Ankara'dan 2010'da AB için eylem planı

Türkiye 2010'u AB açılım yılı ilan etti. Başmüzakereci Bağış: 'Hedefimiz önümüzdeki yıl AB rüzgârı estirmek. Gerekli yasalar Meclis'ten geçirilip ülkenin tanıtımına ağırlık verilecek'

Perşembe 24.12.2009
Son Güncelleme: Perşembe 24.12.2009
ABONE OL
NATO uçaklarının Belgrad'ı bombalamasından sadece 10 yıl sonra, Sırbistan'ın Avrupa Birliği kapısından ilk adımını atacağı kimin aklına gelirdi ki. Sonunda, Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç önceki gün Stockholm'de, AB Dönem Başkanı İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt'e tam üyelik başvurusunu yaptı. Aslında gelişme sürpriz olmadı. Sırbistan'a vize zorunluluğu kaldırıldığı anda, yeşil ışık da yakılmadı mı?

10 YIL ÖNCE

Türkiye'nin adaylığının kabul edildiği günleri hatırlatalım. Miloseviç hala Belgrad'daydı ama aradan geçen 10 yılda köprülerin altından çok sular aktı. Artık, Sırbistan için de saat geriye doğru çalışmaya başladı. Yani AB, beklendiği gibi, Balkanları da içine alarak coğrafi sınırlarını çiziyor. Türkiye'ye gelince, 2006'da müzakerelere başladık ama yol üzerindeki taşlar öyle çoğaldı ki, Başbakan Erdoğan'ın deyimiyle "Ankara kriterleri" deyip yola devam etmekten başka çare kalmadı. Yani Türkiye, AB'ye tam üye olsa da, olmasa da siyasi, ekonomik ve sosyal reformlar devam edecek. Türkiye ne olursa olsun üyelik için bütün altyapıyı hazırlayıp AB'yi zorlayacak. Peki, yeni politikanın başarı şansı var mı?

2010 EYLEM PLANI

Aslında AB'de çarkları döndürebilecek yapı Egemen Bağış'la kurulmaya başladı. Aylardır hiç durmayan Bağış, nedeyse tüm AB başkentlerini dolaştı. 2010'da aylardır bekleyen yasaların çıkartılmasına ağırlık vermeyi planlıyor. Önümüzdeki günlerde Meclis Başkanıyla görüşüp AB reformları için takvim saptanmasını ve her ay bekleyen yasaların görüşülmesini isteyecek. Hedefi, 2010'da AB için güçlü bir rüzgâr estirmek. Bir yandan Meclis çalıştırılacak, diğer yandan tanıtıma ağırlık verilecek. Hem Türk hem de Avrupa kamuoyundaki olumsuz hava kırılmaya çalışılacak.

KIBRIS ENGELİ

Peki, Kıbrıs engeli nasıl aşılacak? Kıbrıs'ta bütün planlar Nisan'da çözüme kilitlenmiş görünüyor. Türkiye, sonuna kadar "Uzlaşan taraf " olup Rum blokajını kırmayı hedefliyor. Yani, ya "AB üyesi Federal Kıbrıs Cumhuriyeti" kurulacak ya da "Kadife ayrılık" söz konusu. Bir yandan da Rumların dondurduğu 8 başlık açılacak duruma getirilecek. Kıbrıs'ta çözümle birlikte de başlıklar kendiliğinden açılmış olacak. Tam üyeliğe götürecek 5 başlığı bloke eden Sarkozy'ye gelince... Oyun, Fransa'nın tarihi boyunca hep küresel bir oyuncu olma çabaları üstüne kuruldu. Nitekim Fransa, küresel oyuncu olmaya çalıştığı için de hep Türkiye'nin AB üyeliğini destekledi. Ta ki Sarkozy'ye kadar. Bu durumda da Ankara, Sarkozy'nin gidişini bekleme kararı aldı. Ama bu arada dondurulan 5 başlığı da açılacak duruma getirecek. Ayrıca Sarkozy'nin çıkarlarının Türkiye'yle kesişeceği hesaplanıyor. Çünkü Sarkozy de Türkiye gibi, Akdeniz, Ortadoğu ve Kafkaslarda aktif rol oynamaya çalışıyor. Yani, Fransa'nın er ya da geç Türkiye'nin kapısını çalmak zorunda kalacağı hesaplanıyor.