Tarık Ramazan'dan Türkiye'ye övgü

The Guardian gazetesinde çıkan ünlü akademisyen Tarık Ramazan'ın imzasını taşıyan makalede Türkiye ile ilgili övgü dolu ifadeler yer aldı.

Avrupa'da Türkiye'ye karşı varolan korkunun yersiz olduğunun altını çizen Ramazan, Avrupa'da Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy başta olmak üzere bazı politikacıların geçici menfaatleri için Türkiye'ye karşı çIktıklarını ancak Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) için çok önemli bir değer olduğunu vurguladı.

ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye'yi ziyaret ederek AB üyeliğini desteklemesinin Türkiye'nin önemini gösterdiğini yazan gazete, Avrupa'da ise Amerika'nın bu telkininin farklı bir şekilde algılandığı ifade edildi.

Avrupa Birliği'nin sürekli "AB kimliği", "göçmenlik" ve "İslam" üzerinde kısır tartışmalar yaptığını işaret eden Ramazan, "Avrupa'da kendi sınırlarına çekilmiş olaylara dar bir perspektiften bakan kesimlerin gücü yükseliyor. Bunlar daha sıkı ve radikal bir Hristiyan perspektifinden yanalar. Bu kesim İslam'a güvenmez, göçmenlik konusunda daha sıkı bir politika takip ederler ve Türkiye'nin AB üyeliğine karşı dururlar." şeklinde yazdı.

"AVRUPA KORKU İÇİNDE"
Avrupa'nın korku içinde olduğunu belirten Ramazan, ekonomik kirizin Avrupa'da yabancılara karşı olan görüşü değiştirdiğini ve göçmenlik konusunun AB'nin kültürel ve finans yapısına zarar verdiği görüşlerinin yer bulduğu kaydetti.

Makalede, Türkiye'nin üyeliğinin Avrupa'da hem "merkezcil güçleri" hem de "merkezkaç (savunma) güçleri" ortaya çıkardığına dikkat çekerek, "Türkiye'nin Avrupa tarihiyle ortak olmadığı ve coğrafi olarak Avrupa'ya ait olmadığı görüşleri mantıklı değil. 4 yüzyıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu Avrupa'nın hem siyasi hayatını paylaştı hem de şekil verdi. 20. yüzyılda Avrupa'nın 'hasta adamı' oldu ama hala Türkiye'nin ekonomik ve tarihi etkisini sürdürüyor."

"O ZAMAN KIBRIS ADASI DA AB'YE AİT DEĞİL"
Avrupa'da Türkiye'nin Avrupa kıtasına ait olmadığı ile ilgili görüşlere tepki olarak makalede şu yorumlara yer verildi:

"Hiç kimse Avrupa'nın sınırlarını kendi ideolojisi ya da siyasi görüşleri için tekrar çizme gibi saçma bir yola giremez. Eğer AB'nin aynı kriterlerini bütün ülkelere uygulasaydık Kıbrıs AB üyesi olamazdı. Bu suni görüşler Avrupa toplumunun içinde bulunduğu gerçeği görmezden geldiği gibi Avrupa tarihini de yok sayıyor. Türkiye nüfusunun yüzde 40'ı zaten Avrupa kökenli. Milyonlarca Türk zaten hali hazırda bir Avrupa Birliği üyesi olan ülkenin pasaportunu taşıyor."

TÜRKİYE GÖRMEZDEN GELİNEMEZ

Türkiye'nin bölgesindeki giderek artan etkinliğinin değerlendirildiği makalede, İran, Suriye, Irak ve Orta Asya ile iyi ilişkileri ve akrabalık bağları olan Türkiye'nin Avrupa için bir değer olduğu kaydedildi.

Türkiye'nin görmezden gelinemeyeceğinin belirten Ramazan, "Türkiye'nin askeri ve ekonomik gücü Avrupa siyasi hayatına entegre edilmeli. Avrupalı liderlerin daha akılcı ve geleceğe dönük bir strateji geliştirmeleri gerekmektedir." uyarısında bulundu. Makalenin devamında şu yorumlar yer aldı: "Türkiye yakın zaman önce Amerika'nın tezkere dahil iki önemli isteğini reddetmişti. Bu bağımsız bir duruş adına önemliydi. Avrupa ise Amerika'nın tek yanlı politikalarına karşı duramayan bir yapıda. AB kendi dış politikasını oluşturmada başarısız oldu. Tek bir dış politika perspektifine sahip olması gerekirken, her ağızdan çıkan ve birbirleriyle çelişen koro halinde ses çıkarıyor. AB bu haldeyken Amerika, Hindistan ve Çin'in Avrupa'dan çekinmesi için hiç bir nedeni yok. AB, sadece kendi aleyhine mücadelede başarılı oluyor."

İSLAM'A KARŞI DUYULAN KORKUYU BİR KENARA BIRAKIN
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticari ilişkilerin de yer aldığı makalede, Avrupalı ekonomistlerin önümüzdeki 20 yıl içinde AB'nin 15 milyon işçiye ihtiyacı olacağını ve bu ihtiyacın da Türkiye'ye olan ihtiyacı gözler önüne serdiğine dikkat çekildi.

Tarık Ramazan ayrıca İslam inancına karşı Avrupa'da büyük bir korkunun hissedildiğini ancak bu korkuyu artık yenmenin zamanının geldiği vurguladı. Türkiye'nin üyeliğini de bir siyasi malzeme haline getirmeye son vermesi gerektiğini yazan Tarık Ramazan, "Tek kriter Kopenhag kriterleri ve tek yetkili merci Avrupa Komisyonu'dur. Bazı Avrupalı siyasetçiler uzun dönemde AB için yararlı olacak bazı politikaları kısa vadeli çıkarları için kurban ediyorlar. Milyonlarca Müslüman kadın ve erkek hali hazırda Avrupalı. Türkiye'nin tam üyeliği yeni bir kavram değil ve hiçbir tehlike arz etmiyor. İslam ise Avrupa'nın da bir dini inancıdır. Türkiye, Avrupa'nın geleceğini oluşturan parçalardan biridir." dedi.

"Avrupa ile Türkiye ilişkilerinde bize cesaretli Avrupalı politikacılar lazım." diyen Ramazan, "Bu politikacılar ki kendi vatandaşlarına Türkiye'nin ekonomik gücüyle, coğrafi konumuyla, tarihi ve doğal kaynaklarıyla ve Müslüman dünyası ile Avrupa arasında bir köprü konumuyla Avrupa için büyük bir değer olduğunu anlatmalı. Türkiye'yi hoş karşılamak, Avrupa'nın kendi ilkeleriyle bütünleşmesi anlamına geliyor." şeklinde yazdı.

BİZE ULAŞIN