HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Cezalarımız güldür güldür kesilirken!..

Efendim, Trafik Müdürlüğü'nden açıklama geldi..
Hani yaya geçitlerinde arabalarını yayaların üzerine sürenlere, polislerin sadece baktığını yazmıştım ya..
Hayır, bakmıyor, ceza da yazıyorlarmış.,
B.05.1. EGM 4.34.16906.(91211)- 2012/41175-105836 sayılı (Ne kadar resmi anladınız mı) sayılı yazılarında "Gazete kupürü"ne (Bu benim yazım oluyor) yanıt veriyorlar.
1 Ocak 2012'den, 31 Mayıs 2012'ye, yani tam 5 ayda, tüm İstanbul ili sınırları dahilinde yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamayan ve yayalara ilk geçiş hakkını vermeyen araç sürücülerine 60 (Yazı ile altmış) ceza kesilmiş..
Yani artık bu polise güvenip sokağa çıkacak, hele hele yaya geçidine yaklaşacaksınız öyle mi?.
Yahu müdürüm.. Gel benimle Ortaköy'e otur.. Biz kahve içene kadar 600 ihlal göstermezsem, elini öper, özür dilerim..
Dalga mı geçiyorsunuz milletle..
Bu açıklama "Geçitte yaya ezmek serbesttir" demek.. Öyle de oluyor zaten..
Adam ehliyetsiz, adam alkollü, adam hızlı, adam kendisine yanan kırmızı ışığa bakmayıp geçide dalıyor, gencecik kızı öldürüyor, kaza yerinde bırakıp kaçıyor.. Cezası üç sene.. Resmen alenen adam öldürmenin cezası, trafikte üç sene.. Ona da şükür.. Ayni durumda tutuksuz yargılanan, bir tek gün bile yatmayan yığınla sürücü kayıtlı Adliye zabıtlarında..
"Adam öldüreceksen, katil damgası yemene, ya da tetikçi aramana gerek yok.. "Ez trafikte, elini kolunu salla geç git" ülkesi burası..
Yolda yürüyen iki kız kardeşi ezip öldürenlerin davası "Tutuksuz" görülüyor. Fikir suçlusu oldukları ileri sürülen milletvekillerini senelerdir "Tutuklu" yargılayan ülkede..
Neyi konuşuyoruz biz?.. Neyin davasını güdüyoruz?.
Bu ülkede Adalet insanlarla dalga geçmek için var..
Abartıyor muyum.. O zaman, B.05.1. EGM 4.34.16906.(91211)- 2012/41175-105836 sayılı yanıtın devamına bakın..
Yaya geçitlerinin olduğu yerlerde işaretlere riayet etmeyip trafiği tehlikeye düşüren (!) yayalara, ayni beş aylık sürede kesilen ceza 719.. (Yedi yüz on dokuz..)
Yani trafiği berbat edenler aslında sürücüler değil, yayalar.. Onlar on misli daha suçlu..
Sokağa çıkmasak, yürümesek, hele karşıdan karşıya hiç geçmesek, her şey güllük, gülistanlık olacak..
Meğer Ankara'yı delik deşik ederek köstebek yuvasına çeviren, o emsalsiz yürüme yolu Atatürk Bulvarı'nı yok eden Melih Gökçek, ne kadar hayrımıza iş yapıyormuş da haberimiz yokmuş..
"Bu ülkede Adalet, bu ülkede İç İşleri Bakanı ne iş yapar" diye merak eden var mı aranızda?.
Hani "Bu kanunu falanca bakan yürütür" diye yazar ya, tüm yasaların altında.. Ondan sordum!..