Yıldıznameciden al haberi

Mediha Cila bir yıldıznameci, yani rakamların yardımına başvurarak gelecekle ilgili tahminlerde bulunuyor. Cila'yla bu ilginç yeteneğini ve Türkiye'nin geleceğine dair öngörülerini konuştuk

MEDİHA CİLA
* Bizde gelenektir; nişanlanmadan, evlenmeden önce aileler, karakterleri uyuşuyor mu diye gençlerin yıldıznamesine baktırır.
* Londra, Almanya, Fransa, Suudi Arabistan ve Amerika'dan gelenler oluyor Samandağ'a. Sadece bizlerle tanışmak için. Herkesin kaderi ayrı, Rabbim insan doğduktan sonra kaderini alnına yazmış ve bu ne yerde ne de gökte değiştirilebilir.
* Yıldıznamesi uymayan gençlere "Bu insan kaderinde yok," diyoruz. "Yok, illa evleneceğiz," diyorlarsa bizde kısmet kesmek yok. Erkeğin ya da kızın kaderinde "Şunları yaşayacaksın," diyor, kararı onlara bırakıyorz.
* Hata yapmış insanlar da geliyor. "Karına iki, üç kere ihanet etmişsin," diyorum, "Evet," diyor. Birçok evlilik de kurtarıyoruz.
* Geçmiş yıllarda çözümsüz kayıpları bulmak için emniyet birimlerine de yardımcı oldum. Bana "Özel Tim'den misin?" dediler.
* Kocamın da beni aldattığını yıldıznamesinde gördüm. O olaydan sonra gaddar biri iken kuzu gibi oldu. Affettim kocamı, mecburum çocuklarım için. Bunu yüzüne söyledim. mecburum çünkü bizim geleneklerimizde boşanma yoktur!

Hatay... Her gelişimde yeni bir şey öğrendiğim büyüleyici yer, "Belki bir gün buraya yerleşebilirim" duygusunu bana yaşattıran bölge. Renkli, çeşitli, neşeli... Asi'nin kızları, Okuldan Hayata Projesi'yle ilgili konuşmacı olarak Hatay Kadın Girişimciler Derneği'nin davetlisiyim bu kez. O kadar çalışkan ki bu yörenin kadın girişimcileri, her defasında yeni ve yaratıcı çalışmalarını görmek, işin bir ucundan tutmak bana heyecan veriyor. Panel ve imza günü koşturmasının ardından, gecenin ödülü benim için Hatay sofrası! Humus, kağıt kebabı, saç oruğu ve yanında da iki tabak taze maydanoz. Haytımda hiç bu kadar tatlı ve lezzetli maydanoz yemedim. Öğreniyorum ki, dünyaya maydanoz, Hatay'dan gidiyormuş. O akşam, yemekte konuşulan konu ertesi sabah beni Samandağ'a, nüfusunun yarısından çoğunun Arap kökenli olduğu, reenkarnasyona inanan insanların yaşadığı bu kasabaya atıyor. Samandağ'ın en bilinen yıldıznamecilerinden Mediha Cila'nın evindeydim. Bir gelenek olarak yıldızname açtırmak, özellikle evlenecek olan gençler arasında çok yaygın. İş ciddiye binince aileler, çocuklarını alıp yıldıznamelerine baktırmaya geliyor. Yüzyıllardır süren bu geleneğe göre rakamların gücü, kaderin ağlarını örüyor... Bir ebced tablosu var. Her isim için sayı değerini bir kağıda yazıp, tek tek topluyorsunuz. Yıldıznamenizi öğrenmek içinse doğum tarihiniz, adınız ve annenizin adı gerekiyor... Rakamların gücü, kaderinizin ağlarını örüyor. Söylemesi yıldıznameciden, yorumu sizden...

