NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

Bugün antre 21’inde ana yemek!

“Kaşkaval mı Parmigiano mu?” derseniz, İlhan Koçulu’yu dinlemeye, bugün Gastro Entertainment’a. Geleneksel mutfaklar için 21-24 Eylül’de Gastronomist’e...

Lezzetli günlerin geliyor olduğunu geçen hafta muştulamıştık. İlki dün geldi, bu akşama kadar da gitmiyor: Volkswagen Arena'daki Gastro Entertainment kendisi. Yasemin Pirinççioğlu da annesi.
Yemekle eğlenceyi bir araya getirmeyi hedefleyen bir mini gastronomi etkinliği bu. Gurme lezzetler, mutfak şovları, renkli konuşmacılar, özel tadımlar vaat edilmekte. Sabah Sedef İybar'la başlayıp Vedat Başaran'la devam edecek günün öğleden sonrasında İlhan Koçulu, "Kars Kaşkavalı mı, İtalyan Parmigiano Mu?" diye soracak.
Ebru Baybara Demir, Dilara Koçak, Oğul Türkkan, Şeyda Coşkun'un anlatacakları var, akşam da Ayhan Sicimoğlu'nun çalacakları... Gönül Paksoy'un Yenilebilir Boncuklar sergisineyse gün boyu hayran kalınabilir. "İstanbul'un bir gastronomi başkenti olması vizyonu" gibi sözler birkaç beden büyük ama 50 TL ve 80 TL'lik bilet seçenekleriyle böyle lezzetli bir etkinlik hiç fena değil.

GELENEKSEL MUTFAKLAR
Buna ısınma diyelim. Antre. Esas ana olaysa haftanın ikinci yarısındaki Gastronomist. 21-24 Eylül'de dünyanın geleneksel mutfakları İstanbul'da, Tarihi Yarımada'da buluşuyor.
Türkiye'de tamamen geleneksel mutfak kültürleri üzerine gerçekleştirilecek ilk uluslararası organizasyon bu. Mimarları Anadolu Halk Mutfağı Derneği ile Mutfak Dostları Derneği.
En geleneksel mutfak kimde var? Çin? Evet, koca imparatorluk mutfağı. Japonya? O da geleneğin diğer adı... Lezzetlerine meftun olduğumuz İtalya ve İspanya'yı da katalım mı? Tamam.
Türkiye'yle beraber İtalya, İspanya, Çin ve Japonya konuk ülke... Damak tadının rüya takımı, kıymetli beşibiryerdesi. Dört gün boyunca sokak lezzetleri, bu takımdan...
Mutfak kültürü etrafında şekillenen konuşmalarda ise fikirler dünyanın dört bir köşesinden: Fransa'dan Hindistan'a, Azerbaycan'dan Avustralya'ya, Rusya'dan Güney Afrika'ya yoğun katılım bekleniyor.
Hindistan'dan Sıradışı Bir Ekmek workshop'u ilginizi çekmezse, Anadolu'nun Genetiğiyle Oynanmamış Buğdayları atölyesi çeker belki. Ya da yerelin nasıl önemli, coğrafyanın nasıl kader olduğuna dair söyleşiler... Üstelik Aya İrini'de...
Gastronominin nasıl da evrensel bir kültür dili olduğu... Nefes alıp veren herkesi ilgilendirir herhalde...

***

Kasvete köstek menü

Konduramasak da, geçti gitti yaz. Sonbahar, biraz da kasvet ve kaygı demek: Çocuğun okulu, trafiğin kazığı...
Yemek.com sonbahar depresyonuna iyi gelecek yiyecek listesi vermiş. Balık, tamam. Muz, duygu dengesini sağlıyor! Kabak çekirdeğinde triptofan var, depresyona karşı en etkili maddelerden bu. Kaju ve badem, B ve E vitamini sayesinde keza...
Lahana, sırf detoksların demirbaşı olmakla kalmıyor, strese karşı da koruyor. Kakulenin ise iyi gelmediği hiçbir şey yok neredeyse; beyin hücrelerini işletiyor, depresyona geçit vermiyor.
Saatli Maarif Takvimi usulü bir günün menüsü verelim o zaman: Zeytinyağlı lahana sarma (midyeli de olursa tadından yenmez), palamut takoz, kabak çekirdekli yeşil salata, ballı-bademli-kajulu muz, kakuleli Türk kahvesi. Evet bu menüye direnecek depresyon tanımıyorum!