Cengiz Han’ın sırrı

Gelenekler doğdumuz andan itibaren hayatımıza yön veriyor. Hatta kim olduğumuzu bile etkiliyor. Moğolların emzirme kültürünün altında da Cengiz Han’ın sırrı yatıyor

Cengiz Han’ın sırrı
Emzirmenin bizim toplumumuzda kutsal bir tarafı vardır. Emziren anneye çoğu zaman saygı duyulur. Sütünü artırmak için konu komşu seferber olup yemekler getirir. Evde pişen yemeğin kokusu emzikli bir kadına gittiğinde sütü çekmiştir diye hemen bir tabak götürülür. Sütü kesilmesin diye eziren anneyi üzmemek için gayret edilir. Ne de olsa işin ucunda doyurması gereken bir melek vardır. Böyle bakıldığında geleneklerimizin emzirme durumuna saygıyla yaklaştığını görüyoruz. Peki diğer toplumlarda bu durum nasıl? Bizim gibi emzirme eylemine sıcak bir yaklaşım var mı? İşte bu sorunun cevabını ararken lllturkiye. org da karşılaştığım bir makale beni çok şaşırttı. Bahsettiğim makale Mothering Magazine'in 155. sayısında yayınlanmış. Ruth Kamnitzer, kocasının işi nedeniyle bir süre Moğalistan'ın kırsal bölgesinde geleneksel bir çadırda yaşar. Küçük bir oğlu vardır ve bu sayede Moğol kültüründe emzirmenin ne kadar önemli olduğunu gözlemleme fırsatı bulur. Hatta oğlunu o kültüre göre emzirir. Mesela Moğollar çocuklarını dört-beş yaşına kadar emziriyor. Hatta dokuz yaşına kadar bile emenler var. Bizdeki gibi sütten kesme olayı yok orada. Çocuk ne kadar isterse o kadar emiyor. Hatta Kamnitzer'in anlattığına göre bebeklerin gazını bile çıkarmıyorlar. Olabilecek tüm durumları emzirerek çözüyorlar. Moğollar bebeklerini istedikleri her yerde emzirebiliyor. Kimse de bu durumu yadırgamıyor. Kamnitzer takside bebeğini emzirirken taksicinin gülümseyerek oğlunuz iyi bir güreşçi olacak demesi de Cengiz Han'a dayanıyor. Çünkü Moğollara göre Cengiz Han gücünü uzun süre anne sütü emmesinden alıyordu. Biraz da bu yüzden emzirmek ülkede oldukça kutsal bir eylem. Bu nedenle çarşıda, pazarda, yolda her an her yerde rahatlıkla bebeğini emziren annelere rastlamanız mümkün. Bize göre fazla rahat gibi görünüyor. Emzirmek bizde de kutsal olsa da genellikle saklanması gereken bir eylem. Bu yüzden emzirme odaları en ideali. Sayıları artırılmalı ve sokaklara bile konmalı bence.

?NÖBETLEŞE ÇAY İÇMEK
Bebeğimiz olmadan önce eşimle en büyük keyfimiz akşamları sakin mutfağımızda demlediğimiz tavşan kanı çay eşliğinde uzunca sohbet etmekti. Müziğimizi de açar, günün kritiğini yapardık. Şimdilerde ne mümkün? Kızımı uyuturken babasına kaş göz işaretiyle çay koymasını söylüyorum. Beşiğine usulca yerleştirdikten sonra parmak uçlarımla mutfağa gidiyorum. Tam çayımızdan ilk yudumu alırken bizimki mırıldanmaya başlıyor. Tekrar uyutma işlemi ise o kadar uzun sürüyor ki çay çoktan bayatlamış oluyor. Bizim kız yemin etmiş gibi her çay içme girişimimizi böyle sabote ediyor. Durum o ki Eylül büyüyene kadar bize birlikte yemek yemek de, çay içmek de yasak. Artık nöbetleşe çay içme dönemi başladı. Nöbeti bitiren çaya, çayı bitiren Eylül'e koşuyor.
BİZE ULAŞIN