- Nedir yıldızname?
-
Bizde gelenektir; nişanlanmadan, evlenmeden önce aileler, karakterleri uyuşuyor mu diye gençlerin yıldıznamesine baktırır. Londra, Almanya, Fransa, Suudi Arabistan ve Amerika'dan gelenler oluyor Samandağ'a. Sadece bizlerle tanışmak için. Herkesin kaderi ayrı, Rabbim insan doğduktan sonra kaderini alnına yazmış ve bu ne yerde ne de gökte değiştirilebilir. Suriye'den aldığımız bir gelenektir bu. Rakamlar vardır. İlim olarak elden ele verilir. Bana bu rüyamda verildi. Her kişinin adına farklı rakamlar yazılır, insanın isminin karşılığı olan rakamları ve o kişiyi doğuran annesinin ismi de önemlidir. İsimlerin karşılığı olan rakamların çarpımını alırız. Sonuçlandığı zaman o rakamları yorumluyoruz. Kişinin geleceğine göre beklentilerini artı ve eksi yönlerine göre değerlendiriyoruz. Arapça ve Türkçe yorumluyoruz. Her insanın yıldıznamesi ayrı, aynı kaderi gibi. Senin nasibinde Hatay'a gelmek var ise geleceksin sonuçta.

- Evlenecek olanlar, nişanlanacak olanlar sizin gibi insanlara gidiyormuş Samandağ'da. Yıldızları uymazsa ne oluyor?
-
Yıldıznamesi uymayan gençlere 'Bu kaderinde yok,' diyoruz. 'İlla evleneceğiz,' diyorlarsa bizde kısmet kesmek yok. Erkeğin ya da kızın kaderinde 'Bunları yaşayacaksın,' diyor, kararı onlara bırakıyoruz. Biz birbirlerinin karakter özelliklerini söylüyoruz. Uyumsuz yönleri varsa onları da çekinmeden anlatıyoruz. Çünkü evlilik ciddiyetle adım atılması kgereken bir kurumdur. 'Birbirinizi böyle kabul ediyorsanız, yolunuz açık olsun,' diyoruz...Gelecekte karakterlerinden kaynaklanan hangi zorlukları yaşayacaklarını bilmek için gelirler bize. Bizim buralarda her aile mutlaka evlenecek çocuklarının yıldıznamesine baktırır.

- Ne kadarı doğru çıkıyor? Sonuçta yoruma açık bir şey...
-Şu ana kadar yüzde 90 doğru çıktı. Bana gelen insanların yorumunu da almanızı isterim. Sabah 08.00'den akşam saatlerine kadar kuyruk olur evimizin önünde. Hata yapmış insanlar da geliyor. 'Karına iki, üç kere ihanet etmişsin,' diyorum, 'Evet,' diyor. Birçok evlilik de kurtarıyoruz. Bir gün bir karıkoca geldi. Kadının yıldıznamesinde eşine birkaç defa ihanet ettiğini gördüm. Erkeği dışarı çıkardım. 'Kadın kadına konuşalım,' dedim. Kadına 'Cehennemi mi kabul, edersin tövbe mi edersin? Yoksa ben kocana söyleyeyim mi? Bak burada üç erkekle eşine ihanet etmişsin, onu aldatmışsın,' dedim. 'Evet' dedi, kabul etti. 'Tövbe ediyorum, kocama lütfen söyleme' dedi. Burada birçok evlilik de kurtarıyoruz. Kızım da öğrendi ama bu yeteneğini kullanmak istemiyor.

KÖKENİMİZ ARAP
- Kendi hayatınız için bu yeteneğinizi kullanıyor musunuz?
- Evet, hepsini ortaya çıkardım. Kocamın beni aldattığını yıldıznamesinde gördüm. O olaydan sonra gaddar biri iken kuzu gibi oldu. Affettim kocamı, mecburum çocuklarım için. Bunu yüzüne söyledim. Mecburum çünkü bizim geleneklerimizde boşanma yoktur! Bizim burada kadın bırakır gider erkek değil. Benim de evim yok. İnsanlar için üzüntü yaşayabiliyorum. Mesela geçtiğimiz hafta denizde kayıp olan biri için geldiler. Herkes onun yaşadığını söyledi. Ben onun öldüğünü gördüm. Ailesine aynen aktardım. Yani ilk geldiklerinden itibaren üç kere geldiler, aynı şekilde 'Suyun altında ve cansız bedeni var,' dedim. Benim yıldızım yaşadığını söylemedi.

