TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Annem-babam neden Danimarka’ya gelmediler?

Sorunun cevabını hemen vereyim. 21 yıldır yaşadığım Danimarka'da annem babam beni ziyaret etmediler. Bunun bir tek nedeni var. O da dünyanın en onur kırıcı uygulamalarından biri olarak gördüğüm vize çilesine o yaşlı insanları maruz bırakmamak inatçılığı. Kendimce bir protesto. Annem ve babam beni ömürleri yeterse Danimarka'ya vizesiz girebilecekleri gün geldiğinde ziyaret edecekler.

Onlara "Buraya gelmeniz için vize almanız gerekli, bunun için de 14 çeşit belge ile birlikte İstanbul ya da Ankara'ya gitmeniz, Danimarka temsilciliklerinde vizeye başvurmanız gerekiyor" demeyi kendime yediremiyorum. Yukarıdaki paragraf geçtiğimiz günlerde katıldığım ve AB-Türkiye ilişkilerinin tartışıldığı bir panelde bana sorulan bir soruya verdiğim cevaptır. Türk basınında bu günlerde "Avrupa Birliği ülkelerine vize kalktı, kalkıyor" başlıklı haberler okuyoruz.

Başlıkları görünce seviniyoruz, başlığın altındaki yazıyı okuyunca ise Avrupalıların göz boyamacı, iki yüzlü açıklamalarını görüp şüpheye düşüyoruz. Acaba bizi kafaya mı alıyorlar diyerek. Vize bize müstehak 1980'li yılların başından itibaren suya atılan bir taşın halkaları gibi tüm Avrupa ülkelerinde yayılan "Türklere vize uygulama" sporu aradan geçen yıllar içinde inanılmaz sayıda vatandaşımızı mağdur etti, maddi ve manevi zarara yol açtı. Türk olan eşini dostunu bile kendi ülkesine davet etmek isteyen AB vatandaşlarına kendi ülke yetkilileri "dostunuzu o kadar seviyorsanız gidin onu memleketinde ziyaret edin" tavsiyesinde bulundular,bulunmaya devam ediyorlar.

Halbuki vize uyguladıkları halkın ülkesi AB'ye üye olmak üzere müzakerelere başlamış. Yasalarını kurallarını AB müktesebatına uydurmaya söz vermiş, bunun için reform süreci başlatmış. Ara başlıkta "vize bize müstehak" dedik, Öinki vizeden mağdur olan bizler yalnızız. Hakkımızı savunacak kimse yok. 1963 yılında imzalananan Ankara anlaşması ve ardından imzalanan katma protokol uyarınca Avrupa Birliği ülkelerinin Türklere vize uygulama hakkı bulunmuyor. Bunu gündeme getirmek için son bir kaç yıl içinde bir kaç Türkün bireysel olarak Avrupa Adalet divanına başvurması yeterli oldu. Zaman zaman Avrupa ülkelerine Türk siyasetçileri çeşitli heyetler halinde gelirler, vatandaşlarımızın büyük bir heyecanla katıldığı dert dinleme toplantısı yaparlar. Bu toplantıların bir çoğuna ben de katıldım. Bu toplantılara dinleyicilerin karşısına geçen siyasetçilerimiz, "aman ha mutlaka çocuklarınızı okutun" cümlesiyle özetlenebilecek saatler süren konuşma yaparlar ve sorunları Ankara'ya ileteceğiz diyerek masadan kalkarlar. Nedense yıllardır süren bu toplantıların ardından bir Allahın kulu siyasetçimiz kalkıp da şu vize sorununu gündeme getireyim demez.

Halbuki bu sorun hem 70 milyonluk Türk halkı hem de Avrupa'da yaşayan 3,5 milyon vatandaşımızın en büyük sorunudur. Fasülyeden AB üyesi AB ile üyelik müzakereleri yürüten ülkeme, kıravatını bağlamasını bilmeyen Avrupalı politikacıların, "Şunu yap, bunu yerine getir, yoksa bizim aramız katılamazsın" dediklerini duydukça ve annemle babamın Danimarka'ya gelmek için vize almak zorunda olduklarını da düşününce "Acaba biz AB'ye üye olursak 'fasülyeden üye' mi olacağız" diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Hani mahalle arasında oynanan futbol maçlarında oyuna katılımı sonuca etki etmeyecek olan çocuklar vardır ya, işte onların fasülyeden oynaması gibi oynayan bir üye olacağımızdan korkuyorum. Yani AB üyesi bir Türkiye, ama vatandaşları AB'nin ruhunu oluşturan serbest dolaşımdan men edilmiş bir üye. AB ile üyelik görüşmeleri yürüten büyüklerimize buradan sesleniyorum. "Mister, devam edeceksek şu vizeyi kaldırın" deyin lütfen. Bu arada Türkiye'deki Danimarka büyükelçisi sayın Jesper Vahr'a de sesleniyorum.

Eminim ülkemizde gayrimenkul alan 7 bin civarında Danimarka vatandaşının, ülkeme tatile gelen 200 bin Danimarkalı tatilcinin iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine yaptıkları katkıdan dolayı memnuniyet duyduğunuzu ve bunu bulunduğunuz çeşitli ortamlarda da dile getirdiğinizi kesin olarak bilmesem de tahmin ediyorum. Ama ne olur ülkenizin çalıştığınız ülke vatandaşlarına da vize uyguladığını hem de en katı kurallarla vize uyguladığını da sözlerinizin sonuna ekleyin lütfen. Ya da bu konuda siz de bir şey yapın.
BİZE ULAŞIN