Tülay CANBOLAT: Kınalıların destanı 15 Temmuz

  • Ankara Başkent
  • Cuma 15.07.2017
Üniformalar arkasına gizlenen, omurgasız bir yapının kuklaları FETÖ'cü 'vatan-sevmezler' 40 yıllık hazırlığın startını vermişti 15 Temmuz 2016 akşamında. Yıllarca gizliden gizliye öz vatanının ekmeğiyle ihanet planı kuran 'kukla' hayaletler o gece ilk kez maskesiz çıktı karşımıza.
Asker, polis üniforması vardı üzerlerinde ama yüzlerinde sadece katil sıfatı taşıyorlardı. Katillerdi, yoksa anacığının aşını yudumlarken 'vatan yoksa ben de olmayayım' diyen Osman'ları, 'anne evladım sana emanet' diyen Demet'leri, 65'lik Nebahat anaların evlatlarının hunharca katledilmesi nasıl açıklanabilir?
250 evlat verdi Ana-dolu o gece, ruhunu satan vatansızların kini ile kana boyandı Türkiye. Kollar, bacaklar, bedenler, yarlar, eşler verildi ama vatan verilmedi.
Sabaha kadar ölüm kusan göklerin altında millet 'dur hain, vatan benim, geçit yok' dedi. 16 Temmuz 2016'da gri bir gökyüzünün altında, sokakları, binaları yıkılmış, barut kokan ancak 'tek bayraklı bağımsız' bir vatana kavuştuk.
İhanetin ve şahadetlerle yazılan destanın üzerinden bir yıl geçti. Şehitlerimizin emanetlerini vefa ile kucakladığımız, anaların evlat diye dizinin dibinden ayrılmadığımız, şehit ve gazilerimizin kahramanlık hikâyelerini yazdığımız; gerçekte 365 diye yazılan ama bir asır diye okunan bir yol geçti.
Bugün 250 şehit ve 2 bin 193 gazinin emanetleriyle, ruhumuzda kanlarıyla yazdıkları destanın izi, dilimizde 'minnettarız' sözleri ile sokaklardayız. Anıyoruz yitirdiğimiz canları, gidiyoruz Mehmet'lerin helikopterden ölüm yağdıran haine göğsünü siper ettiği yerlere. İhaneti unutmamak, aynı yerden ikinci kez vurulmamak için hafızalarımıza kazıdık ancak yüreğimizde sessizce yükselen derin bir ağıt var. Destanın birinci yılını kutlarken birkaç notla bitireyim… İhanet ve destanının aynı anda yazıldığı 15 Temmuz için ilk yapmamız gereken kanlarıyla vatanı hainlerden kurtaran 250 şehit, 2 bini aşkın gaziye yaşam boyu vefa ve saygımızı sürdürmek. Emanetleri vatanı gözümüz gibi korumalıyız. İhanetle başladı ama destanla anmalıyız çünkü millet kaderini tarihe şehit kanıyla 'hürdür hür kalacak' diye yazdı. Yaşadıklarımızı asla unutmamalıyız, unutturmaya çalışanlara dikkat edip, algı oyunlarına karşı uyanık kalmalıyız.
Unutmayalım; anaların kınalı kuzuları, sevdalı kadınların cananları 'vatan tek bayrak altında tek millet' yaşasın diye yitti o gece…
BİZE ULAŞIN