NİHAT HATİPOĞLU Sabah NİHAT HATİPOĞLU

Kabir azabını inkârın durumu

İslam alimleri kabir azabını inkâr edenin durumunu tartışmışlardır. Alimlerin bir kısmı kabir azabını inkâr eden bid'at ve dalalet ehli olur derler. 'Fasık' olarak adlandırılırlar kanaatindedirler.
Bazı İslam alimleri ise, kabir azabını inkâr edenlerin imani açıdan hayli sıkıntılı olduklarını söylerler. Çünkü onlar en azından tevatüre ulaşan bir haberi inkâr etmiş olurlar.
Mecelletu buhusu'l İslamiyye'de yer alan bu konudaki görüş şöyledir: (Cilt 17, sahife 126)
"Gaybi bilgilerden Allah'ın kitabında bildirdiği ve Hz. Peygamber'in (s.a.v.) de diliyle ifade ettiği; meleklere, kitaplara, peygamberlere, öldükten sonra dirilmeye, cesetlerin hesaba kalkacağına, cennete, cehenneme, kabir azabına veya nimetine ve benzeri hususlardan birine inanmayan Allah'ı ve Resulünü yalanlamış olur. (İslam web Fatwa, 2)
Kısacası; Kabir suali, Kabir azabı veya nimeti ve kabir sıkıştırması haktır. Olacaktır. Kişiye ölüm gelince (canı alınınca) Rabbim beni dünyaya gönder ki, terk ettiğim dünyada salih amel işleyeyim, der. (Müminun, 99,100) Kabirde azabı gören kul böyle bir teklifte bulunacak. Boş ve çaresiz bir çırpınış. Bunlar kabir müflisleridir. Allah bizi bu çaresizliği yaşayanlardan eylemesin.