"Olaylarda 600 ile 800 kişi öldü"

Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin başkenti Urumçi'de 5 Temmuzda çıkan şiddet olaylarında ölenler sayısı hızla artmaya devam ediyor.

Sürgündeki Uygurların en önemli örgütü olan ve merkezi Almanya'nın Münih kentinde bulunan Dünya Uygur Kongresi'nin Başkan Yardımcısı Asker Can, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesinde çıkan olaylarda ölü sayısının 600 ila 800 civarında olduğunu bildirdi.



Almanya'dan telefonla AFP'ye açıklamalarda bulunan Can, bölgedeki görgü tanıklarına dayanarak, "Bazıları bize 600 diyor, bazıları 800. Biz de 600 ila 800 arasında kişinin öldüğünü sanıyoruz. 150 kişi, Urumçi'deki Sincan traktör fabrikasında hayatını kaybetti" dedi.Can, 2 Uygur öğrencinin parçalanarak öldürüldüğü ve ceset parçalarının Uygurları korkutmak için Tıp Fakültesi çıkışında gösterildiğini de kaydetti.

BİNLERCE ASKER URUMÇİ SOKAKLARINDA
Çinli binlerce asker, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin savaş alanına dönen merkezi Urumçi'de, sükuneti sağlamak için "gövde gösterisi" yapıyor.

*ÇİN ORDUSUNDAN GÖVDE GÖSTERİSİ! - GALERİ

En az 156 kişinin öldüğü, 1080 kişinin yaralandığı Urumçi'de hem Han Çinlilerinin, hem de Müslüman Uygur Türkleri'nin nasıl tekrar barış içinde yaşayacakları merak konusu. Rusya, Moğolistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan, Pakistan ve Hindistan ile sınırları bulunan Sincan, doğal kaynaklarının zenginliğiyle de dikkat çekiyor.

Singapur Doğu Asya Enstitüsü'nden Çinli siyaset uzmanı Bo Zhiyue, "Çin, eninde sonunda güç kullanmak zorundaydı. Eğer bu olmazsa, olaylar kar topunun çığa dönüşmesi gibi artardı. Bunu her hükümet yapardı" yorumunu yaptı.

Han Çinlileri, askerlerin kentteki varlıklarından memnun olsa da, Uygur Türkleri endişe içinde. Adila ismindeki bir Uygur kadını, "Bu askerler bizi korkutuyor, zaten bu amaçla gelmişler. Bu kadar çok askere karşı biz ne yapabiliriz ki?" diye tepkisini dile getiriyor. Adila, eşinin bir Han Çinlisi için kamyon şoförlüğü yaptığını, ancak bundan sonra bu durumun sürüp sürmeyeceğini bilemediğini dile getiriyor. Adila, "Onlar bizden nefret ediyor, biz de bundan korkuyoruz" diyor.

Silahlı ve zırhlı ağır araçların oluşturduğu konvoylar kilometrelerce uzanıyor. Helikopterler, çatıların sadece birkaç metre üstünden geçerek alçak uçuşlar yapıyor ve uyarıcı broşürler bırakıyor. Bazı askeri araçlarda Çince, "Ayrılıkçılar ülkeye ve onun insanlarına felaket getirir" ifadeleri dikkat çekiyor.

China Daily gazetesinde çıkan bir habere göre, 5 Temmuz'da patlak veren olaylara katılan göstericilerin Sincan'ın güneyinden oldukları iddia ediliyor. Adina isimli bir cerrahtan konuyla ilgili demeç alan gazetenin haberinde, bu protestocuların farklı elbiseler giydikleri ve değişik aksanlarda konuştukları öne sürüldü.

UYGURLAR, OLASI "BELALARA" HAZIRLANIYOR
Urumçi'nin Uygur mahallelerinde tedirgin bekleyiş sürüyor. Kendi dernek binalarında toplantılar yapan Uygur Türkleri, çıkması muhtemel yeni çatışmalar için hazırlanıyor. Kadın ve erkeklerde büyük bıçaklar dikkat çekiyor.

