Bedevilerin seçim hakkı elinden alındı

İsrail, güneydeki Negev Çölü'nde yaşayan Bedevilerin tarihlerinde ilk kez yerel seçim düzenlemelerine engel oldu. İsrail Parlamentosu dün son dakika düzenlemesiyle 35 bin Bedevi'nin ilk yerel konsey toplantısını yapmasını engelledi.

Salı 08.12.2009 00:00
Son Güncelleme: Salı 08.12.2009 13:51
ABONE OL
İsrail 2003 yılında yürürlüğe koyduğu bir kanunla Bedevileri, inşa edilen yeni köylerde iskan etmeyi kararlaştırmıştı. Ebu Basma Planı olarak adlandırılan bu kararla Bedevilerin yaklaşık yarısı yerleşik hayata geçmişti. Bedeviler kendilerine tanınan haklar çerçevesinde ilk yerel seçimlerini yapmasının engellenmesinin insan hakları ihlali olduğunu belirten İsrail Parlamentosu'nun Bedevi milletvekili Talib Sana, demokrasilerin en önemli unsurunun seçim olduğunu belirtti.

Uzmanlar, seçimlerin iptal edilmesinin en önemli sebebinin Bedevilerin yaşadığı toprakların kurulması muhtemel Filistin devletinin ana unsurları Batı Şeria ve Gazze'yi birleştirecek güzergah üzerinde yaşıyor olmasını gösteriyor. Diğer önemli bir sebep olarak ise Bedevilerin daha önce ellerinden alınan arazileri yasal yollardan geri almaya çalışabilecekleri gösteriliyor.

Yüzyıllardır bölgede yaşayan Bedeviler topraklarının çok büyük bir kısmının ellerinden alınarak Yahudilere verildiğini ifade ediyor. İsrail'de yaşayan Bedevilerin toplam nüfusunun 180 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Arap-İsrail savaşları sonrasında Bedevilerin büyük bir kısmının Mısır ve Ürdün'e kaçtığı ya da bu ülkelere gönderildikleri tahmin ediliyor.

Son yıllarda Mısır'da yaşayan Bedeviler de yönetimle büyük sorunlar yaşıyor. Mısır, Sina Yarımadası'nda yaşayan Bedevilerin terör faaliyetlerine bulaştıklarını öne sürüyor. Bedevilerin Gazze'ye gönderilen silahlarda da büyük bir pay sahibi olduğu öne sürülüyor.

Bedeviler ise Mısır'ın ellerindeki arazileri aldığını, geleneksel yaşamlarına engel olduğunu öne sürüyor. Son yıllarda Bedeviler ve Mısır güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalarda çok sayıda kişi ölürken, yüzlerce Bedevinin de hapislerde olduğu tahmin ediliyor.

Son yıllarda özellikle Afrika'dan gelerek Mısır sınırından İsrail'e girmeye çalışan kaçakları da Bedevilerin organize ettiği öne sürülüyor.

Uzmanlar İsrail'in Bedevilerin topraklarını ellerinden alırken özellikle Osmanlı tapu belgelerine bağlı kaldığını belirtmesine dikkat çekiyor. Osmanlı döneminde göçebe hayat yaşayan Bedevilere ait tapulu araziler bulunmamakla birlikte, onlara özgürce dolaşma ve yerleşme hakkı tanınıyordu.

Negev'de İsrail'in yasal olarak tanımadığı köylerde yaşayan Bedevilere elektrik, su, gaz gibi hizmetler verilmiyor ve çadırlarda yaşamaya zorlanıyorlar.

İnsan hakları örgütleri Güney Negev'de bulunan Bedevilerin toplama kampları gibi belli alanlarda ikamete zorlandıklarını ve çok küçük toprak parçalarında yaşamaya mahkum edildiklerini vurguluyor.

Buna örnek olarak 7 köyü temsil eden ve 80 binden fazla Bedevi'nin yaşadığı Ebu Basma 3.400 hektarlık alana sahipken aynı bölgede bulunan ve 45 bin Yahudi'nin yaşadığı 10 Yahudi yerel konseyinin toplam alanının ise 1 milyon 200 bin hektar olduğu gösteriliyor.

Kendilerini Negev Arapları olarak adlandıran Bedeviler, İsrail sınırları içinde yaşayan diğer Araplara nispeten daha fazla haklara sahipler. Ancak İsrail'de en fazla hak Dürzilere tanınıyor. Dürziler büyükelçi olabildikleri gibi, ordu kademelerinde de önemli görevlere gelebiliyor.