Nihan öldüğüyle kaldı

Manavgat’ta 4 ay önce kaldırımda liseli Nihan Eren’e çarpıp ölümüne neden olan o sürücü hala serbest. Aile, “Kızımızın hiç mi değeri yoktu” diyor

Nihan öldüğüyle kaldı
Antalya'nın Manavgat ilçesinde geçen haziran ayında kaldırımda yürürken otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitiren 16 yaşındaki liseli Nihan Eren, öldüğüyle kaldı. Nihan ve başka bir araca çarpan sürücü serbest bırakılırken olayla ilgili hala bir dava açılmaması ailenin tepkisine yol açtı.

5 KİŞİYE HAYAT VERMİŞTİ
Manavgat'ın Sarılar Mahallesi'nde 9 Haziran'da meydana gelen kazada Tahsin Ö. yönetimindeki 07 JA 169 plakalı otomobil önce bir araca, ardından kaldırımda yürüyen Fatma Turgut Şen Anadolu Lisesi 2'nci sınıf öğrencisi Nihan Eren'e çarpmıştı. Ağır yaralanan Nihan'ın Manavgat Devlet Hastanesi'nde 3 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra beyin ölümü gerçekleşmişti. Nihan Eren'in bağışlanan böbrekleri, korneası ve karaciğeri organ bekleyen 5 hastaya hayat vermişti.

SERBEST DOLAŞIYORLAR
Kazadan sonra Nihan Eren'e çarpan otomobil sürücüsü Tahsin Ö, adli kontrolle serbest bırakıldı. Anne Name ile baba Mehmet Eren, aradan geçen 4 ay gibi bir süreye rağmen her hangi bir dava açılmamasına tepki gösterdi. Acılı anne ve baba, kazadan sonra sürücünün serbest bırakılmasına ise anlam veremediklerini belirtti. Lise ikinci sınıf öğrencisi kızı Nihan'ın kaza günü karne almak için okula gittiğini belirten baba Mehmet Eren, Tahsin Ö'nün otomobili ile kaldırımda kızına çarparak savurduğunu ileri sürdü.

KİMSE SORMADI
Kazanın ardından 4 ay geçmesine rağmen suçlularla ilgili bir işlem yapılmamasının kendilerini kahrettiğini belirten acılı baba, "Kazaya sebep olan 2 kişi var. Tahsin Ö. yüzde 70, İbrahim U. yüzde 30 kusurlu. Kızımın herhangi bir suçuna rastlanmadığı yazıyor. Çocuğumuzun ölümüne neden olanlar hiç cezaevinde yatmadı ve tutuklanmadı. Bu süreç içinde devletimizden kimse gelip bize 'Bu çocuk sizin miydi?', 'Bir çocuk öldü burada, kime ait bu çocuk?' diye sormadı" dedi. Baba Eren hiçbir gelişme olmaması üzerine 20 gün önce savcılığa avukat aracılığı ile şikayet dilekçesi verdiklerini, buna rağmen bir gelişme olmamasının düşündürücü olduğunu vurguladı. Anne Name Eren de, "Sanki burada bir insan ölmemiş de yoldan geçen bir köpeğe bir araba çarpmış gibi davranıldı. Çocuğumuz 3 gün hastanede yattı. Bir Allah'ın kulu gelip de bize bir şey sormadı. Hani 'karşı taraftan davacı mısınız, şikayetçi misiniz' diye soran bir devlet yetkilisi de olmadı. En son kızımın çantasını getirip verdiler bana. Ben onun dışında jandarma da, polis de görmedim" diye konuştu.

KAZA DEĞİL CİNAYET
Kızının başına gelenin ise trafik kazası değil, trafik cinayeti olduğunu savunan Name Eren, "Trafik kazası, trafikte olursa kaza olur. Benim kızım yayalara ayrılmış bir yerden olan kaldırımdan gidiyordu. Bunun trafik kazası olarak adlandırılması tuhafıma gidiyor. Bu kaza değil bir cinayettir" ifadelerini kullandı.

BURASI KABUSUMUZ OLDU
Nihan'ı toprağa verdikten sonra yaşamlarında büyük boşluk olduğunu söyleyen acılı anne, şunları söyledi: "Kazadan sonra evde sessizlik oldu. Nihan, 3 yaşındaki kardeşi Hira'yı çok severdi. Hatta adını da kendisi koymuştu. Neşe doluydu. Hayata çok sıkı sarılıp zevk alan, en ufak şeyden bile mutluluk çıkaran bir çocuktu. 15 yıl önce Adana Kozan'dan Manavgat'a büyük umutlarla gelmiştik. Burası bizim için şimdi kabusumuz oldu. Evimizin kaza yerine çok yakın olması bize daha büyük kabus oldu. Odası bomboş kaldı. Ne kadar hayaller varsa hepsi Nihan'ın ölümüyle suya düştü." Nihan'la daha önceleri organ bağışının önemini sık sık konuştuklarını aktaran Name Eren, bu nedenle Nihan'ın organlarını bağışladıklarını ve tek tesellinin kızının ölümüyle bile 5 kişiye can verdiğini bilmek olduğunu sözlerine ekledi.
BİZE ULAŞIN