Hayalimiz yolun sonuna kadar gitmek

Gripin beş yıl sonra yeni albümünü yayınladı. 2001’den beri aynı kadroyla dur durak bilmeden konserler veren, üreten grup, Nasılım Biliyor musun?’la bir içe dönüş, hesaplaşma hikayesi anlatıyor

Hayalimiz yolun sonuna kadar gitmek

Müzikte bir yol açan, açtığı yolda yürümeye devam eden bir grup Gripin... Bugüne kadar 62'den fazla şehirde konser verdiler.
Bundan sonrası için de hedefleri Türkiye'nin her köşesine gitmek...
Dört yetişkin adamın yılın neredeyse yarısını birlikte geçirmesi elbette kolay değil. Ama onlar bunu başarmanın yolunu bulmuş. En büyük hayalleri söyleyemeyecek, çalamayacak hale gelene kadar birlikte sahnede olmak.
Yeni albümleri Nasılım Biliyor musun?'u konuşmak için Zuhal Müzik'te bir araya geldiğimizde grup içi diyaloglarına da tanık olma fırsatı bulduk. Fikirlerin sakince tartışıldığı, itirazların sesler yükselmeden yapıldığı bir yol bulmuşlar kendi aralarında. Belki de hâlâ bir arada olmalarının sırrı da bu...

- Gripin bir rock grubu mu? Ne zaman albüm yapsanız bu soru gündeme geliyor...
- Birol Namoğlu: Cover yaparken rock grubuyduk ama sonraki albümlerde rock grubu olduğumuzu iddia etmedik. Biz her zaman bildiğimiz, hissettiğimiz yoldan ilerliyoruz.
- Arda İnceoğlu: Dünyada da gidişat bu yönde.
Türler birbirine karıştı. Fakat neyi neyle bir araya getirebiliriz derken buna çok dalıp şarkı yapmayı es geçenler, ruhlarını yansıtamayanlar da oluyor. Evet, rock yapıp yapmadığımız çok tartışılıyor ama biz tartışmıyoruz.

- Bir grubu seversiniz ve dinlersiniz. Sevmezsiniz, dinlemezsiniz. Ama Gripin'i sevmediğini söyleyenler de dinliyor, şarkılarınızı biliyor. Sizce neden?
- İlker Baliç: Dinlemeyi sevdiğimiz müzikleri kendi çapımızda sentezleyip üzerine bir şey katıp müziğimizi üretiyoruz. Bizi sevmeyenlerin bile bizi takip etmesi aslında bir yere çekme çabasının sonucu. Bir şeyi bir sınıfa dahil etme isteği var. Bunu aşabilsek çok güzel olacak.
- B: Tabii ki herkes sevmek zorunda değil.
Bizi sevmeseler bile belki bazı şarkılarımızı o an yaşadıklarıyla, hayatlarıyla örtüştürüyor olabilirler.
Bence bundan sonra da dinleyenin hayatının o döneminde yaşadıklarına, hissettiklerine denk gelen müzik öne çıkacak.

- Bir grubu ayakta tutabilmenin sırrı nedir?
- B: Farklı sesler tabii ki var. Biz bunları bir araya getirmeye çalışıyoruz. Bazen birimiz düştüğünde kaldırıyoruz, başka bir yola saptığında söylüyoruz. Dört kişi olmanın avantajını kullanıyoruz.
Tabii ki farklı düşünüyoruz hatta gün geçtikçe daha da farklı düşünüyoruz. Mesele o farklılıklardan bir şarkı yaratabilmek.

- Uzlaşmanın yolunu nasıl buluyorsunuz?
- B: Bizim çok büyük sorunlarımız olmuyor, çok şükür. Sorun olduğunda da hep beraber oturup yoluna koymayı becerdik.
- A: Grup olarak müzik yapmanın kolay olmadığı bir coğrafyadayız. İlk albümden sonra bir yerlere gelebilmek için çok uğraştık. Bir gecede, bir haftada, bir ayda bir yerlere gelmedik. Bu yüzden şu an elimizde olanın kıymetini biliyoruz.
Bunu kaybetmemek önceliğimiz.

- Kopma noktasına hiç geldiniz mi?
- İ: Kopma noktasına gelmedik ama yeter toparlanmamız gerek dediğimiz noktaya geldiğimiz oldu. Bu dört kişinin hayatında Gripin'in yerini bildikten sonra dağılması çok zor geliyor.
- Murat Başdoğan: Aramızda küçük tartışmalar oluyor. Zaten olmaması anormal olurdu.
Her kafadan bir ses çıkacak, herkes bir şey söyleyecek ki sonunda ortaya bir şey çıksın.