Stratejik noktalara tahta barikatlar kuran Uygur erkekleri, "Kendimizi koruyoruz" diyor. 20'li yaşlarındaki Turkonate isimli bir Uygur genci, Çinli polisin daha önce yaralanmış gençleri toplayarak bir yere götürdüğünü, daha sonra bu kişilerden haber alınamadığını dile getirdi.

Sürgündeki Uygurların en önemli örgütü olan Münih merkezli Dünya Uygur Kongresi, 5 Temmuz'dan beri meydana gelen şiddet olaylarında 800'den fazla masum Uygurlunun hayatını kaybettiğini açıkladı.

SUÇLULAR İDAM EDİLECEK
Çin Komünist Partisi Urumçi Komitesi Sekreteri Li Cı, dün düzenlediği basın toplantısında, Sincan Uygur özerk bölgesinin başkenti Urumçi'deki olaylarda 156 kişinin ölümünden sorumlu kişilerin idama mahkum edilmesine çalışacaklarını belirterek, Urumçi'de birkaç gün süren etnik şiddetten sonra istikrarın sağlandığını, güvenlik güçlerinin caddelerin kontrolünü ele aldığını kaydetmişti.

Çinli yetkililer, pazar günü çıkan olaylarda ölü sayısını 156 olarak veriyor.

DEVLET, URUMÇİ MAĞDURLARINA 100 MİLYON YÜEN (21,7 MİLYON TL) TAZMİNAT ÖDEYECEK
Çin Hükümeti, Urumçi'de çıkan şiddet olaylarının mağdurlarına 100 milyon yüen (21,7 milyon TL) tazminat ödeyecek.

Çin Uluslararası Radyosunun (CRI) haberine göre, Urumçi Belediye Başkanı Jerla İsamudin düzenlediği basın toplantısında, 5 Temmuz olayları mağdurlarına 100 milyon yüen ödeyeceklerini açıkladı. Ölenlerden bir bölümünün kimliğini tespit ettiklerini ifade eden İsamudin, geriye kalanların kimlik tespiti için DNA örneklerinin incelendiğini dile getirdi.

Çin Komünist Partisi Urumçi Komitesi Sekreteri Li Cı, televizyonda yaptığı açıklamada, Urumçi'de sokaklardaki durumun normale dönmeye başladığını bildirdi. Li, güvenlik güçlerinin sokaklarda aralıksız devriye gezdiğini söyleyerek, şiddet olaylarından dolayı gözaltına alınanların birçoğunun öğrenci olduğunu kaydetti.

İnsanların tedirgin bir şekilde sokaklarda gezmeye başladığını aktaran Şinhua muhabiri, toplu taşıma araçlarının azlığına dikkat çekti. Urumçi'den ayrılmak isteyenlerin büyük kalabalıklar halinde havaalanında beklediklerini söyleyen muhabir, bilet bulamayanların endişeli bekleyişlerinin sürdüğünü bildirdi.

"HUZUR İÇİNDE YAŞAMAK İSTİYORUZ"
Yerel halka mensup kişiler CRI muhabiriyle yaptıkları söyleşilerde, en büyük isteklerinin güvenli yaşamak olduğunu dile getirdi.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi Çin Tıbbı Hastanesi Acil Servis Sorumlusu Doktor Cüret, üzüntülerini belirterek, "Herkes bu olayı nefretle kınıyor. Bir Uygur olarak ben de bu gibi girişimlerden büyük öfke duyuyorum. Bir doktor olarak, ne kadar yaralıyı kurtarabilirsem, içim o kadar rahat olacaktır" diye konuştu.

Şiddet olayları nedeniyle Urumçi'deki hastanelerin kan ihtiyacının büyük ölçüde arttığına değinen muhabir, kan merkezi tarafından kentte bulunan hastanelere toplam 180 bin mililitre kan sağlandığını bildirdi.

