Suriye'de rejimle muhaliflerden başka birileri daha mı var?

Patlayan bir bomba ateşkesi daha plan aşamasındayken bozdu. Rejimle muhalifler birbirlerini suçladı. O zaman Suriye içerisinde ateşkes istemeyen üçüncü bir grup mu var? Varsa onlar rejime mi çalışıyor yoksa başkalarına mı? Suriye'de ateşkese neden uyulmuyor, silahlar neden susmuyor?

Sorular bunlar. İlk olarak ateşkes planıyla başlayalım.
Suriye'de ikinci ateşkes girişimi de fiyaskoyla sonuçlandı. Bu durum doku uyuşmazlığına benziyor. Suriye rejimle muhaliflere dar, ikisinden biri yok olacak. Bu durum ülkedeki ayaklanma sürecinin daha ilk aylarından itibaren zaten bilinse de ikinci başarısız ateşkes planıyla bir kez daha resmen ispat edilmiş oldu.

Geçen Nisan ayında Kofi Annan Kurban Bayramı öncesi ise Lahdar el İbrahimi. İkisi de BM ve Arap Birliği'nin Suriye özel temsilcisi sıfatıyla ateşkes planı üzerinde çalıştı, ikisinin planı da başarısızlığa uğradı.

Nisan ayında Annan'ın planı "acaba mı" dedirtmişti. İlk günler ölü sayısı 10'lara düşmüş sonra yeniden artmıştı. Ancak bu son plan o kadar bile tutmadı. Her şey aynen devam etti.

Suriye'deki şiddet süreci 2011 Mart ayında başladı. Haziran gibi ilk mülteciler Türkiye sınırına akın etti. O tarihlerde muhalifler "biz asla rejimle masaya oturmayız" demişti. Eset yönetimine hiçbir şekilde güvenleri yoktu. "Ölürüz ama pazarlık yapmayız" sloganını benimsediler, hele hele İran ve Rusya'nın direttiği "Esat görevine devam etsin, muhalifler de rejim içerisinde söz sahibi olsun" gibi planlara "asla" dediler. Biliyorlardı ki Beşar Eset kaldığı sürece onlara yaşama şansı yoktu.

Bayram arefesi ateşkes planı muhaliflerin önüne geldiğinde Suriye Ulusal Konseyi "biz Esat'a güvenmiyoruz" yanıtını verdi. Ateşkes istiyorlardı ama bozulacağından eminlerdi.

Ateşkes nasıl bozuldu? Bununla devam edelim.

Muhaliflerin dediği oldu. Suriye'de ateşkes ilanının ilk gününde Şam'da bombalar patladı. Rejim "muhalifler ateşkesi bozdu" diyerek saldırılarına kaldığı yerden devam etti. Muhaliflerin yanıtı ise "Şam'daki bombayı biz değil ateşkesi istemeyen Esat patlattı" oldu.

Yani ateşkes ilan edilse de, bir yerlerde birileri bomba patlatınca hemen bozulacaktı. Senaryo aynıydı. Esat mı patlattı, muhalifler mi patlattı yoksa Suriye'de ateşkes istemeyen birileri adına taşeronluk yapanlar mı patlattı bilinmiyor. Bilinen Suriye'de ateşkese uyulmadığı, uyulmayacağı.

Ortada çok ciddi bir güvensizlik var. Bunun da nedenleri var. Tutun ki o bombaları rejim kendi eliyle patlattırmadı. O zaman kim yapmış olabilir akla gelen ilk isim muhalifler. Zira herkesin her örgütün bir saldırı şekli var. Mesela rejim Şam'da bomba yüklü araçla saldırı düzenlemez. Bu Özgür Ordu'nun da alışılmış eylemlerinden değil. Ama muhalifler içerisinde de o kadar çok grup var ki. Özgür Suriye Ordusu çatısı altında toplanmamış ama o markayı kullanarak silahlanan onlarca gruptan, yüzlerce silahlı adamdan bahsediyoruz.
Aklıma bir görüntü geldi. Yaz aylarının başıydı bir postane basıldı, içerdeki görevliler rejimin ajanları diye binanın üst katından aşağı atıldı. Bu insanlık dışı görüntüye Suriye Ulusal Konseyi ve Özgür Ordu şiddetle karşı çıktı "bunu yapan bizden değil" dediler.

Hemen arkasından Halep'te Şebbiha milislerinin bir komutanı yakalandı, kameralar önünde kafasından vurularak infaz edildi. Muhalifler buna da tepki koydu, "biz yapmadık, bizim adımızı kullanan gruplar yaptı" dediler.

Anlaşılıyor ki Suriye'de durum göründüğünden çok daha karışık. İki taraf da ateşkese uysa bile, üçüncü taraf ateşkesi bozar. Ülke içerisinde rejim adına ya da muhalifler adına iş yapan birileri daha var.


BİZE ULAŞIN