Eee, sen şivesiz konuşuyorsun?

Onu Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz ’ın Lütfiye’si olarak tanıyoruz, ama ardında daha neler var neler... YouTube’a yüklenilen bir video ile hayatı sihirli değnek değmiş gibi bir anda değişen, sosyal medyanın yıldızı, Yasemin Sakallıoğlu ile karşınızdayız

Eee, sen şivesiz konuşuyorsun?
Çakırbeyli Ailesi'nin mutfağındaki gizli hazinenin farkına vardınız mı? En gergin anlarda yaptığı patavatsız çıkışlarla, bir anda açılan kapıların ardında belirivermesiyle ya da Karadeniz kadınının tüm karakteristik özelliklerini taşımasıyla onu hatırlayabilirsiniz. ATV'nin fenomen dizisi Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'ın Lütfiye'sinden bahsediyoruz. Yani Yasemin Sakallıoğlu'ndan...
Aslında onu sadece Lütfiye olarak tanırsanız, büyük bir hata yapmış olursunuz. Zira kendisi sosyal medyada canlandırdığı tiplemelerle, kısa skeçleriyle Instagram'da 1 milyon takipçi sayısına ulaşmış durumda. Bir yandan da doğaçlama tiyatro çalışmaları ve stand-up gösterileriyle oyunculuğun her türlüsünü deneyimleyen biri. Anlayacağınız on parmağında on marifetle kadın komedyen ihtiyacımızı karşılamaya en müsait isimlerin başında geliyor genç hanım.
Yasemin Sakallıoğlu ile görüşmek için sözleşiyoruz. Buluşma yerine benden biraz erken gelen ve Türk kahvesini yudumlayan Yasemin Hanım, daha sonra kendisinin de kabul edeceği üzere sohbete tutuk başlıyor ama bu tutukluk yalnızca 35 saniye sürüyor. Sonrası kahkahaların eksik olmadığı bir söyleşiye dönüyor. Çünkü karşımda gözlerinin içi parlayan, cıvıl cıvıl, anlatmayı ve güldürmeyi seven genç bir kadın oturmakta.
2013'te annesinin taklidini yaparken çekilen videosunun YouTube'a yüklenmesiyle bir anda değişen hayatını konuşmaya başlıyoruz. Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz serüveni nasıl başladı, sette neler öğrendi, sokakta ne gibi ilginç tepkiler aldı, idolü kim, hepsini bir bir anlatıyor Yasemin Sakallıoğlu. Bendenize ise bu keyifli yaşam öyküsünü bir stand-up tadında en ön sıradan ücretsiz dinlemek düşüyor.



- 2013 yılında YouTube'a yüklediğiniz bir videoyla başlıyor serüven değil mi?
- O zamanlar bankacılık ve sigortacılık yapıyordum. İlkokul arkadaşlarımla bir parkta buluşmuştuk. Orada bir videomu çektiler. Annemin taklidini yaparken çekilen video YouTube'a eklendikten dört gün sonra ana haberlere çıkmaya başladı. O dönem bırakın YouTube hesabını sadece bir Facebook'um var, fotoğraflarımı 13 kişi falan beğeniyordu. Ben sabahın yedi buçuğunda kendimi ATV'nin sabah haberlerinde gördüm.

- O an hayatınızın farklı bir evreye girdiğini hissettiniz mi?
- Bu olayın üzerinden neredeyse beş yıl geçti. Yaşadıklarıma hâlâ inanmıyorum. Çünkü beklediğimden çok daha büyük bir noktaya geldi. Hatta Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'ın ilk günlerinde sette gözlerimi kapattım ve Oktay Kaynarca'nın sesini dinledim. Gerçekten sette olduğuma inanamadım çünkü. Yönetmenimiz Onur Tan "kayıt" dedi ve gözlerimi açtım. Şu an anlatırken bile içim titredi...

- En büyük sihriniz doğallığınız galiba?
- Bizim dizide Sevil Akı var, çok severim. Bizim okula söyleşiye geldiğinde "Sahnede bir oyuncunun samimiyetine inanırsan sahneden indiğinde bil ki o seni yanıltmaz" demişti. Ben de bu zamana kadar samimiyetle ne yaptıysam bana geri dönüşü çok güzel oldu. Her videomda o samimiyeti korumaya çalıştım. Ama beni bir yerlere getiren hep o ilk video oldu. Çünkü ikinci yönetmenimiz Ayşegül Erbek beni ilk orada gördü.