Şehrin çeşitli yerlerinde kan toplanmaya başlandığını aktaran muhabir, kan bağışında bulunanların uzun kuyruklar oluşturduğunu söyledi. Kan vermek için bekleyen bir Uygur CRI muhabirine, "Huzur içinde yaşamak istiyoruz. Kan bağışlıyoruz ve ben sevgimi muhtaç insanlara vermek istiyorum" diyerek, istikrarlı bir Sincan Uygur Özerk Bölgesi istediklerini belirtti.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: "KONUNUN BM GÜVENLİK KONSEYİNE GÖTÜRÜLMESİ İÇİN NEDEN YOK"
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Qin Gang, Sincan Uygur Özerk Bölgesinde meydana gelen olayların BM Güvenlik Konseyinde ele alınması için neden bulunmadığını söyledi.

Sözcü, Pekin'de düzenlediği olağan basın toplantısında, Türkiye'nin konuyu Güvenlik Konseyine götürmesi olasılığıyla ilgili soruyu yanıtlarken, bunun Çin'in iç işi olduğunu belirtti. Qin, ülkenin bütünlüğü, etnik dayanışma ve sosyal istikrarın sağlanması için diğer ülkelerden anlayış ve destek beklediklerini kaydetti.

5 TEMMUZ OLAYLARINI KINAMA
Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin merkezi Urumçi'de 5 Temmuzda meydana gelen olaylardan sonra, yurt dışında Çince yayımlanan gazetelerde yer alan yorumlarda, olaylar kınandı ve Çin'de yaşayan tüm milliyetlerden halka dayanışma içinde toplumsal istikrarı koruma çağrısında bulunuldu.

Çin Uluslararası Radyosu'nun (CRI) haberine göre, Japonya'daki Çinli göçmenler tarafından yayımlanan "Rıben Giaobao" adlı gazetenin dünkü sayısında yer alan yorumda, milli dayanışmayı bozan şiddet olayı sert bir dille kınandı. Gazetede, "56 kardeş milliyete sahip Çin'de, gerek Han ve Uygur, gerekse diğer milliyetlerin hepsinin, Çin ailesinin üyeleri olduğu" ifade edilerek, milli dayanışmanın korunmasının, her Çinlinin sorumluluğu ve yükümlülüğü olduğu belirtildi.

Paris'te Çince yayımlanan "O'co Şıbao" gazetesinde dün yer alan yorumda da olaylarda amacın çok açık olduğu ve son yıllarda halkın yaşam standardının iyileştirilmesi ve devletin gücünün artmasının, toplumsal istikrar ve milli dayanışmayla sıkı bağlantılı olduğu ve toplumsal istikrar ile dayanışmayı bozan her türlü girişimin mutlaka başarısızlığa uğrayacağı ifade edildi.

Filipinler'de yayımlanan yüksek tirajlı Çince gazete "Şıcie Rıbao"nun dünkü sayısında yer alan başyazıda, Sincan'da farklı milliyetlerden halkın, her zaman yardımlaşma ve huzur içinde bir arada yaşamakta olduğu, Çin'de reform ve dışa açılma politikasının uygulanmasından bu yana, bölgenin ekonomisinin sürekli geliştiği, farklı milliyetlerden halkın yaşamının iyileştirildiği savunuldu.

"DEVLETİN HUKUKU CİDDİ ŞEKİLDE ÇİĞNENDİ"
Çin'de yayımlanan "Halkın Günlüğü" gazetesinin bugünkü sayısında yer alan, "Hukukun saygınlığını koruyarak toplumun istikrarını sağlayalım" başlıklı haberde, Urumçi kentinde 5 Temmuzda meydana gelen olayın, "suç niteliğinde bir şiddet olayı olduğu" ve "devletin hukukunu ciddi şekilde çiğnediği" iddia edildi.

CRI'nın haberine göre yorumda, sosyalist hukuk devleti olan Çin'in, yasaların saygınlığının çiğnenmesine kesinlikle izin vermeyeceği, devletin hukukunu çiğneyen, toplumun düzenini bozan, halkın can ve malına zarar veren herkesin cezalandırılacağı ifade edildi.

Gazetede, şimdi acil görevin, toplumsal düzenin bir an önce normale dönüştürülerek korunması ve olay bölgelerinde yönetim ve kontrol önlemlerinin artırılması olduğu belirtildi.

BİZE ULAŞIN