Kriz meraklılarına bu kez prim yok

Yunan ve Türk Dışişleri Bakanlıklarının hassasiyeti ve soğukkanlı müdahalesi sayesinde iki ülke arasında çıkabilecek olası bir krizin eşiğinden dönüldü

Türkiye ile Yunanistan'ı 1996 yılında savaşın eşiğine getiren Kardak kayalıkları ile ilgili krizin hafızalarda bıraktığı izler son iki gündür Antalya'nın Kaş adası açıklarındaki Karaada'da yaşananlarla 'Yeni bir kriz kapı da mı" sorusunu sordurttu. Ancak bu kez kriz meraklılarına karşı iki ülke siyasileri ve askeri yetkililerinin sağduyusu galip geldi. Herşey iki gün önce Ege sularında yaşananlara hep provokatif bir bakışla yaklaşan Proto Thema'nın "Türk işgaline önlem olarak Yunan komandoları adaya gönderildi" haberiyle başladı. Olay ise bağımsız statüdeki Karaada'ya izinsiz çekim yapmak üzere giden Türk gazetecilerin Yunan sahil güvenlik güçleri tarafından durdurulup sorgulanmasından ibaretti.

'DİYALOG SÜRÜYOR'
Yunan Genelkurmayı Kaş açıklarındaki adalara Yunan karakolu kurduklarına dair iddiaları reddetti. İki ülkenin dışişleri bakanlarının yoğun telefon görüşmeleri olayı tatlıya bağladı. Gazeteciler serbet bırakıldı, kriz başlamadan sona erdi. Türk Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Burak Özügergin "Yunanistan ile diyalog ve işbirliği sürecinin ilerletilmesi konusundaki çabalarına kararlılıkla devam edeceğiz. Ege'yi bizi ayıran değil komşuluk ilişkilerimizi pekiştiren bir deniz olarak görüyoruz" açıklaması ortamı daha da yumuşattı. Özüergin, Kardak krizinden bu yana iki ülke ilişkilerinde belirgin bir iyileşme yaşandığını söyleyerek "Artık Ege'de sorunların parlamasını engelliyoruz. Ancak havada hala sorunlar var. Yunan tarafı hava ihlalerine devam ediyor. Uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımız var. Oldubittilerle bir tarafın diğer tarafı alt etmesi söz konusu değildir. Uzlaşmazlıkların çözümü için üçüncü taraflara da gidilebilir gizli ajandalarımız yok. Artık herşey göreceli" dedi.

BİZE ULAŞIN