- Diziden teklif geldiğinde neler hissettiniz daha önce herhangi bir kamera önü oyunculuğu deneyimi olmayan birisi olarak?
- Hayatımda ilk defa yapımcı görüyordum. Görüşmeye gittim karşımda Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Oktay Kaynarca var. Ben daha önce böyle bir durumun içinde bulunmadığım için ciddiyetin de farkında değilim. Ciddi olmam gereken yerde gülesim geliyordu. Eğer o aşamayı geçebildiysem de bence bu sebepten oldu, yapay olmadım çünkü.

- İlk başlarda zorlandınız mı?
- Çok! Devamlılık nedir bilmiyordum. Birincisi, doğaçlamadan alıştığım için biraz büyük büyük oynuyordum. Tabii sen bir elini kolunu oynatmaya başlayınca onun 50 karede devamlılığını kurmak çok zor oluyor. İkincisi karşında Oktay Kaynarca var. Ben çoğu zaman onun Hızır olduğuna inanamıyordum, karşımda Oktay Kaynarca varmış gibi konuşuyordum. Hatta Lütfiye biraz ezik bir karakter ya ona birisi bir şey dediği zaman alınıyordum, üzülüyordum. (gülüyor)



- İlk ne zaman "Evet galiba komiğim ben yahu" demeye başladınız?
- İlkokul beşinci sınıfta! Kuzenimi annesi yaka paça eve götürmüştü. Karadeniz kültürünün de her şeyi komiktir, dayağı bile. Bu benim o kadar dikkatimi çekti ki eve gittim taklidini yapmaya başladım olayın. Karadeniz şivesi yapabildiğimi de ilk burada fark ettim.

- Sokakta insanlardan en çok duyduğunuz yorumlar nedir?
- "Sen çok zayıfmışsın" ve "Eee sen şivesiz konuşuyorsun".

- Peki çektiğiniz videolara ailenizin tepkisi ne oluyor? Mesela taklidini yaptığınız videoyu anneniz izlediğinde ne demişti?
- Çok hoşuna gitti, çok mutlu oldu annem. Zaten ben asla annemi mutsuz edecek bir şey yapmam. Ayrıca Instagram'a yüklediğim çoğu videoyu da beraber çekiyoruz, onay alınıyor yani. (gülüyor)



İDOLÜM PERRAN KUTMAN

- Kendinizi kadın komedyen olarak görüyor musunuz? Bir boşluğu doldurmaya aday isimlerden biri misiniz sizce?
- Bir boşluğu dolduracağım demek egolu olur. Ayrıca kadın komedyen yok diyenlere Perran Kutman'ı, Demet Akbağ'ı gösteririm. Kadınların birçok şeyi başardığı bu ülkede ben de bu isimler gibi güldürebileceğimi düşünüyorum.

- İdolünüz var mı?
- Perran Kutman. Evimde Perran Kutman'ın kara kalemle çizilmiş bir resmi var, o resme her baktığımda 'Sen çok komik bir kadınsın' diyorum.

- Kendini bir sosyal medya fenomeni olarak tanımlar mısın?
- Bu sıfat beni rahatsız etmiyor ama sosyal medya fenomenliği yapmıyorum ben. Doğaçlama tiyatro, stand-up yapıyorum, bu işin eğitimini alıyorum. Bana kalırsa bir insana dört yıl boyunca fenomen denilemez zaten.



NİYE TAKİP ETMİYORSUN BENİ!

- Sette unutamadığınız bir anı sorsak?
- Bir kere Sabina Hanım'ı bir kere de Deniz Hanım'ı yaktım çayla. Bir dönem bana sıcak çay vermediler sonra.

- Peki, sokakta en unutamadığınız bir an?
- Motosikletle önümü kesmişti birisi Kadıköy'de. "Sen niye takip etmiyorsun beni, ben seni iki yıldır takip ediyorum" dedi. "Siz gidin ben arkanızdan sizi takip edeceğim" dedim, o kadar çok korktum ki. Belediye otobüsünde akbil bastırmadılar bir kere de, "Hızır Abi vurur bizi abla ya, geç sen" dediler.
BİZE ULAŞIN