Brooklyn-Beyoğlu hattı

Dünyaca ünlü funk gruplarından Brooklyn Funk Essentials 20 yıl önce Hüsnü Şenlendirici’yle bir albüme imza atmıştı... Bu albüm Grammy’e bile aday gösterildi. Yıllar sonra grup ve Hüsnü Şenlendirci’yle İstanbul’da bir konser öncesi buluştuk

Brooklyn-Beyoğlu hattı
Yaklaşık 20 yıl önce tanıdı onları Türk dinleyicisi. Brooklyn'li grup Brooklyn Funk Essentials, 1998'de Hüsnü Şenlendirici'nin grubu Laço Tayfa'yla birlikte yaptıkları The BuzzBag albümüyle Türk ezgilerini funk'la buluşturdu... Kıpır kıpır funk ritimlerine, klarnetin yanı sıra bizden diğer enstrümanlar eşlik etti... Grup bu albümle Grammy'e bile aday gösterildi vaktiyle. Sonrasında yeni albümler de yaptılar tabii. Hatta çok kısa bir süre önce Stay Good adlı albümleri yayınlandı. İstanbul'a da geldiler ara ara bu 20 yıl içinde.
Grup geçen hafta, İstanbul'un en önemli kültür-konser mekanlarından Babylon'un 20'inci kuruluş yıldönümü konserlerinin ilkini vermek üzere yine buralardaydı. Gece konserde onlara kadim dostları Hüsnü Şenlendirici de klarnetiyle eşlik etti. Biz de konserden hemen önce, grubun kurucularından ve bas gitaristi Lati Kronlund'la bir kulis sohbeti gerçekleştirdik.

- Laço Tayfa ile yaptığınız albümden beri İstanbul'un size ilham veren şehirlerden biri olduğunu biliyorum. Müzikal olarak İstanbul size nasıl bir ilham veriyor?
- İstanbul'a ilk olarak Fujifilm Caz Festivali'nde sahne almak için 1996'da geldik. O zamanlar Türkiye hakkında pek fikrimiz yoktu, aslına bakarsanız bizi Türkiye ile İlhan Erşahin tanıştırmıştı. Ses mühendisimizin de ataları Türkiye'den geliyordu ve o zaman bize Türkçe bir halk şarkısının yeni bir versiyonunu yapmamızı ve konserde o şarkı ile 'bis'e çıkmamızı önermişti. Biz de Üsküdar'ın (Katibim) bir versiyonunu yaptık ve konserde şarkıyı üçüncü bis olarak söyledik. İnsanlar çılgına dönmüşlerdi ve çok güzel geri dönüşler almıştık. O festivalin organizatörü de Pozitif'ti. Ahmet, Mehmet ve Cem tekrar İstanbul'a gelmemizi ve şarkıyı Türk sanatçılar ile işbirliği yaparak kaydetmemizi istedi. 1998'te tekrar İstanbul'a geldik ve Laço Tayfa ile sadece bir şarkı değil, koca bir albüm hazırladık. Daha önce dinlediğim bir kaç popüler şarkı dışında Türk müzik dünyası hakkında pek bir fikrim yoktu. Zamanla funk ezgilerini, Anadolu melodileri ile birleştirmeye başladık. Amacımız, Beyoğlu ve Brooklyn arasında bir köprü kurmaktı. Buraya geldiğimizde stüdyoda sadece dokuz günümüz vardı ve hiç bir şey önceden hazırlanmamıştı. Bizim gruptan 12 kişi, Laço Tayfa'dan 11 kişi stüdyodaydık ve bu 11 kişiden biri de Hüsnü'ydü (Şenlendirici). Stüdyo o kadar kalabalıktı ki vokalleri asansöre alıp, seslerini orada kaydetmek zorunda kalmıştık. Asansörü kullanıma kapatmıştık.

- Sonraları İstanbul'a sık geldiniz...
- Bir sonraki gelişimizde ise bir amfitiyatroda sahne aldık. Daha sonra birçok kez İstanbul'a geldik, Babylon'da haftalar boyunca sahne aldık. İşin güzel tarafı, albümümüzdeki bu Türk şarkılarını New York'ta ve tüm dünyada seslendirmeye devam ettik. Türk müziğinin diğer ülkelerde de çok sevildiğini gördükçe bundan çok etkilendik. Herkes adeta bu melodilerin bir yerden tanıdık geldiğini hissediyordu. Özellikle Fas ve Yunanistan'da, dinleyiciler kendini bu ezgilere çok yakın hissediyordu.

- Caz ve funk'ta da, geleneksel Türk müziğinde de doğaçlamaya açık alanlar var. Bu konuya katılır mısınız?
- Kesinlikle! Dört senedir burada çalmadığımızı düşünürseniz, bu akşam da grup arkadaşlarımla birbirimize bakıp "Şimdi ne yapıyoruz?" diye soracağımızı ve bolca doğaçlama yapacağımızı söyleyebilirim.

- Müziğinizde cazdan, funk'tan ve hatta hip hop'tan esintiler var. En tepeye baktığınızda müziğinizi funk olarak mı tanımlarsınız?
- Hayat yaptığınız şeylerden ibarettir ve bize göre hayat funk demek! Funk, iyi ve kötü olanın karışımı, tıpkı hayat gibi. Funk'ta kural yoktur. Bazı sanatçılar funk'a katı kurallar koymaya çalışıyor ve ben bunun sadece gösteriş merakı olduğunu düşünüyorum. funk'ın gösterişle hiç ilgisi yok, funk kalpten gelmeli!

- Hüsnü Şenlendirici ile yıllardan beri çalışıyorsunuz, birlikte albüm de yaptınız. Grup ve Hüsnü Şenlendirici arasındaki ruhsal ve müzikal uyumu nasıl tanımlarsınız?
- Hüsnü ile aramızdaki şey tamamıyla doğal bir uyum. Beraber albüm yaparken, Laço Tayfa grubundaki kimse İngilizce konuşamıyordu. Tek bildikleri merhaba demekti, bu yüzden aramızdaki tek iletişim kaynağı müzikti. Şimdi Hüsnü ile bir araya geldiğimizde de sarılıp, dosdoğru müzik yapmaya başlıyoruz.

HÜSNÜ ŞENLENDİRİCİ
Bana dünya müziğinin kapılarını açtılar

Dile kolay 20 sene geçmiş Brooklyn Funk Essentilas'la albüm kaydedeli. Ben onlarla müziğin evrenselliğini keşfettim. Dünya müziğine yelken açmam, aslında her müzisyenin tek dil konuştuğunu keşfetmem onlarla oldu. Sonrasında biliyorsunuz pek çok ülkede, farklı müzisyenlerle çaldık, çalıyoruz. Ama işte Brooklyn Funk Essentials'la yaptığımız çalışma bana bu kapıyı açtı. Müzik üzerine, müziğin fikri ve duygusu üzerine daha çok yoğunlaşmamı sağladı.

BİZE ULAŞIN