnsan güvenmediği kimseyle arkadaşlık bile etmez.
***
'Güven' Turizm... Ya da 'İtimat'
Güven... İtimat... O kadar önemli ki.
Şehirlerarası yollarda otobüsler görürsünüz... Güven Turizm.
Yine otobüsler... İtimat Turizm.
Türkiye'nin dört bir yanında, adı güven ya da itimat olan bakkal, manav, kasap, çay ocağı çok.
Yine Köksal Toptan'a dönelim.
Güven konusu konuşulurken... Toptan, deprem konutlarından söz etti:
***
'Sandık başı' düşünceleri
Mehmet Demir... Yaşı 80'e dayandı. Sohbet sırasında dedi ki:
***
Yazmazsak olmaz
Unutmadan... Çakırbeyli'deki oy dağılımını da merak edebilirsiniz.
Kılıçdaroğlu'nun/CHP'nin oyu, Erdoğan'ın/AK Parti'nin oyunun üzerinde.
Bunda... Topuklu Efe... Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun rolü büyük.
Çerçioğlu... Aydın merkezdeki evinden ayrıldı.
Menderes'in köyüne taşındı... Çakırbeyli Mahallesi'ne.
Konu açılmışken... Bir not daha...
Gideyim, kıratın yemini, suyunu vereyim de geleyim.
Kırat... Malum... Demir kırat... Adalet Partisi amblemi.
***
Bir siyaset hikâyesi
Siyaset, seçim, güven, Çakırbeyli konusuna girmişken... Zaman tünelinde bir gezintiye ne dersiniz?
Referandum... Çakırbeyli'nin kararı:
"Siyaset yasağı kalkmasın." Referandum gecesi...
Çakırbeyli'yi aradık.
- Siz ne yaptınız? Yasaklılar içinde Aydın Menderes de var... Hiç düşünmediniz mi?
Durmuş Ali Kahraman... Rahmetli... O tarihte muhtardı... Dedi ki:
- Düşündük düşünmesine emme... Turgut Özal'ı da çok sevdik... Gittik, Özal'ın istediği gibi oy verdik... Yasaklar devam etsin dedik... Özal'a güvendiğimiz için.
***
Önemli... Hem de çok
Çarşı... Pazar... AVM... Sokak... Eş dost sohbetleri... Ve gözlem:
Cumhurbaşkanı ve yedi yardımcısı... Böyle yönetim olur mu?
Bitmedi... Eskilerin de... Z kuşağının da... Herkesin kafasını karıştıran soru/ konu... 14 Mayıs seçiminde çok etkili oldu:
- HDP... Yeni adıyla Yeşil Sol Parti... Altılı masanın neresinde?
***
Yaya kaldın Tatar ağası
Siyaset, milletle yapılır... Kendi milletinle... Biden... BBC... The Washington Post... Financial Times ile değil.
Ve... Siyasi parti, ada vapuru değildir.
Gelip geçeni... Her iskelede bekleyeni... İnip bineni... Kapı kapı gezeni... Partiye dolduramazsın.
Yolda bulduklarını, yola çıktıklarının koltuklarına oturtamazsın.
Aksi halde... Yarı yolda kalırsın... Anadolu'da bir söz var ya... Onu söylerler:
"Yaya kaldın Tatar ağası."
***
Baş ağrısı baştakine aittir
Eski ABD Başkanı John F. Kennedy'nin sözü... Bir siyaset klasiği:
"Zaferin bin tane babası vardır; ancak mağlubiyet yetimdir."
Dünyanın düzeni böyle... Alkışı, galip gelen alır.
Yenilen ise... Yalnızdır.
Onu, bunu... Çevreyi... Medyayı... Anketçiyi... Danışmanı... Önüne geleni suçlar, fırçalar, masayı yumruklar ama... Ne yapsa boş.
Yine "çerçevelenecek" bir söz daha... Ve bugüne nokta:
"Baş ağrısı baştakine aittir."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.