?VOLTRAN'I OLUŞTURUYORUZ

- Müzik dışında da görüşüyor musunuz?
- B: Zaten konserler sayesinde yılın neredeyse yarısını birlikte geçiriyoruz.

- Gripin'i bir vücut gibi düşünürsek kim hangi organ olur?
- B: Biz Voltran'ı oluşturuyoruz. İlk baştan beri eşit olmaya çalışan bir grubuz. Öyle bir an geliyor ki Murat'ın beyin olması gerekebiliyor.
İlker'in ya da Arda'nın da...

- Gripin yola çıktığında kurduğu hayallerin ne kadarını gerçekleştirebildi?
- B: Harbiye Açıkhava'da sahneye çıkmak, ABD turnesi gerçekleştirmek gibi hayallerimiz vardı, gerçekleştirdik. Artık bir tane büyük hayalimiz var, o da yolun sonuna kadar gitmek.
Söyleyemeyecek, çalamayacak hale gelene kadar sahnede çalmak istiyoruz.

- Birçok müzisyen vazgeçmişken siz albüm çıkardınız. Neden?
- B: Single yapmayı denedik ama single yapmak albüm yapmak kadar zor. Bir şarkıya bütün birikimi, beklentiyi, kaygıları, korkuları sığdırmak şarkının sağlığı açısından çok da iyi değil.
- İ: Biz eski kafalıyız herhalde. Albümü elimize almak, kartonetini incelemek istiyoruz.
- B: Müzisyenlerdeki motivasyonsuzluğu anlıyoruz ama biz zor da olsa üretmeyi seviyoruz.
- M: Durduramıyorsun aslında kendini. Müzik işin olduğu için ister istemez bir şeyden etkilendiğinde ya da aklına bir şey geldiğinde bunu müziğe dökmek istiyorsun.

- Nasılım Biliyor musun? hikayesi olan bir albüm. Nedir öne çıkan duygular?
- B: Bir içe dönme, kendini bir kez daha kontrol etme, tanıma, bilme var. Asıl çıkış bu.
Yalnızlık, giden bir muammanın arkasından yazılanlar, kararsızlık da söz konusu. Sözleri prodüktörümüz Haluk Kurosman'la birlikte yazdık.

- Müzik sektörü zor bir dönemden geçti, konserler azaldı. Nefes almayı nasıl başardınız?
- B: İşte biz o dönemde albüm yaptık. Çok kolay değildi elbette.
- A: Oturup kara kara düşünmenin bir faydası yok, "Bizim işimiz bu, bunu yapalım" dedik.

DAMAK ZEVKİMİZ UYUYOR
- Müzik dışında neler yapıyorsunuz?

- B: Müzik dışında evimizdeyiz. Hepimiz evliyiz. İlker'in kızı beş aylık oldu. - İ: Günümün çoğunu onunla geçiriyorum. Babalık beni pozitif yaptı. Fiziksel bir güç geldi bana. Venüs'ün hareketlerini gözlemlemek, farklı seslerini duymak da inanılmaz keyifli.
- Grubun yemek merakı da devam ediyor sanırım. Damak zevkiniz uyar mı?
- B: Damak zevkimiz yüzde 95 tutar. Sadece New York'ta bir Çin lokantasında fikir ayrılığına düştük. Bir şehre gitmeden önce yemek yiyeceğimiz yerleri biliriz.

GRİPİN GERÇEKLERİ
Gripin elemanlarına, grup arkadaşları ile ilgili bilmediğimiz bir şey anlatmalarını istedik. İşte ortaya çıkan gerçekler:
- İlker iyi bir ressamdır.
- Arda'yı uyandırmak çok zordur. Hatta imkansız olabiliyor. Bir defasında uçağı kaçırmamak için çakmakla birazcık yakmak zorunda kaldık. Geçen sene evde uyuyakalmış, kapıyı çilingir açtı.
- Murat'ın yorulduğunu anlamazsınız. Pili yavaş yavaş bitmez. Anında şalteri kapatır. 100'den bire iner şarjı.
- Birol, asla unutmaz. Çok iyi gözlem yapar.

BİZE ULAŞIN