
Ulusalcı manyaklığın kısa tarihi
İRAN REJİMİ SAVUNULDU
Hemen kitaptan o trajikomik çılgınlık döneminden örnekler aktarayım... Yıl 2006, Ağustos ayı. Benim de çok iyi hatırladığım ve canlı seyrettiğim bir Cevizoğlu örneği. Ulusalcılık çılgınlığı o noktaya gelmiş ki artık başka ülkelerin yöneticileri dahi 'ulusalcı' olmadığı zaman ekranlardan haşlanabiliyor. Gürpınar'ın satırlarından okuyalım...
"2006 Ağustosu'nda Kanaltürk'te yabancılara toprak satışı mevzuatının İspanya mevzuatı örnek alınarak düzenlenmesinden hareketle Ceviz Kabuğu programında ETA ile pazarlıklar yapan Zapatero ve İspanya'dan 'Bölücülerle görüşen Zapatero'nun ülkesi İspanya' diye bahsedildi... Adeta baldırıçıplak dağ İspanyolları Basklara karşı İspanya'nın bölünmez bütünlüğü savunuldu, İspanya başbakanından daha İspanyol olunmuştur."
Evet, 2006 konjontüründe ulusalcılık denen çılgınlık o noktaya gelmişti ki Hulki Cevizoğlu ekranlardan İspanyol başbakanına meydan okuyordu! Baldırı-çıplak Bask'lara taviz vermemesi gerektiğini, ETA ile aynı masaya oturmaması gerektiğini söylüyordu. Gürpınar'ın tabiriyle adeta bir 'Ulusalcı Enternasyonel' icat edilmişti. Türk ulusalcı faşizminin içerideki farklılıkları ve azınlıkları ezmesi bizimkileri kesmiyordu, her ülkedeki 'ulusal bütünlüğü' bozan farklılıklar ezilmeliydi! Gürpınar örneklerine devam ediyor.
Evet Avar bu 'çılgınlıkları' TRT ekranlarında hem de AK Parti hükümetteyken yaptı!
2003 başından 2007 Eylül ayına kadar yayınına dokunulmadı ya da dokunulamadı. Öyle ki Kemalist Avar'ın programında 'Köktendinci İran rejimi' bile 'anti-emperyalist' olduğu için savunuldu. İran'daki muhalif Azeri örgütleri ve 'sokakta başörtüsü zorunluluğu'na karşı çıkan laik muhalifler 'Amerikancı' diye damgalandı... Türkiye'de eşi başörtülü bir siyasetçi Çankaya'ya çıkacağı için adeta kafayı yiyen, darbe yapmaya kalkan ulusalcı-laikçi zihniyet bir yandan da TRT ekranlarında İran rejimini savunuyordu! Dönemin ulusalcı çılgınlık gösterileri burda da bitmiyor. 17 Şubat 2008'de Kosova'nın bağımsızlığını ilan etmesi, Müslüman Arnavutların faşist Sırp devletinin zulmünden kurtulması da bizim ulusalcıları çok mutsuz etmişti... Yine Gürpınar'ı dinleyelim...
"Ulusalcı teoriye göre bağımsız Kosova; bir ulusalcı dost, anti-emperyalist yoldaş Miloşeviç'e ve Sırbistan'a karşı adeta ABD-AB emperyaliz minin soktuğu hançerden ibarettir."
Öyle ki o dönem Kosova Başbakanı Haşim Taçi, bu ulusalcı-faşist kafa tarafından UÇK'nın terörist lideri olarak sunulmuştu. Gürpınar'ın örnek verdiği Ulusal Kanal programcısı Teoman Alili Haşim Taçi'nin Kosova'nın bağımsızlığı için Avrupa'yı başkent başkent dolaşarak emperyalizme hizmet ettiğini anlatmıştı... Ulusalcı çılgınlık Kosova meselesinde bile Sırp ulusalcı-faşistlerini tutar hale gelmişti! Fakat bütün bu ulusalcı absürdlüklerin içinde en 'ileri seviyede' olanı inanın bu yukarıdakiler değil... Dikkatle okuyalım...
"Verilecek sayısız absürtlük düzeyinde örnek arasında, mesela, Cengiz Özakıncı'nın Harvard Üniversitesi'nin Ayvalık'ta geleneksel olarak açtığı Osmanlıca yaz okulunu 'Türkiye'nin yeniden Osmanlılaştırılması stratejisinin kültür çalışmalarıyla beslenmesi' olarak yorumlanması verilebilir. Özakıncı, bununla da kalmayarak Soros'un desteklediğini özel olarak belirttiği Tarih Vakfının da (şaşırtıcı bir gerçekmişçesine) Osmanlıca çalışmaları yürüttüğünü kaydetmektedir. Aynı kitapta Özakıncı, Noam Chomsky'den 'Osmanlıcı dilbilimci' diye bahsetmektedir."
Ulusalcı çılgınlık o noktaya gelmişti ki Chomsky 'Osmanlıcı dilbilimci' oluyor, Tarih Vakfı'nın 'Osmanlıca' kursları 'suç' olarak zikrediliyordu. Çok şükür bu ulusalcı çılgınlık dönemi sona erdi ama yine de her demokrat dikkatli olmalı. Gürpınar'a göre bu 'ulusalcı entelijensiya' marjinalleşti ama şimdi de özgürlük ve demokrasiye karşı entelektüel savunma hatları daha farklı yerlerde ve daha farklı söylemsel mevkilerde kurulur oldu... Ulusalcı CHP döneminin kapanıp, Kılıçdar-oğlu'yla birlikte neoulusalcı CHP dönemine girildiğine de işaret ediyor haklı olarak Gürpınar... Sözün özü, bu kitap çok kıymetli bir kitap. Ben daha çok makara yönünü yazdım, her açıdan dolu bir çalışma bu. Özellikle "Biz asla ulusalcı değiliz," diyen sosyalistler okusun bu kitabı.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.