"Obama'nın konuşması Bush döneminden ciddi bir kopuşu tanımlıyor"

New York Times Obama'nın Kahire'de İslam dünyasına seslendiği konuşmasını, George W. Bush döneminden ciddi bir kopuş olarak tanımlıyor. Gazete, Obama'dan Kahire'de söylediklerini hayata geçirmesini bekliyor.

New York Times haberinde şu görüşlere yer veriliyor:

"Bush'un 11 Eylül sonrasında yaptığı konuşmalara bakarak Amerika'yı tanımakta zorlanmıştık. Çünkü Bush, korku ve intikam isteğiyle dolu bir ülke tablosu çiziyordu. Obama'nın Kahire'deki konuşması ise Amerika'nın gerçek kimliğini ortaya koydu. Muhalifleri Obama'yı özür dilemeye çok fazla zaman ayırmakla ve ülkeyi zayıflatmakla suçluyor. Bu yaklaşım, Obama'nın sözlerinin anlaşılamamasından kaynaklanıyor. En yakın müttefiklerinin bile Amerika'ya tavır almasına neden olan sekiz yıllık küstahlık ve
kabadayılıktan sonra, geçmişte yapılan hataları dile getirmek, kendine güvenmeyi gerektirir. Hem Amerika'nın hem de diğer ülkelerin daha iyi bir dünya için adım atmasını sağlamaya çalışmak, güçlü bir iradeyi gerektirir."

Washington Post gazetesi ise Obama'nın Kahire konuşmasında birçok konuya değindiğini belirtiyor. Ancak gazete, Arap liderlerin sadece İsrail-Filistin anlaşmazlığını öne çıkarmaya çalışacağı uyarısında bulunuyor:

"Obama, İsrail-Filistin anlaşmazlığı konusunda ayrıntılı bir plan veya takvim açıklamadı, ama daha önceki birçok başkan gibi iki devletli bir çözüm konusunda kararlı olduğunu vurguladı. Bu, belki Müslüman kamuoyunun güvenini kazanmak için gerekliydi. Ancak Obama'nın önündeki asıl sorun, dile getirdiği farklı konuların Arap liderler tarafından sadece Ortadoğu barış sürecine indirgenmesini önlemek olacaktır. Obama Kahire'de dile getirdiği diğer konularda ısrarlı olmalı ve bu konularda harekete geçmeleri için Müslüman ülkelerin yönetimlerine açık baskı yapmalıdır".

Christian Science Monitor Obama'nın Kahire konuşmasını İslam dünyasına yönelik yeni bir başlangıç önerisi olarak yorumluyor. Ancak gazete, Obama'nın çözüm önerilerinin pek de yeni olmadığını vurguluyor:

"Obama'nın konuşması aslında Amerika'nın uzun süredir savunduğu politikaların ve değerlerin bir tekrarıydı. İran konusunda "nükleer enerjiye evet, nükleer silahlanmaya hayır" dedi. İsrail-Filistin anlaşmazlığı konusunda iki devletli çözüm önerisini yineledi. Demokrasi vurgusu yapmaktan çekinmedi. İslam dünyasında reforma ihtiyaç olduğunu söyledi. Konuşmasını, "Bize yapılmasını istemediğimiz şeyi, başkasına yapmamalıyız" diyerek en eski politik sloganlardan biriyle tamamladı. Obama'nın bu sözlerinin büyük alkış toplaması ise umut vericiydi. Çünkü, Ortadoğu'da problemlerin çözülmesi ve İslam dünyasıyla Amerika arasında bir köprü kurulmasının temeli bu sloganın hayata geçirilmesine bağlı".

Los Angeles Times ise Obama'nın Kahire konuşmasının Türkiye'deki yansımalarını aktarıyor. Haberde, Türk halkının genel tepkinsinin olumlu olduğu belirtiliyor:

"Türkler açısından Obama'nın İslam dünyasına seslendiği konuşma, yeni unsurlar içermiyordu. Obama, iki ay önce Türkiye'ye yaptığı ziyaret sırasında da benzer mesajlar vermişti. Bu nedenle Türk halkının asıl merak ettiği konu, Obama'nın bu sözlerini nasıl hayata geçireceği idi. Obama'nın Kahire'deki konuºması, Türkiye'deki belli baºlı televizyon kanalları tarafından da canlı yayınlandı. Ancak izleyicilerin ilgisi, Obama'nın Türkiye ziyaretine gösterilen ilginin yanında sönük kalıyordu. Yapılan yorumlarda,
Obama'nın ayrıntılara girmediği vurgulansa da, genellikle olumlu ifadeler kullanıldı".
BİZE ULAŞIN