Param var ama alamıyorum

Param var ama alamıyorum

Sezonun gözde terlik ve çantaları için yüzlerce kişilik bekleme listeleri oluştu. Bazı markalar bekleme listelerini bile kapatmış. Yaklaşık 2-3 bin liralık çanta ve ayakkabıları alamayan kadınlar da “Param var ama alamıyorum” derdine düşmüş durumda

Param var ama alamıyorum... Sezonun popüler parçaları belli olunca bu sözü sıkça duymaya başlıyoruz. Markalar, ürünlerden az sayıda getirince bekleme listeleri uzadıkça uzuyor. Bu arada söz konusu ayakkabı olunca en şanslılar 35-36 numara giyenler. 37, 38 ve 39 numaraların ise vah haline.
Bir de ayakkabı numarasından dert yananlar var. İleride ameliyatla sırf rahat rahat sezonun popüler ayakkabılarına sahip olmak için ameliyat olan çıkar mı bilemem. Ama gelin bu aralar bekleme listesi kabarık olan parçalara bir göz gezdirelim.
Maria Grazia Chiuri tasarımı olan J'ADIOR ayakkabılar, defilede ilk boy gösterdiği anda tüm kadınların en çok konuştuğu parçalar arasına girdi. Sadece bizde değil tüm dünyada durum aynı. Minimal, retro görünümlü ve buram buram feminizm kokan ayakkabıların en büyük özelliği rahat olması. Tabii satın alabilirseniz.
Hem babet hem de iki ayrı yükseklikte topuklu modeli var. Dior mağazalarında kırmızı ruganını bulmak mümkün. Ama herkesin peşinde olduğu siyah renk için buyurun 100 kişilik bekleme listesine.
Yurtdışında şansını deneyenlerin de pek başarılı olamadığını belirteyim. 2900 TL'lik ayakkabıyı giyenler iyisi mi altına bir nazar boncuğu koysun.
Kadınların bir diğer tutkusu ise Chanel'in bej-siyah renklerdeki, kalın, kısa topuklu Sling Back modeli. İki hafta sonra mağazaya yeni sevkiyat olacakmış. Ama her numaradan sadece bir adet gelecek. Yani bekleme listesinde en üst sırada olan birkaç kişi ayakkabısına kavuşabilecek.

3 BİN LİRALIK TERLİKLER
Bu yaz plajlarda flip-flop'ların yerini de marka terlikler aldı. Sloganlıları gençler arasında pek popüler. Ama bir de üzeri marka yazılı olanlar var ki herkes onların peşinde.
Hermes'inki en zarifi. Plajda giyene de rastladım, gece dışarıda da... Bir de denize karşı fotoğrafını çekip paylaşanlar var. Eee, bir terliğe 1860 lira vermişler... Onlar fotoğraf koymayacak da kim koyacak.
Chanel'in (2500 TL) ve Dior'in siyah üzeri sarı yazılı (2700 TL) terlikleri de bu yaz kadınlar arasında en çok rağbet görenler. Dior'da bu terlikten bir adet kalmış. Ama beyaz rengi ve 35 numara.

LİSTEYE DE ALMIYORLAR
Kuaföre, plaja, bakkala, pazara, gece kulübe... Hangisine giderse gitsin kadınların elinde Louis Vuitton'un Pouch 26 modelini görebilirsiniz. Aslında makyaj çantası ama herkes cüzdan ve clutch niyetine takıyor.
Etrafımda bir sürü kadın "Tatlım param var, zaten çok da ucuz ama alamıyorum" diye en çok bu model için hayıflanıyor. Fiyatı 1200 TL. Bu arada bekleme listesi o kadar uzun ki artık listeye yeni isim de almıyorlar.



SORTIE BU YIL TUTMUŞ
Bu yıl eğlence hayatının en merak edilenleri arasında Eksen Grup'un Sortie'si vardı. Reina yaşanan üzücü olay sonrası kapatmıştı. Sahil hattında pek fazla alternatif de yoktu.
Geçen akşam ilk kez gittim Sortie'ye. Akaretler'den bildiğim meyhane konsepti Kalamata'ya yer ayırttım. Beyza Gürbüzer dönemi yemeklerini ne çok severdim... Madeo kısmı boştu, orada yemek vermiyorlar sandım. Malum iddialı DJ'ler partilere imza atıyor. Oysa yemek de varmış.
Kalamata en dolu bölümüydü. Hemen yan masamda Avustralyalı bir aile yemekteydi. Yanlarında 5-6 yaşlarındaki çocukları da vardı. Diğer masalarda tanıdık birkaç simaya da rastladım. Özellikle yabancı misafiri olanlar mutlaka Sortie'ye yemeye geliyormuş. En popüler noktalarından biri de Ulus'taki Zerafet'ti. Üst tarafa açılmış. Yemek sonrası mekan dolmaya başladı. Gecenin ilerleyen saatlerinde de yer kalmadı. 20-30 yaş arası çoğunluktaydı. Ama sonuçta mekan hınca hınç doldu. Kısacası merak edenlere yanıt vermiş olayım: Sortie bu yıl tutmuş.