- Emniyet güçleriyle işbirliği yaptığınız söyleniyor, doğru mu bu?
- Geçmiş yıllarda çözümsüz kayıpları bulmak için emniyet birimlerine de yardımcı oldum. Bana 'Özel Tim'den misin?' dediler. İskenderunlu bir kadın oğlunu kaçırmıştı, adam da Osmaniye'den gelmiş. Dedim ki 'Çocuğunuz İskenderun'da. Başka yerde aramayın, başka yerde gezmeyin.' Çocuğu bulup geldiler, sonra da bana teşekkür ettiler. Böyle durumlarda yardımcı olabildiğim için çok mutlu oluyorum.

- Kızınız yeni nişanlanmış. Onun da yıldıznamesine baktınız mı?
- Kızım Mustafa Kemal Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni kazanmıştı. Okumayacağını söyledi. Sevdiği bir genç vardı, onunla nişanlandı. Yıldıznamelerine baktım, karakterlerinin uyuştuğunu gördüm, problem biraz kızımda. Benim kızım çok sinirli. O yapısını aştığında daha mutlu olarak, bunu da kendisine söyledim.

- Aranızda Arapça konuşuyorsunuz. Herkes burada Arapçayı sizin kadar iyi konuşur mu?
- Akrabalarımız Suriye'de. Bizim dedelerimiz de Suriye'den gelmiş. Arapçayı iyi konuşuruz. Geçen gün Suudi Arabistan'dan bir emir geldi, baktırdı yıldızına mükemmel Arapça konuştuğumu görünce şaşırdı. Kökenimiz Arap, Suriye kökenliyiz. Büyüklerimiz Türkçe bilmediği için aramızda Arapça konuşuyoruz.

- Sağlık sorunlarıyla ilgili gelen oluyor mu?
- İsrail'den bile gelen oluyor. İnsanlar sadece evlilikleriyle ilgili sorunları görmek için gelmiyor ki... Aile ortamından olsun, başka sıkıntıdan olsun, miras davası olsun, gelin kaynana sorunu olsun, işler sıkıntıya girmeden çözmeye çalışıyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz. Sağlık sorunları olan insanlar da geliyor. O kişinin durumunu iyi görmediysem, yüzüne karşı söyleyemiyorum. Ailesine söyleyebilirim, çünkü bir umuttur yaşamak. Antakya ve Samandağ arasında Yaylıca ve Tumruksuyu köyleri vardır. O köylerde dedelerimiz vardır. Onlar da yıldızname açarlar, Arapça olarak bakarlar. Aileler sıkıştıklarında, bir çözüm için köyün dedelerine danışır. İskenderun'dan Yayladağ'a kadar her köyde dedeler yıldızname açar. Astroloji gibidir. Kuran- ı Kerim'de buna Ebcet falı deniyor.

2013'te Türkiye'de büyük yer sarsıntıları olabilir
Türkiye'de Suriye ile ilgili gerginlikte artış olabilir. Daha çok mülteci gelecek. Kısa bir zaman içinde çözülemeyecek bu sorunlar. Olayların gerginliği 2012'nin sekizinci ayına kadar devam edecek. Esad rejimi düşecek ama bu, 2013'te gerçekleşecek.
2013'te İstanbul ve çevresinde üçüncü ayla dokuzuncu ay arasında büyük yer sarsıntısı olabilir. İnsanlar bu felaketle sınanacak.
M harfinde olan bir şehirde bir felaket yaşanacağını görüyorum. Mersin olabilir.

Editörün notu : Özendirmek değil tabii amacımız, konu ilginç olduğu için röportajı yayımladık.

BİZE ULAŞIN