NURULLAH GÜR

18 Ocak 2026, Pazar

Küresel ekonomi çalkantılara karşı direniyor

2026, dünya ve küresel ekonomi için pek de pozitif başlamadı. ABD'nin Venezuela'ya gerçekleştirdiği, uluslararası hukuku ayaklar altına alan operasyon senenin ilk şoku oldu. İran'da yaşanan protestoların, olası bir Amerikan operasyonuna zemin hazırlama ihtimali ise bir başka endişe olarak belirdi. İran'a büyük çaplı bir operasyon, Venezuela'dakinden çok daha sert sonuçlar doğurur.
Bu sıcak gündeme, Donald Trump ile Fed Başkanı Jerome Powell arasındaki gerginliğin yeni bir boyut kazanması eklendi. Powell, Fed'in merkez binasının yenilenme işlemleriyle ilgili olarak geçtiğimiz yaz Senato Bankacılık Komitesi'ne ifade vermişti. Tahminlerinin ötesine geçen yenileme maliyetiyle ilgili Powell'ın verdiği ifadeyi temel alan Adalet Bakanlığı, geçtiğimiz hafta Powell'a büyük jüri celbi gönderdi. Bu hamle üzerine bir açıklama yapan Powell, yenileme maliyetinin bahane edildiğini, asıl meselenin para politikasını siyasi baskı altına almak olduğunu belirten bir açıklama yayımladı. Powell, faiz kararlarını Trump'ın söylemlerine göre değil, ekonomik koşullara ve veriye dayalı olarak aldıkları için kendisini ceza ile korkutmaya çalıştıklarını açıkça söyledi.

Merkez bankacılığı tarihine geçecek bir olay yaşandı diyebiliriz. Powell'ın görev süresinin dolmasına az bir süre kaldı. Dolayısıyla bu olay piyasaları çok fazla sarsmayacaktır. Mayıs ortasında Trump'a yakın bir ismin Fed koltuğuna oturması sonrası politika faizinin daha hızlı düşeceği bekleniyor. Ancak politika faizi düşünce, Trump'ın beklediği gibi uzun vadeli hazine tahvili faizleri yeterince gerilemeyebilir. Trump, yeni gelecek Fed Başkanı'nı hazine tahvillerini yüksek hacimli ve sürekli biçimde almaya da zorlayabilir. Bu durum yeni tartışmaları ve belirsizlikleri tetikleyebilir.

JEOEKONOMİK ÇATIŞMA
Tüm bunlara ek olarak ticaret savaşlarını da unutmayalım. Bir süredir gündemde olmasa da ticaret savaşları hâlen çözüme kavuşmuş değil. Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in 2026'nın ortalarına doğru yüz yüze bir toplantı gerçekleştirmesi gündemde. Bu görüşmeden ticaret müzakerelerine dair nasıl bir sonuç çıkacağı merakla bekleniyor.

Trump, dünyanın uzun süredir alışık olduğu düzeni yıkmak için tüm tuşlara basıyor. Ama yeni düzenin nasıl tesis edileceği ile ilgili düzgün bir fikri yok. Demokratların da öyle. Bu çok bilinmeyenli denklem, dünyayı kaotik bir ortama sürüklüyor. Öyle ki Dünya Ekonomik Forumu'nun her yıl açıkladığı küresel risk sıralamasında jeoekonomik çatışma ilk sıraya yükseldi.
Küresel ekonomi, tüm bu çalkantılara rağmen bir şekilde büyümeye devam ediyor. Yeni yılın ilk büyüme tahminlerini açıklayan Dünya Bankası, küresel ekonominin 2026'da yüzde 2.6 büyüyeceğini öngörüyor. Jeopolitik riskler ve politika belirsizliklerine rağmen küresel ekonominin büyümeye devam etmesinin altında; artan gümrük tarifelerinden kaçınmak için biriktirilen mal stokları, finans piyasalarındaki yüksek risk iştahı ve yapay zekâ yatırımları yer alıyor. Bu unsurların büyümeyi istikrarlı kılması kolay değil. Büyüme devam etse de bu büyümenin kapsayıcı olması mümkün değil.


TÜRKİYE'NİN BÜYÜME TAHMİNİ YUKARIYA ÇEKİLDİ
Dünya Bankası, Türkiye ekonomisine yönelik 2026 ve 2027 büyüme tahminlerini yukarıya revize etti. Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3.7 büyümesi öngörülüyor. 2027'de ise büyümenin yüzde 4.4'e yükselerek Türkiye'nin potansiyel büyüme çizgisine yaklaşacağı tahmin ediliyor. Bu senaryoya göre Türkiye'nin büyümesi, 2027'de üç yıllık aradan sonra gelişen ülkelerin ortalama büyümesinin de üzerine çıkabilir.
2027'de bu büyüme öngörüsünü gerçeğe dönüştürebilmek için finansman maliyetlerinin gerilemesi gerekiyor. Bunun için de 2026'daki dezenflasyon performansımız belirleyici olacak. Sıkça zikrettiğim gibi, 2026'da enflasyonu hedef ile uyumlu seviyelere indirmemiz, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından çok kritik. Geçen haftaki yazımda, ocak enflasyonunun yüzde 3.5'in üzerinde gelmesinin normal şartlarda iktisadi bir temeli olmayacağını belirtmiştim. Ocak ayına ilişkin gelen ilk sinyaller, aylık enflasyonun yüksek geleceği yönünde. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da Londra'da yabancı yatırımcılara yaptığı sunumda bu eğilimine dikkat çekmiş. Karahan, şubat sonrasında enflasyon rakamlarının hedef ile daha uyumlu seviyelere inmesini beklediklerinin altını çizmiş.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.