Rahat uyuyun galaksi emin ellerde

Marvel uyarlaması, sırtını 80’lerdeki popüler kültüre dayayan, Galaksinin Koruyucuları serisinin ikinci filmi ilki gibi fırlama ruhlu, heyecanlı, esprili, dinamik bir film

Rahat uyuyun galaksi emin ellerde

GALAKSİNİN KORUYUCULARI 2/GUARDIANS OF THE GALAXY VOL. 2
Beş benzemezin galaksiler arasındaki macerasını anlatan Galaksinin Koruyucuları, 2014'ün sürpriz filmlerinden biriydi. Annesi dünyalı, babası uzaylı kahramanız Peter Quill'in, bir rakun, ağaca benzeyen sevimli bir yaratık, ölümcül Gamora ve intikam ateşiyle yanıp tutuşan Drax'ın aynı düşmana karşı bir araya gelip galaksiyi kurtarmak zorunda kalmaları ve sonrasında adeta bir aileye dönüşmesini anlatıyordu film. James Gunn'un senaryo ekibinde de bulunduğu ve yönettiği Marvel uyarlaması film, 80'ler ruhunu hatırlatan ve her şeyden önce film olduğunun farkında olan bir bilimkurgu macerasıydı. Aslında bayağı olabilecek bir uyarlama yönetmen Gunn'ın eğlenceli, dinamik, esprili yaklaşımıyla başarılı bir uyarlamaya dönüşmüştü.
Aslında sevilen ve beğenilen bir filmin ikincisinin çekilmesi handikaplara gebedir. Yönetmen Gunn da bunun farkında olsa gerek. Çünkü işgüzarlık yapıp da filmin ayarlarıyla oynamıyor ve böylece o akla gelen handikapları bir güzel savuşturmuş oluyor. Bunu da ilk filmin heyecanını, dinamizmini, 80'ler ruhuna sarılmasını, espri anlayışını aynen koruyarak başarıyor.

BÖYLE BABA MI OLUR?
Serinin ikinci filminde macera kaldığı yerden devam ediyor ve yine yine Peter Quill'in üzerinden gelişiyor. Peter'ın gerçek babası olağanüstü yetenekleri olan Ego (Kurt Russell) ortaya çıkıyor. Böylelikle ilk filme sinen aile meselesi bu sebeple daha da bir eşeleniyor. 2016 yılında galaksiler arasında geçen filmde, baba Ego oğlunu yıllarca aradığını ve ancak 36 yaşında bulabildiğini söyleyip hepimizi buna inandırıyor. Fakat sonrasında çok farklı bir baba profili çiziyor. Peter Quill'in meseleye ayması arkadaşlarının onu korumak için verdiği mücadele üzerinden şekillenen filmde yine kahramanlarımız zorunlu olarak galaksiyi kurtarmak durumunda kalıyor. Fakat kimi yan hikayelerle de gücüne güç katıyor. Bu sefer 80'ler ruhu daha bir sirayet etmiş filme. Kurt Russell'ın ve Sylvester Stallone'un oyuncu olarak karşımıza çıkması zaten bunun bir sonucu ama asıl vurucu olan Kara Şimşek dizisi ve onun efsane aktörü David Hasselhoff üzerinden gelen espriler...
İkinci filmin tek dezavantajı Galaksinin Koruyucuları evrenini bilmemiz. Bu evrene ilk filmden aşina olduğumuz için ikinci film müthiş bir etki yaratmıyor insanda. Ama bu da eşyanın doğasına uygun bir durum zaten.
Neticede karşımızda seriye dönüşen vaat ettiklerini karşılayan ve yine fırlama ruhlu film var. İlk filmi sevenlerin ikincisini de seveceğini tatmin etmek güç değil. Son olarak film bitince hemen sinema salonunu terk etmeyin çünkü jeneriği birçok sürprizle dolu...
BİZE ULAŞIN