Hooligan da bizim, ırkçı da…

KOPENHAG - Bundan iki yıl önce Kopenhag'da İsveç ile Danimarka arasında oynanan Dünya Kupası grup eleme maçının son dakikasında bir Danimarkalı taraftar sahaya girmiş, bazı futbolcular ve hakemi yumruklamıştı. Maçı Danimarka 3-0 hükmen kaybetti.
Haziran ayı başında yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Hollanda ve İngiltere'nin yanı sıra Danimarka'da da yabancı düşmanı Danimarka Halk partisi büyük bir başarı elde ederek oylarını arttırdı. Parti iki milletvekili çıkardı.
Partinin liste başı adayı Morten Messerschmidt Türkiye, yabancı düşmanlığı ve popülizm yaparak 285 bin oy topladı.
Geçtiğimiz yıl sonunda IT factory adlı bilişim İnternet firması genel müdürü 150 milyon euroluk bir yolsuzluğun altına imza attı. Stein bagger aadındaki genel müdür önce ortadan kayboldu 15 gün sonra ABD'de ortaya çıktı. İmza taklit edilerek, usulsüz firma devri ve satışları gerçekleştirilerek, en ilginci ise firma var olduğu sürece hiç bir hizmet üretimi yapmadan bir milyar krona yakın bir iş hacmi göstererek Danimarka bankalarını zarara uğrattı.
Yukarıda anlattığım olaylarda bahsedilen kişilerin diğer ülkelerdeki benzerlerini ele alırken mangalda kül bırakmayan Danimarkalılar bu kişiler söz konusu olunca birden bire bir sempati zırhı oluşturuyor ve bu kişiler medyatik ve sempatik hale getiriliyor.
Birinci olayda bahsettiğim eylemi gereçekleştiren bir İngiliz ve İspanyol olduğu zaman hemen damga yapıştırılır, "Bunlar işte böyledir" denilir Danimarka'da, Oysa Danimarkalı hooligan TV ekranlarına çıkıp özür diledi ve alkolün etkisiyle o eylemi gerçekleştirdiğini söyledi. Danimarkalılar da "yazık çocuk çok üzülmüş" diyerek ona sempati duymaya başladılar. Adam hooligan sahaya girip hakem yumrukluyor. Hakkında dava açılmadığı gibi sempatik hale getirilip acındırılıyor.
İkinci olayda seçim sonuçları açıklanır açıklanmaz Danimarka medyası Avrupa genelinde ırkçı ve yabancı düşmanı rüzgar esmeye başladığını belirterek, ciddi ses tonuyla tv ekranlarında Avrupa'daki ırkçıları anlatmaya başladı, ancak bir tek eksikle. Danimarka'daki partiden bu haber ve yazılarda hiç bahsedilmedi. Danimarkalılar bu partiyi ırkçı ve yabancı düşmanı olarak görmediler, ya da belki de utançlarından öyle olduğunu kabul etmek istemediler.
Üçüncü olayda yolsuzluğu yapan devleti ve vergi mükelleflerini zarara uğratan kişinin tasviri yapılırken de sempatiyle karşılaştık. Hatta bir medya araştırmacısı 7 yıl hapis cezası alan kişinin 1-2 yıl sonra serbest kalacağını TV'lerde program sunucusu olursa şaşırmamamız gerektiğini söyledi.
Bundan 5 yıl önce de büyük bir yolsuzluk davasının sanığına TV'de Talk Show yapması teklif edilmişti. Yine bazı Danimarkalı uyuşturucu kaçakçıları Tayland'da havaalanlarında bagajlarında uyuşturucu ile yakalanmışlar, ömür boyu hapis cezası almışlar, ancak haber kamuoyuna yansıdığında işlenen suçtan çik, cezanın çekileceği cezaevinin ne cehenennm bir yer olduğuna odaklanılmış, Danimarka Dışişleri Bakanından devreye girerek "bizim çocukların" cezalarını Danimarka'da çekmelerini sağlaması istenmişti.
Bundan bir kaç hafta önce yazdığım yazıların birinde Danimarkalıları Avrupa'nın köylüleri olarak nitelendirmiştim. Yukarıda bahsettiğim olayların ışığında projektörün düğmesine bir kez daha bastığımızda şunu görüyoruz. Kol kırılır yen içinde. Suç, yolsuzluk , ırkçılık, yabancı düşmanlığı şiddet dünyanın her yerinde var, bizde yok, bizim suçlularımız onlar gibi değil. Burası bizim köy.
"Yahu kardeşim bunların diğer ülkelerdeki adamlardan farkı ne?" dediğiniz zaman Danimarkalı dostlarımız yüzümüze bön bön bakıp, sanki bizde bir arıza olduğu duygusunu vermeye çalışıyorlar bize. Yukarıda anlattığım olaylarda Danimarka halkının ne kadar maharetli bir "banalize ustası" olduğunu göstmereye çalıştım. Sıcaktan bunalmazsak önümüzdeki haftalarda da nasıl abartıda dünyanın en becerikli insanlar olduğunu anlatacağım.
BİZE ULAŞIN