SİYAH ÇOK SİYAH OLACAK
ABD'de siyah ve kömür çılgınlığı yaşanıyor. Kozmetik ürünlerin hepsi siyah... Siyah rengi işlenmiş kömürden alıyorlar. Kömürlü yüz maskesi, kömürlü diş macunu, kömürlü diş fırçası, kömürlü detoks içecekleri... Derken kömürlü dondurma ve külahlar da işin içine girdi. Bizde de bu siyah saplantısı iyiden iyiye gelişiyor.
Henüz kömürlü dondurmaya rastlamadım ama rengini mürekkep balığından alan siyah yiyecekler pek çok kafe ve restoranın menüsüne girdi bile. İşte dikkatimi çekenlerden birkaçı...

KISS THE FROG: SİYAH LAHMACUN
Kuruçeşme'deki Kiss the Frog'un mürekkep balığı hamuruyla hazırlanan lahmacununda kıyma yerine ahtapot kullanılıyor. Adı da aslında mahmacun. Görüntüsü o kadar şık ki insan yemeye kıyamıyor. İnanın sırf bu lahmacunla fotoğraf paylaşmak için mekana giden birini biliyorum.



AGENCY: SİYAH PİZZA
Bodrum'da bir pizza muhabbetidir gidiyor. Eskiden herkes "Sünger pizzaya gittin mi, pizzasını tattın mı?" derdi. Bu yıl ise Agency'nin pizzaları dillere destan olmuş. Geçen yıl Aslı-Metin Şen çifti gibi pek çok tanıdık müdavimi olan mekanda bu yıl pizza kuyruğu olacak gibi görünüyor.
Trendlerden geri kalmamış, menüye siyah pizza da koymuşlar. Üzeri labne peynirli, mozzarella, füme somon, avokado, kapari ve Frenk soğanlı. Agency'ye sadece pizza yemeye gitmeyin, mutlaka gece canlı müzik dinlemek için standa geçin.



BEACH ROUGE: SİYAH HAMBURGER
Siyah yemek için son bir adres de Bodrum Adabükü'nün içindeki Beach Rouge adlı mekan.
Mürekkep balığı ile renklendirilen hamburgerin içinde balık köftesi servis ediliyor.



PLAJDA ÇEKİRDEK MODASI

Bu yaz hangi plaja gitsem çekirdek çitleyen genç kız gruplarına rastladım. Bakkaldan alıp plaj çantasında içeri soktukları paketleri çıkartıp saatlerce çitliyorlar. Görevliler "Dışarıdan yiyecek sokmak yasak" deyince de "Siz satmıyorsunuz ama biz ne yapalım" diye tersliyorlar.
Hayır, bir yerde çekirdeğin yağları erittiği, forma soktuğuna dair bir haber çıktı da ben mi kaçırdım diye düşünmeye başladım. Kızların hepsi de incecik ve fitler. Araştıracağım şu çekirdek meselesini. Öğrenir öğrenmez de yazacağım.



YATTA LAHMACUN PARTİSİ
Ege kıyılarındaki 80, 100 metrelik mega yatları fark etmişsinizdir. Fark edemediğiniz şey muhtemelen içindeki dünya starları. Mega yatlara konsiyaj hizmeti veren firmaya söz verdiğim için bu yaz kimlerin Ege'ye tatile geldiğini maalesef yazamıyorum. Ama Hollywood'un en önemli yıldızları, şov programcıları meğer yanı başımızdaymış.
Peki ama neden biz onları göremiyoruz? Hemen anlatayım...
Çünkü bir mekana gittiklerinde gizlilik sözleşmesi yapıyorlar ve mekanı kapatıyorlar. Zaten çok bilindik yerlere de gitmiyorlar.
Canlı müzik istediklerinde tekneye müzisyen getirtiyorlar. Örneğin yıllardır Mavi'de sahne alan Beta Bahadır Aksoy'un defalarca bu mega yatlarda çıktığını öğrendim. Fotoğraf çekmek ve gece hakkında konuşmak ise yasak.
Zaman zaman yatta lahmacun partisi ya da dansözlü, çiğ köfteli geleneksel partiler de düzenleniyormuş. Türkiye'den ayrılıp Yunan kıyısına geçen bir grup ünlü, lahmacunu o kadar sevmiş ki Yunan adasına Bodrum'dan 300 adet lahmacun getirtmiş.
Geçen hafta gelen ünlü grup yatta o kadar partilemiş ki bir ara masaların üstünde dans etmişler. Hatta hızını alamayıp denize atlamak isteyenler dahi olmuş.
Bu isimleri ülkemize mega yatlarla giriş yaptıkları ve karaya çok az ayak bastıkları için maalesef göremiyoruz.



YAKALADIN YAKALADIN
17 Temmuz akşamı Bodrum Agency'de Zeynep Özyılmazel sahne alıyor. Sahnesi de sesi kadar güzel. O halde bu performans kaçmaz.
Keyifli bir ortamda güzel müzikler eşliğinde, sonunda kendinizi bile şaşırtacak yağlıboya tablolar yapmaya ne dersiniz! Daha önce resim yapmış olmanıza gerek yok, hatta yapmamışsanız çok daha keyifli olabilir. Masterpiece bir resim kursu değil, resim ile dolu geçireceğiniz bir keyif seansı. Bostancı'da bugün 17.30'da başlayacak kursta yağlı boya tablo yaparken eğlenebilir ve sanat hakkında bilmediğiniz şeyleri öğrenebilirsiniz.
Demet Akalın yaz boyunca her pazar, Posh Gümbet Bodrum'da sahne alacak. İlk konseri bu akşam diyor ve Türkçe pop sevenlere bu konseri öneriyoruz.
BİZE ULAŞIN